Köşe Yazarları

Ufuk Tan Altunkaya / İlk Oda Tiyatrosu ve Cesaret

eby-nevra-serezli-ad-6Tiyatro, öncelikle cesaret işi. Özellikle de Türkiye’de. Bugün ödenekli tiyatrolar (ki ödenekli tiyatro içinde de bugün tiyatro yapmak bin bir güçlük barındırıyor) dışında tiyatro yapmak girişimcilik, mücadele, sabır ve elbette ki maddi olanaklar istiyor. Biliyoruz veya bilmeliyiz ki her sahneye çıkış da bu mücadelenin ve cesaretin sayesinde gerçekleşiyor.
1954 yılında Haldun Dormen, Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’de yer alırken bir girişimcilik ve cesaret örneği göstererek henüz 28 yaşında, yeni ve dönemine göre “değişik” ve “öncü” bir işe girişti. Beyoğlu’nda Parmakkapı Sokağı’nın arka sokaklarının birinde bir binanın ikinci katını bir tiyatro sahnesine dönüştürmeye karar verdi. Dönemimize hiç de yabancı olmayan bu ilk girişim günümüz örnekleri gibi insanlardan destekler toplayarak kuruldu. Duvarlardan biri yıkılarak elli-altmış kişilik küçük bir sahne kuruldu.
“Salondan bir karış yükseklikte ahşap bir sahne yapıldı, iskemleler ısmarlandı. Sarı kadife alınıp perde dikildi ve bir-iki hafta içinde çok şeker bir cep tiyatrosu çıktı ortaya. Oy birliği ile adı Cep Tiyatrosu konuldu, bu Türk temaşa hayatının ilk oda tiyatrosuna. (…) Parmakkapı’nın arka sokaklarının birinde köhne bir apartmanın ikinci katından içeri giren herkesi şaşırtacak kadar güzel bir tiyatro olmuştu Cep Tiyatrosu. Ufacık sahnesi, mavi koltukları, sarı kadife perdeleri ve sahnenin önüne dizilmiş gaz lambası taklidi lambalarıyla her gören bayılıyordu bu küçük salona”
Cep Tiyatrosu fuayesinde resim sergileri de oldu, konferanslar da, dinletiler de. Azra Erhat, Haldun Taner, Sabahattin Kudret Aksal devamlı konukları arasında oldu. Cep Tiyatrosu’ndan Erol Günaydın, Nisa Serezli, Metin Serezli, Erol Keskin gibi isimler yetişti ve yer aldı.
example-576-4-73949408Tabii ki Türkiye’deki her sahnenin kaderi gibi bu sahne de yok oldu. Türkiye tiyatro tarihinde önemli bir dönüm noktası olan bu sahnenin binası birkaç yıl önce otel yapılmak üzere yıkıldı. Haldun Dormen sahnenin yıkılışı ile ilgili bir röportajında şunu söylüyordu:
“1950’li yıllarda, Beyoğlu, Parmak Sokak’ta kurduğumuz 60 kişilik Cep Tiyatrosu’nun yıkılacak olması beni çok üzüyor. Burası Türkiye’nin ilk cep tiyatrosuydu. Tarihi bir yer orası. O yıllarda Avrupa’da da örneği yoktu böyle bir tiyatronun. Yok olacak olması içimi yakıyor. Biz bu tiyatroyu, tiyatro adına bir şeyler yapabilmek için çaresizlikten kurmuştuk. Mekansızlıktan yaptık. ‘Devrim yapacağız’ düşüncesiyle açmadık. Şimdi oraya otel yapacaklar. Sanki yeteri kadar otel yok gibi. Aslında Beyoğlu’nda yapılan değişikliklerin hepsi beni çok korkutuyor. Emek Sineması’nın durumu belli değil. Ayrıca Saray Sineması yıkıldı. Ortaya çıkan ise tam bir fiyasko.”
(Kaynakça:
Dormen, Haldun; Anılar, Yapı Kredi Yayınları, 2013
Karadeniz, Fırat; Cep Tiyatrosu da Yıkılıyor, Sabah Gazetesi, 09.03.2012)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu