Köşe Yazarları

Merve Engin / Biz İstersek, Bir Şey Olur!

“Merve’m yazıyı hatırlatayım dedim.”
Nasıl oldu da unuttum dedim kendi kendime. Müstehak 1 yaşına basacak ve ben iki kelam etmeyi nasıl unuttum. Nasıl oldu da umuda dair kurulacak, gözünün içi gülen üç beş cümlemi kaybettim. Gezegen beni aradığında Boysan’ım ölmemiş, Cizre’ye kurşun yağmamış, Meryem gömemediği annesinin başını beklemiyor, buzdolabı küçük çocuğun morgu sayılmıyordu.
Canım okuyucu!
Bir gayret başındayım klavyenin. Çünkü yazmalı. Çünkü birileri akıntıya kürek çekmeli, birileri dünyayı değiştireceğine inanmalı. Ancak o zaman, insan olmayı başaracağız. Ancak o zaman varlık anlam kazanacak. Uyku huzurlu, dünya yaşanır olacak.
Kötünün merhametsizliğinden sanata sığınırım!
Burdayım; en devrimci, en anarşist gülümsemem yüzümde! Gelecek güzel günlere inanarak burdayım. Çünkü engerek ve çıyanları tanıya tanıya büyüdüm, dayanacak ve rüsva etmeyeceğim seni, kitap ile, tırnak ile, düş ile.
Sen de orda ol e mi? hep orda ol. Bazen korkarım çünkü, kaybolurum. Görürsem gözlerini inanırım yeniden, düşersem tutacağını bilirim.
Dur orda, Özgecan’ı hatırlat, Ali’yi, Berkin’i … ya da kimi istersen, adeletsizliğine inandığın her şeyi, herkesi, cumhur’un başkanı da olsa, sınıf arkadaşın da olsa. Unutma. Düş peşine. Hatırla, hatırlat.
İster kumpanya ol, ister oyuncu, yazar, dekor/ışık/ kostüm/ müzik tasarımcısı , ister seyirci.
Orda ol ve unutma.
Böyle çıkacağız aydınlığa.
Müstehak olanı yaşayalım diye; unutma. Sonra bu gazete bize artık arşivden güzel fotoğraflar sunsun sadece.
Biz yine, o zaman ki hükümete hicvedelim ama kimsenin tiyatrosuna düşüncesinden FullSizeRenderdolayı baskın yapılmasın.
Yüreklerine nefret ekilen herkesin yarasını sarmak en çok sevmeye onlardan başlamak olsun görevimiz.
Sanat tarih yazsın, herkes kendine baksın.
Bu gazete hep olsun. Çok yaşı olsun. Gezegen yeni dünyalar keşfetsin, Iraz biraz bahçeyle ilgilensin, onlardan doğan çocuk başına geçsin gazetenin. Gezegen nasıl hazırlayacağını anlatmaya kalktığında “sana soracak değiliz baba!” desin. Babası kadar yaramaz ve becerikli, annesi kadar ayakları yere basan güzel bir çocuk umutlu şeyler yazsın yazdırsın bu gazeteye.
Sen de unutma gözünü seveyim. Ve gülümse; unutma gülmek devrimci bir eylemdir.
Hürmet ve muhabbetle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu