HaberlerYurttan

Özel Tiyatro Emekçileri, 14 gündür #Susuyoruz diyor duyuyor musunuz?

Özel Tiyatro emekçilerinin seslerini duyurmak için başlattığı “Susuyoruz” eylemi 14’üncü gününde.

Susuyoruz” adını verdikleri eylem ile seslerini duyurmaya çalışan tiyatro oyuncuları, devletin özel tiyatrolara yaşam şansı sunmadığını belirterek buna karşı yeni bir dille mücadele ettiklerini söylüyor.

Tiyatro sanatçılarının salgın sürecinde yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için tiyatro oyuncuları Cenk Dost Verdi, Deniz Elmas ve Ulaş Kaya’nın Kadıköy Moda Sahnesi önünde 30 Temmuz’da başlattıkları “Susuyoruz” adlı susma eylemi 14 gündür devam ediyor.

 “Tiyatro yasasının çıkması” ve ,”Kültür ve Turizm Bakanlığının bizlerin varlığını kabul etmesi” talebiyle eylem başlatan sanatçılar, geçtiğimiz gün Kadıköy Emek Tiyatrosu ve Koma Sahne önünde bugün ise Baba Sahne önündeydi.

Korona virüsü salgını öncesinde var olan sorunlarının gün geçtikçe artmasına ve devletin bu konuda bir çözüm üretmemesine dikkat çekmek isteyen özel tiyatro emekçileri, susma eyleminin 14. gününde.

Baba Sahne
Kadıköy Emek Tiyatrosu
Koma Sahne

SANATÇILAR NE İSTİYOR? 

Özel tiyatro emekçilerinin talepleri şöyle:

“İlk önce devam eden pandemi koşullarında acil hale gelen hayati ihtiyaçları belirlenip karşılanmalıdır; salonların kira, vergi ve prim borçları ödenmelidir. Özel tiyatro çalışanlarının ve sanatçılarının asgari ücretlendirme, geçim yardımı ve sosyal güvencelerinin karşılanması bizler için en acil adımlardır. Bu, bizlerin, başta bir ‘vatandaşlık hakkı’ talebi olduğu kadar devletin de ‘kamu kaynaklarından eşit yararlanma’ ilkesi gereği görevi olmalıdır. Hemen ardından özel tiyatroların yapısal sorunlarının kalıcı çözümü için Kültür Bakanlığı derhâl ilgili meslek örgütleri ve oluşumlarıyla masaya oturmalı ve kalıcı çözümler üretmelidir.”

Sanatçıların yarın (13 Ağustos) saat 17.00/18.00 arası Kadıköy Boa Sahne önünde olacak.

Tiyatro emekçileri, saat 18.00’de basın açıklaması ile taleplerini bir kez daha dile getirecekler.

Özel Tiyatro Emekçilerinin Açıklamasının Tamamı

Basına, Kamuoyuna ve Tiyatro Emekçilerine:

Yaşanan pandemi süreci ve ekonomik kriz ortamımda Kültür Bakanlığı kısa vadeli, temelsiz çözümlerle suni bir hava yaratmıştır. Bu durum işi sadece tiyatro olan biz sanat emekçilerini asgari yaşam ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale getirmiştir. Öyle ki artan vaka sayılarına, sözüm ona normalleşme denilerek alınmayan tedbirlerin sorumluluğunun halka bırakılmasına ve iyi yönetilemeyen sürece bakıldığında yeni sezon şimdiden bizler için bir hayal. Birçok Özel Tiyatro sezon için provalarını başlatıp başlatmamakta hala kararsız ya da duyarlı davranıp askıya almış durumda. Bu durumda zaten sezon yokken yapılan “GEÇİCİ K.D.V. İNDİRİMİ”nin ilerleyen süreçte de hiçbirimizin işine yaramayacağı aşikârdır. Zaten sezon açıp hem kendimizi hem de seyirciyi %60 kapasiteyle bile olsa salonlara alıp tehlikeye atmanın sorumluluğunu ne bizler almalıyız ne de devlet sorumluluğunu bu şekilde üstünden atmalıdır. Dolayısıyla nesnel koşullar ve halkın sağlığı göz önüne alındığında zaten ağır borç ve vergi yükü altında olan Özel Tiyatrolar ve onların emekçileri bizlerin sorunları katlanarak artmıştır. Devlet var olan bütün bu problemlerin üstünü örtmek yerine problemleri çözecek kalıcı önlemler almak zorundadır.

Peki ne yapılmalı?

-İlk önce devam eden pandemi koşullarında acil hale gelen hayati ihtiyaçların belirlenip karşılanması, -Salonların kira, vergi ve pirim borçlarının ödenmesi,
-Özel Tiyatro çalışanlarının ve sanatçılarının asgari ücretlendirme, geçim yardımı ve sosyal güvencelerinin karşılanması bizler için en acil adımlardır. Bu, bizlerin, başta bir “vatandaşlık hakkı” talebi olduğu kadar devletin de “kamu kaynaklarından eşit yararlanma” ilkesi gereği görevi olmalıdır. Hemen ardından Özel Tiyatroların yapısal sorunlarının kalıcı çözümü için Kültür Bakanlığı derhal ilgili meslek örgütleri ve oluşumlarıyla masaya oturmalı ve kalıcı çözümler üretmelidir.

Yaşanan süreçte hepimiz gördük ki biz tiyatrocuların edilgen tavrı hayati meselelerimize dair sonuca ulaşmak bir tarafa yoğun gündemde kendine yer dahi bulamaz hale geldi. Bir de buna, yetkili ve sorumlu mercilerden biri olan Kültür Bakanlığı’nın umursamaz tavrı eklenince, artık bizler için problemlerimizi hep birlikte ve kararlı bir şekilde dile getirmenin vakti gelmiştir.


İşte bu yüzden tüm bu sorunlara, konunun her iki tarafının da dikkatini çekmek için bir Özel Tiyatro salonu (Moda Sahnesi) önünde her gün 10:00 ile 22:00 saatleri arası başlattığımız susma eylemini
10 Ağustos 18:00 / 20:00 Arası Koma Sahne önüne
11 Ağustos 18:00 / 20:00 Arası Kadıköy Emek Tiyatrosu önüne
12 Ağustos 18:00 / 20:00 Arası Baba Sahne önüne
13 Ağustos 17:00 / 18:00 Arası (Sonunda Basın Açıklaması) Boa Sahne önüne taşıyoruz!

Çağrımızdır!

Bu aşamada başta Oyuncular Sendikası, Kadıköy Tiyatroları Platformu, Tiyatro Kooperatifi ve Tiyatromuz Yaşasın İnisiyatifi gibi meslek örgüt-topluluklarının, ortak hayati sorunları paylaştığımız meslektaşlarımızın ve konservatuvar öğrencilerinin katılımı-desteği bizler için her zamankinden daha kıymetli, sorumluluğu paylaşmak ve üstlenmek noktasında ise zaruridir. Bu katılımla birlikte son gün Boa Sahne önündeki susuşumuzu meselenin çözümüne dönük kararlı taleplerimizin takipçisi olacağımıza dair bir basın açıklamasıyla başta Kültür Bakanlığı’na ve sonra tüm kamuoyuna duyurarak bitirmek istiyoruz.

Artık biliyoruz ki bugün atmadığımız kararlı adımlar yarın bizleri, tiyatro alanında hayallerinden ve mesleklerinden uzaklaş(tırıl)mış, her biri başka işler yapmak zorunda bırakılmış bir kalabalığa dönüştürecektir. Bizler için tiyatro bir heves, bir hobi değil, hem madden hem manen yaşam kaynağıdır. Ve hem bizler, hem de toplum için bunun garantörü devlet olmalıdır.

Özel Tiyatro Emekçileri

Başa dön tuşu