Köşe Yazarları

Yeşim Özsoy / Ütopya

yesim özsoyFestival yaklaşıyor. Yeni oyun heyecanımız dorukta. O derece ki bu yazıda da başka bir şeyden bahsedemeyeceğim. Ama belki farklı bir açıdan bu sefer. Oyunun hissettirdikleri daha ziyade, ne olduğu değil.
“Yaşlı Çocuk” bir süredir şiirlerimde ve düşüncemde, tanıdığım insanları tanımlamamda beliren bir olgu. Geç kalan bir bahar gibi; erken gelen bir kış, erken büyüyen bir kalp, zamanların ve duyguların şaştığı anlar, zamansız olan her şey, örtüşmeyen anlar dahil.
Oyun, savaş ve terör içinde erkenden bu dünyayı terk etmek durumunda kalan melek çocukları konu olarak işliyor. Onlar yaşasaydı ne aşklar, ne anlar, ne sevgiler ve başarılar yaşarlardı onu hayal etmek iyi geldi; en azından bir tiyatronun illüzyonu içinde bunu yapabildim.
Ama gündelik hayatta da çok karşılaşıyorum ben bu yaşlı çocuklarla. Kendim de biraz öyleyim sanırım;bazı noktalarda içime bir çocuk kaçmış, gitmiyor. Kendi yaşıma başıma çok yabancılaşıyorum böyle anlarda. Hayatta da bazen bazı insanlarla tanışırsınız, çok genç olmalarında rağmen tanıdığınız pek çok yetişkinden daha ağır bir halleri, yaşanmışlıkları vardır. Ya da bazen sanki farklı bir yüzyıldan ışınlanmış olduğunu düşündüğünüz insanlar olur. En azından benim olur, sizi bilmem ama.
Şu son dönemde de herkesin içi kararıyor sanki. Bir anda bir yaşanmışlık çöküyor içimize. Depresyona girenler, kalbi kaldıramayıp erken yaşta kalbi tekleyenler, ilaçsız yaşamayan genç ruhlar, hayata somurtarak ve korku içinde başlanan sabah saatlerine eşlik ediyor. Gece biz uyurken çok şeyler olabiliyor çünkü. Apansız…
Bazen aşkları da öyle yaşıyoruz. Zamanları örtüşmeyen sevgililer oluyoruz.
Yaşlı Çocuk oyununda da olsa, yani bir tiyatro oyununda da olsa, ölmüş bu dünyayı kendi kontrolleri dışında durumlar sebebiyle terk etmek durumunda kalmış çocukları diriltebilmek beni çok mutlu etti. Onları mutlu olarak hayal edebilmek sanki öyle bir dünyanın kapılarını araladı benim için. Bedenleri toprağın içinde de olsa onlar hâlâ yaşıyorlar belki başka bir evrende, bir ütopyanın
izinde.
Sebebi ne olursa olsun bu dünyada en fazla çocuklar yaşamayı hak ediyorlar. Bir ütopya varsa, onların mutluluklarında gizlidir. Onu bulabilmek ümidiyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu