Geçmişten BelgelerKöşe Yazarları

Muhsin Ertuğrul / XVII Dünya Tiyatro Gününde Ulusal Bildiri

Muhsin ERTUĞRUL / XVII DÜNYA TİYATRO GÜNÜNDE ULUSAL BİLDİRİ
Bugün 27 Mart 1978, Dünya Tiyatro Günü.
Bu kez önünüzde konuşmak görevi ve onuru bana verildi. Tiyatroya hizmet yolunda çok yaşamış bir emekçi olarak izninizle söz alıyorum.
Derler ki, tiyatro üçüz doğmuş bir sanat koludur: Yazar, oyuncu ve seyirci. Bunlar CdGtOiuXIAAjdVobirbirinden ayrılırsa ortada tiyatro kalmaz. Oysa ben diyorum ki, günün en önemli sorunlarını kağıda aktaran yazar da, onları sahnede dile getiren sanatçı da sizin aranızdan çıkmıştır. Onun için biz bir bütünüz. Teker teker düşüncelerimiz ayrı olabilir, ama dertlerimiz birdir.
Bugün Dünya Tiyatro Günü’dür, şu dakikada yüzlerce sahnede her ulusun
kendi dramı oynanıyor. İzninizle biz de yurdumuzda oynanan oyuna bir göz atalım. Ben perdeyi açıyorum. Sahne, Türkiye haritası yüzeyine yayılmış yaslı ana babalar, bir ağızdan, yitirdikleri gencecik yavrularının tabut kervanına ağıt yakmaktalar. Perdeyi hemen bu acıklı görünüme kapatıyor ve sizlere soruyorum: Gençler gençleri neden öldürüyor? Kardeş kardeşi neden öldürüyor? Gençler kendilerini neden öldürtüyorlar? İşte size şimdiye dek sahneye getirilmiş en acı konu. Ulus olarak bugün bizim en önemli sorunumuz bu. Bunun çözümünü düşünmek siz sayın seyircilerimize düşüyor. Siz ve bizler ki öldürenle kurbanını aramızda yetiştirdik, vuranla vurulanı bağrımızda besledik, ikisinden biri ya kardeşimiz, ya akrabamız, ya komşumuz, ya tanışımızın arkadaşı.
Şimdi bu sahneden soruyorum sizlere:
Kardeşi kardeşe kim kırdırıyor?
Hangi katı yürekli, hangi cana kıyıcı, hangi bencil çıkarcı perde arkasından bu suçsuz yavruları, sinsi sinsi, kukla gibi kullanıyor? Neden? Bunun yanıtını vermek için derin derin düşünmenizi bekliyoruz.
Büyük kurtarıcı Atatürk, yurtta, dünyada barış, diye temel bir ilke atmıştı. Nerde yurttaki barış? Bu temeli yıkanların ard niyetlerini düşünüp bulmak siz sayın seyircilere düşüyor Çünkü tiyatro, sahnede sorunları yalnız sergilemekle yetiniyor. Bu sorunları düşünerek çözmek seyircinin sağduyusuna bırakılmıştır. Sahnenin başlıca çabası seyircileri sağlam düşünmeye zorlamaktır. Sorun bu: Neden öldürülüyorlar? Niçin ölüyorlar.
Tatlı saatler geçirmeye geldiğiniz tiyatroda acı gerçeklerle sizleri tedirgin ettik, bağışlanmak diler, saygılar sunarım.
DEVLET TİYATROSU, Aylık Sanat Dergisi,
Nisan 1978, Sayı 68.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu