Halimiz Ahvalimiz

Özlem Akdoğan / Halimiz Ahvalimiz

+Öncelikle bize kısaca kendinden bahseder misin;
30’larını yaşayan, eğitim hayatını Ankara’da ve biraz uzunca yaşamış, meslek olarak oyunculuğu seçmiş biriyim. Lise sonrası, hiç idealleştirmeden, büyük hayaller kurmadan, sadece meraktan, Ankara Sanat Tiyatrosu’nda kursa başladım. Üniversitede okurken harçlığımı AST’tan kazanıyordum. Ne zamanki okula ağırlık verip tiyatrodan uzaklaştım, o zaman okulu bitirip tiyatro okumaya karar verdim. H.Ü. Arkeoloji’den mezun olup, H.Ü. Devlet Konsevatuvarı’na başladım. 2003 yazında tüm okullar bitmişti ve ben 2003’ten beri Eskişehir’de, aynı zamanda da geçtiğimiz nisan ayından beri Tiyaro(Hal)’de çalışıyorum. Hala hayatımda en uzun süre yaptığım şey okula gitmek :).
+Şu sıralar senin gündeminde neler var ?
Memleket. Şaşırma sınırlarımın bu kadar zorlandığı bir dönemim daha olmadı. Belki memlekette benzer dönemler olmuştur, birileri ‘biz daha neler neler gördük ‘ diyebilir. Ama ben de son 1,5-2 yılda gördüklerimi hayatım boyunca unutmayacağım. Daha da büyüyünce, bugünleri, ‘doğadaki ağacın bile iyi ve gerekli bir şey olduğunu söylemenin suç olduğu günler’ diye anlatacağız.
+Oynadığın karakterler arasında en sevdiğin hangisidir?
O konuda biraz maymun iştahlı, biraz da kolayımdır ben, severim hepsini. Her biri illa ki hayatımın bir döneminin şahitliğiyle var olmuştur.
+En sevdiğin oyun yazarı / oyun ?
Yazar ve oyun için de sadece bir tane seçim yapmam zor ama Çehov ‘un ‘Vanya Dayı’ ‘sının yeri ayrıdır. Evet biraz eskiciyim.
+En sevdiğin replik nedir / Hangi oyundan ?
‘Troyalı Kadınlar’ ‘dan “Aklı olan savaştan kaçar!”
+En çok kullandığın kelime ya da cümle ?
Bugünlerde “Yok artık!”
+En başa dönsek yine Tiyatro der miydiniz?
Ben zaten uzun süre düşünüp karar vermiştim, süreci daha önce anlattım. O yüzden evet, derdim.
+Hayatınızın dönüm noktası nedir?
Ankara Sanat Tiyatrosu’ndaki kursa başlamam herhalde.
+Sahnede başınıza gelen en kötü şey neydi?
İtiraz etmem gereken bir rol vardı. Bense yönetmenime duyduğum saygı ve sevgiden dolayı itiraz etmedim. Prova süreci de pek hayal edilen biçimde ilerlemedi. Öğrendim ki, son gün dahi olsa, yanlış olduğunu düşündüğün şeyi söyleyip düzelteceksin. Çünkü oynadığım süre boyunca çok zorlandım.
+Sahnede başınıza gelen en iyi şey neydi?
Sahnede olmak başlı başına başıma gelen en iyi şey zaten. Konservatuvar öncesinde , Ankara’da çok kıymetli oyuncuların yer aldığı tiyatrolarda – AST ve Ankara DT- sözleşmeli olarak çalışmıştım. AST ruhuyla mesleğe atılmak zaten bir gurur, DT’nda ise kuliste, fuayede aynı havayı soluduğum üstadların neredeyse yarısını kaybettik. Daha işin başındayken, sahnede bir oyuncu için ne kadar çok yol-yöntem olabileceğini görmüş olmak da başa gelen iyi bir şey olsa gerek.
+En son izlediğiniz tiyatro oyunu hangisidir?
‘Sabır taşı’ 🙂
+Sizce insanların tiyatroya daha az ilgi göstermesinin nedeni nedir?
Bence farklı nedenleri var. Kimi, tiyatronun başka bir sınıf için yapılan bir şey olduğunu düşünüp rahatsız etmemek için gelmiyor (“zaten oralar bize göre değildir ki”). Kimi üşeniyor , televizyonu daha kolay buluyor (“Bu yorgunlukla akşam akşam kim çıkacak evden beaa!”) . Kimi, sanattan çok anladığı için! tiyatroyu yapay buluyor (“insanlar sahnede bağırıyorlar ağlıyorlar felan, hiç gerçekçi değil. Sinema daha gerçekçiiiii”). Kimi de zaten kendi de oyuncu, ya da yönetmen vs. sadece kendi yaptığı işi beğeniyor (onları görünce tanıyoruz, örnek cümleye gerek yok). 🙂
+TiyatroHal ile yollarınız nasıl kesişti?
Iraz Yöntem’le arkadaşlığımızdır yolları kesiştiren. Onun ‘Kırmızı’ ‘yı yazma sürecinden haberim vardı. Oyun bittiğinde yazma serüveni ve ‘Kırmızı’ üzerine sohbet ederken bana oynamamı teklif etti, ben de sevinçle kabul ettim.
+Sizi hangi oyunlardan takib edebiliriz?
Tiyatro (Hal)’de ‘ Kırmızı’ ve Eskişehir B.B. Şehir Tiyatroları’nda ‘Troyalı Kadınlar’
+Hayattaki sloganınız?
Bu da geçer!
+Sizin için Tiyatro(Hâl) ne ifade ediyor?
İfade ettiği şey, ‘ümit’. Hantallaşmaya başladığımı hissettiğim bir dönemde hayatıma ışık getirdiler, sağolsunlar.
+Müstehak hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok iyi fikir ve yarattığı his : “Kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için çok teşekkür ederim”. Sadece yazanlar için geçerli değil bu.
+Size bir sır vereceğim;…?
Gerçekten geçer! 🙂
+Son olarak söylemek istediklerin var mı?
Bendeki halleri merak ettiğiniz için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu