Köşe YazarlarıYurttan Haberler

Merve Engin / Sahi sanat ne için?

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

“Yürümek iyiye, haklıya, doğruya.
Dövüşmek yolunda iyinin, haklının, doğrunun.
Zapt etmek iyiyi, haklıyı, doğruyu.”

Nazım Hikmet Ran

Günlerdir açlık grevlerinin içinden geçiyoruz. Çocuğunun kemiklerini almak için 80 günü aşkın süredir açlık grevinde olan Kemal Amca; nihayet “kargo” ile gelen oğlunun kemikleri…
Diğer tarafta Nuriye ile Semih…
Ne kadarını biliyorsunuz diye sormayacağım. Zira her basılı yayının kendi kitlesi var ve Müstehak’ın kitlesi zaten bire birde ulaşmaya ihtiyacımızın olmadığı, paylaşarak derdimizi azalttığımız kitle.
Keşke cümlelerim tüm cenahlara ulaşsa. Birinin daha aklına bıraksam kafamdaki deli sorulardan birini. Beraber yorulsak düşünmekten her açısını.
Bugün 91. günleri açlıklarının. Biraz sosyal medyada dolanınca içim sıkışıyor.
Okusanız, yorulursunuz.
Açıkça ölümlerini isteyen var. Devlet kanunları ile yaşanan bir ülkede twitterdan ölüm güzellemeleri yapılıyor yedi ay önce eğitim neferi addedilen insanlar için.
KHK öncesi soruşturma açılıp işlerinden atılabilecekken ellerinde kanıt olmadığından eğitimci olmalarına izin verilmiş(!?) insanlar. Bugün, sorgusuz sualsiz açlık grevleri baskı bitirilmeye çalışılıyor.
Bu iki eğitimcinin adını ağzına almak teröre yataklık gibi gösteriliyor.
Oysa Ankara’nın göbeğinde, Meclis’e bir kilometreden az uzaklıkta iki insan, günden güne eriyor. Gelip geçenin, durup bakanın, sorup gidenlerin arasında şehrin en kalabalık en merkezi yerinde, ölüme yüz tutuyorlar. Tek istekleri KHK ile işten atılmaların son bulması. Sadece kendileri için değil, herkes için üstelik…
Eriyor bedenleri.
Ölme ihtimallerine kahroluyorum.
Her ölüme kahrolduğum kadar çok.
Ahmakça biliyorum ama kimse ölsün istemiyorum.
Şimdi durduğum yere bakıyorum ve yeniden soruyorum kendime; sanat ne için?
Eğer anlatmayacaksam, insanı merkezine koymayacaksam yaşamın, ölümün karşısında, barışın yanında tüm safdilliğim ile bulunmayacaksam, bugünü dünden gelen kadim bilgi ile yarına bağlamayacaksam neden sanat?
Mesleğimle gurur duyuyorum. Mesleğini, manasıyla icra eden meslektaşlarımla gurur duyuyorum. Grand Pera’ya sadece söz söylemek için gireniyle, ‘ölmesinler’ diye yalvaranıyla, cehaletin meşruluğuna karşı sabah akşam çalışanıyla, anlatanıyla gurur duyuyorum.
Şimdi sorarım:
Vicdanın yanında durmayı başaramayacaksa ne için sanat?
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]
 
 
 
 
 
 

Ne okudum:

E. M. Cioran
Var Olma Eğilimi[/vc_column_text][/vc_column][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]

 
 
 
 
 

Ne okuyorum:

İhsan Oktay Anar
Amat[/vc_column_text][/vc_column][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]
 
 
 
 
 
 

Ne okuyacağım:

Ursula K. Le Guin
Zihinde Bir Dalga[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı