Köşe Yazarları

Iraz Yöntem – Kadınlar, Kadınlarımız…

Her güne en az birkaç acı sığdırabildiğimiz bu dünyada Mart ayı –en azından- baharın gelişinin umudunu veriyor bize; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ve 27 Mart Dünya Tiyatro Günü de cabası. Birinden bahsedip öbürüne sırt çevirmek olmaz tabi ki; afifemalum hem kadın olmanın, hem de oyuncu olmanın çok zor olduğu topraklarda yaşıyoruz…
Türkiye’de tiyatro ve kadın dendiğinde akla gelen ilk isim Afife Jale olur hep. O’nun binbir zorluk ve baskıya rağmen sahneye nasıl da tutkun olduğunu bilmeyen yoktur (varsa da bu ayıbını bir zahmet gidersin lütfen!)
kınar hnmAma bir Kınar Hanım vardır mesela, ilk kadın tiyatro oyuncularından biridir ve hatta Darülbedayi’ye yapılan bir baskın sırasında Afife’yi arka kapıdan kaçırıp polislerden kurtarmıştır. Kınar Hanım, aynı zamanda Darülbedayi’nin ustaları arasındadır.
Münire Eyüp Tuğrul vardır; nam-ı diğer “Neyyire Neyir”: Muhsin Ertuğrul’un yönetmenliğini yaptığı bir Halide Edipneyyire Adıvar eseri olan “Ateşten Gömlek” filminde “Kezban” rolünü canlandıracak bir Türk kadın oyuncu bulmak için verilen ilana başvuran tek kişidir. Daha sonra Muhsin Ertuğrul ile evlenen Neyyire Neyir, “Ateşten Gömlek”te beraber oynadığı Bedia Muvahhit ile Türk sinemasının ilk kadın oyuncularından biri olmuştur.
bediaBu iki çok özel kadın hayatları boyunca sadece oyunculuk yapmamışlardır. Bedia Muvahhit, Telefon Şirketi’nde çalışan ilk kadındır ve sonrasında Fransızca öğretmenliği de yapmıştır. Cumhuriyet’in kurulmasından önce Gazi Mustafa Kemal’in “Türk kadını sahneye çıkmalı, bu bizim için elzemdir!” demesiyle sinemadan tiyatro sahnesine adım atmıştır. Afife’nin sahneye çıkacağı gece polislerce yakalanmasının ardından rolü alarak Atatürk’ün isteğiyle ilk kez sahneye adım atmıştır.
Neyyire Neyir de oyunculuğun yanı sıra Muhsin Ertuğrul’un çıkardığı “Darülbedayi” isimli dergide yazılar yazmış ve “Münire Eyüp” adıyla derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlenmiştir. Genç yaşında hastalığına yenik düşmüştür.
Türkiye’de tiyatro yapmak…
Bir kadın olarak tiyatro dünyasının içinde olmak…
Emekçi bir kadın olarak tiyatro yapmak…
Geçmişten aldığımız mirasın değerini unutmadan ve ona layık olma çabasından vazgeçmeden, bu mirası daha ileriye taşıyabilmek için yapılacak çok şey var; yapacağımız çok iş var! Umarım onları utandırmıyoruzdur…
Günümüz kutlu olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu