Köşe Yazarları

Özlem Özdemir / Birlikte Şarkı Söyleyelim

Seni Düşünmek
Seni düşünmek güzel şey,
ümitli şey,
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey…
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
ben artık şarkı dinlemek değil,
şarkı söylemek istiyorum…
Nazım Hikmet Ran
Baharın sonu yazın başlangıcı, sevdiğim mevsimlerdeyim. Çıplak ayak dolaşabildiğim, rüzgarın hafif esintisiyle yaz akşamlarından ürperdiğim, şile bezi elbisemin altına sandaletlerimi ayaklarıma geçirdiğim ve günbatımını bıkmadan bir kıyı şeridinde izleyebildiğim günlerdeyim… Sadece yazlarımıza bile hükmeden tedirginliğin bitmesini beklemekteyim…
Tiyatro sezonu bitti, gazetemizin yeni sezona kadar son sayısı bu. O yüzden daha insani, daha temenni yüklü bir yazıyla veda edelim istedim. Malum haziran ayında ülkemiz açısından çok önemli bir seçim yaşayacağız. Günlerimiz, yarınlarımız bu sonuçlara göre şekillenecek. Dileklerimiz, özlemlerimiz, öfkelerimiz birikti, yorgunuz… Umarım artık bir parça nefes alabiliriz. Tiyatrocuların mesleki taleplerini okuyacağınız bu sayıda ben de geleceğe dair kendi temennilerimi paylaşarak vedalaşmak istedim… Öyle olsun ki gelecek, dijital çağda neredeyse uzayda yaşamın formülleri bulunacakken Ortaçağ’da kalmış hurafelerle uğraşmak zorunda olunmasın…
Öyle olsun ki gelecek, sanatçılar siyasete meze edilmesin, hedef gösterilmesin…
Öyle olsun ki gelecek, bir sanatçının kişiliği ve mesleği tehdit edildiğinde sadece meslektaşları değil halk da sanatçısına sahip çıksın…
Öyle olsun ki gelecek, başta AKM olmak üzere AVM’lerde değil gerçek tiyatro ve gösteri salonlarında en şaşalı ve sansürsüz gösteriler izlenebilsin…
Öyle olsun ki gelecek, tiyatrocular, müzisyenler, edebiyatçılar ve sanatla meşgul kimseler ellerindekinin kıymetini yitirmeden bilebilsin ve de dayanışmayla sahip çıkabilsin…
Öyle olsun ki gelecek, sanat ve sanatçı tıpkı Cumhuriyet kurulduğundaki gibi el üstünde tutulsun ve kültür yaşamı ilerlemiş bir ülke yaratılsın…
Öyle olsun ki gelecek, her gelir grubundan vatandaşlar için sanat lüks değil ulaşılabilir ve ekmek, su kadar ihtiyaç olsun…
Öyle olsun ki gelecek, çocuklar parklarda sevinçle oynasın, ekmek almaktan dönebilsin, dövülerek öldürülmesin…
Öyle olsun ki gelecek, kadınların kıymeti anlaşılabilsin ve kadınlar adamların hastalıklı dayanışmasına kurban gitmesin, saat fark etmeksizin sokaklarda özgürce dolaşabilsin…
Öyle olsun ki gelecek, ifade özgürlüğü gerçekten özgür olabilsin, insanlar düşünceleri ve anayasal hakları sebebiyle hiçbir zarar görmesin…
Öyle olsun ki gelecek, kadın erkek, din, dil, ırk ayrımları yapılmadan birbiriyle huzur ve aşk içinde yaşayabilsin…
Liste uzar gider, muhtemelen ortak ve en temel, temennileri böyle dizmeye gayret ettim. Haziranda mucize olmayacak elbet ama bu temennilere adım atabildiğimiz, herkese kendi temennilerini yaşayacağı, toplum olarak bize de barış içinde bir hayat dilerim… Nazım Hikmet’in yazının başında alıntıladığım şiirinde dediği gibi, ben artık şarkı söylemek istiyorum, artık birlikte şarkı söyleyelim…
Mutlu bir yaz dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu