Köşe Yazarları

Sabahattin Yakut / Ya da hava da tam tiyatro havası

sabo yazı Hava da tam tiyatro havası… Üff bu havada ne tiyatro yapılır.. Hem nasıl böyle sımsıcak bir tiyatro… Dışarıda buz gibi hava varken sımsıcak bir tiyatro mekanında tiyatro… Gerçekten güzel… Mesela gelirsin önce tiyatroya, çayı demlersin falan; sonra da yanına poğaça, börek ve biraz sohbet ve sonra tiyatro… Daha ne olsun…
Hacı anneme sordum, o da dedi “Aa” dedi, “tam tiyatro havası”“Şimdi bu havada tiyatro yapsan dadından yinmez” dedi. “Şaka mı yapıyorsun?” dedim, “Niye şaka olsun oğlum” dedi… “Tiyatro dediğin zaten kestane kebap tadında bir olay değil mi? Hem hava, hem ortam, hem şartlar gayet uygun” dedi… Yok, yok… Fena gaza geldim, çok fena tiyatro yapasım var. Kesin tiyatro zamanı şimdi… Şöyle kıvamında bir sanat akşamı zaten şu yazıyı yazdığım vakitler bile… Acaba ne yapsam? Nasıl bir tiyatro yani? Tiyatroyu mu anlatsam? Karşılaştığımız sorunları falan? Para yok, sahne yok, seyirci yok… Yok yok… Bu olmaz… Bunu yüz yıldır yazıyor herkes… Başka bir şey yazayım… Hayal mi kursam? Daha iyi, daha güzel, sevgi… Aman o ne be?! Güzellik yarışmasını kazanmış gibi… Bir de aileme ve bana bu şansı verenlere teşekkür edeyim, tam olsun…
Başka bir şey yazayım ben… Başka bir şey… En iyisi hiç yazmadığım bir şey yazayım… Mesela şeyi yazayım, bir aile anlaşmazlığı ve iki arkadaşın hikayesi bir aşk üçgeni… Birkaç da tanıdık sima bulayım… Adı da tiyatro olsun… Ya da yok, böyle direkt giydirmeyeyim kimseye… Ama şöyle benim toplumumu tamamen derinden etkileyen şeyleri yazayım ya; bununla ilgili bir tiyatro yapayım; mesela iş yerlerindeki sıkıntılar falan veya şöyle derinden halkımızı etkileyecek bir aşk skandalı, acılarla dolu bir arabesk hikaye yazayım… Zaten hava da tam uff; böyle yani çok güzel tarçınlı sahlep tadında bir tiyatro havası… Bununla ilgili bir şey yapmalıyım… Anneme sorayım gene… “Hacı annem ne dersin? ne yapayım?” “Valla hükümete sataşma da aslında, ne yaparsan yap… Misal iki oyuncu kız bul sen de; aksini yapmak istediğini iddia edip onların kıçını başını aç ve afişe broşüre koy”… “Ama anne, ben konu olarak öyle bir şey yapmayacağım… Daha böyle iş yeri olsun belki ya da…” “Oğlum boşver sen onları… İstersen hiç kadın olmasın oyunda, alakasız olsun; sen aç onların kıçını başını, ona gelecek olan zaten geldiğinde senin istediğine gelmiş olur… Sen de kâra geçersin”… “Valla değişik bir strateji anne”… Neyse…
Hava da tam tiyatro havası ha… Evet evet, şöyle yardır yardır bir tiyatro yapalım… Toplayalım çocukları da konuşalım, yapalım… Herkes zaten tam da böyle çok güzel tiyatro havası demiyor muydu? Evet öyle… O zaman yapalım yahu… Tv’yi açsak ne var misal? Sağolsun Acun var ve bize sunduğu bir hayat düzeni var…Evet, çok iyi… Hayat koçumuz Acun eşliğinde ve (nedense) tutuklanmamış olan yayıncılar önderliğinde tam da keyifli bir hayatın içindeyiz… Zaten tv’de ne varsa onları yapıyoruz…
Dur bir dakika kardeşim, dur… Heheeey! Ne yapıyoruz? Ne yapıyorsunuz? Farkında mıyız? Çocuklar ölüyor? İnsanlar ölüyor?! Çok uzakta değil, plakası rakamla yazılan yerlerde, sınırları bize ait olarak çizilmiş yerlerde, okullarından öğretmenleri kaçmak zorunda kalan yerlerde, duvarları bizimkiyle aynı ama delik deşik olmuş yerlerde, insanları bizimle aynı dili kıt kanaat de olsa konuşan yerlerde insanlar ölüyor; şimdiye kadar yaşıyorlardı oysa bizimle beraber; belki yolsuz belki susuz, belki eğitimsiz, belki cahil, belki fakir, belki üstsüz başsız ama şimdi ölüyorlar… Her gece silah seslerini dinliyorlar uyumuyorlar, ağlıyorlar; kimisi kadın kadın, kimisi çocuk çocuk, kimisi erkek erkek ağlıyorlar…

Doğu insanlarını yitiriyor, batı insanlığını…

Başka neyi anlatacağız şu zamanda tiyatrolarda, sergilerde, yollarda, alternatiflerde…sabo2 İnternet üzerinden olmuyor dostlar… Ben paylaşıyorum siz beğeniyorsunuz; siz paylaşıyorsunuz ben beğeniyorum… Körler sağırlar…
Hava da tam tiyatro havası haaa… Kan savaş gözyaşı…
Hacı annem de namazını kıldı, dua ediyor; hiçbir ananın çocuğu ölmesin diye… Amin… Hacı annemin elinden gelen bu… Ne kadar da içten, ne kadar da samimi… Duadan fazlası için eli taşın altına koymak lazım sanki… Fırlatmasan bile gerçek ağırlığını fark et diye…
Hava da tam tiyatro havası haa; savaşa, haksızlığa, ölüme dair her şey mevcut…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı