Gidenlerden Kalanlar

Zeki Göker / Gidenlerden Kalanlar No:1

[su_heading size=”25″ margin=”0″]Gidenlerden Kalanlar No:1[/su_heading] zekigokerYıl 1959 Adana…
Ortaokuldan tanıdığım ve çok sevdiğim arkadaşım Orumbay ile bisikletle dolaşmaya çıkmıştık.
Bir ara bana, Adana Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümüne eleman aradıklarını ve kendisinin zgdilekçe vererek, müracaat ettiğini söyledi.
Caddenin ortasında bisikletimi durdurdum, ben de onlardan biri olamaz mıydım?
Hızla eve geldim.
Anneme “Anne, ben tiyatroya gireceğim” dedim.
Annem şaşırmıştı; anlattım, kabul etti.
Bir dilekçe yazdık, onu alıp tiyatronun yolunu tuttuk annemle.
Tiyatro müdürü Vedii Cezayirli idi. Vedii Bey, bizi çok iyi karşıladı.
“Küçük Bey, 3 gün sonra saat 14.00 te gelsinler” dedi.
Veda edip ayrıldık.
Vedii Bey’in yanında çok utangaç durmuş, sıkılmıştım.
Bu yüzden de, tek kelime konuşmamıştım.
Dışarı çıkınca annem, “Eğer bu mesleğe gireceksen bu sıkılganlığı, bu utangaçlığı at üstünden” dedi.
3 gün sonra, yani 11 Ekim 1959 da saat 14.00’te tiyatroya gittim.
Fuayede 30-35 tane ben yaşta çocuk vardı.
Biraz sonra, sonradan rejisör olduğunu öğrendiğim, Osman Daloğlu içeri girdi.
Yoklama yapıldı.
Yardımcısı Erol Işısağ isimleri okuyor, ismi okunan “Burada” diyordu.
Nihayet Erol’un, “Zeki Göker” dediğini duydum, kulaklarıma kadar kızardığımı hissettim. “Burada” diyebildim.
Osman Bey kısa bir konuşma yaptı.
Yaptığımız işin öneminden bahsetti.
Daha sonra roller dağıtıldı.
Oyun, Haldun Marlalı’nın yazdığı “Leylek Sultan” idi.
Bana “Tak tak kardeş” adlı bir rol verdiler.
Uçar gibi koşarak eve geldim.
Anneme olanları heyecanla anlattım; sonra bir köşeye çekilerek, rolümü ezberlemeye başladım.
Acaba iyi bir aktör olabilecek miydim?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu