Köşe Yazarları

Iraz Yöntem / Bir Bildikleri Olmalı…

“‘Savaş istiyoruz!’
En önce vuruldu bunu yazan.                            
Bertolt Brecht
iraz
Dünyanın herhangi bir zamanında, herhangi bir yerinde neler yaşandıysa; bugün de bir yerlerde aynı şeyler yaşanıyor… Bir karış toprak yok ki insanoğlunun kanıyla sulanmamış olsun… İnsan, kendi soyundan olanı acımadan öldüren/öldürebilen tek varlık! Hep bir ‘neden’ bulabiliyor…
Nasıl?…
Bazı sorular var ki binlerce yıldır cevabı yok, ya da çok…
Bugün her yer kan kokarken -bir an bile olsa- gülmekten utanır hâle geldik… Tiyatronun evrenselleşmiş simgesi olan maskların ikisi de ağlayan surat oldu sanki… Gönül rahatlığıyla -tabi eğer o ‘sıcak, konforlu ve güvenli’ evlerimizden çıkıp da tiyatroya gidiyorsak- arkamıza yaslanıp izlediğimiz oyunun büyüsüne ne kadar kaptırabiliyoruz kendimizi artık?…
“Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi.”
                               William Shakespeare
Bir oyuncunun en büyük handikaplarından biri, sahnede ‘uyanık’ olmasıdır. Oyuncu, bilinciyle oynamaya çalışırsa bizler seyirci olarak onunla aramıza mesafe koyarız; onun marifetini görmek değil de onun gerçekliğine inanmak isteriz çünkü…
Peki ya seyirci olarak ‘uyanık’ olursak? O zaman da bizler, bilincimizle bir oyunu izleme marifetini göstermiş oluruz sadece… Hayatın gerçekliğinden çalıp tiyatronun gerçekliğine kendimizi teslim edebilme fırsatını tepmiş oluruz –ki ne büyük kayıptır o bizler için…
Bugünlerde seyirci koltuklarına oturduğumuzda ne yazık ki bilincimiz çok açık… İzlediğimiz oyunun iyi ya da kötü olmasıyla alakalı bir durum değil ama bu; yaşadığımız hayatın GERÇEKTEN her geçen gün daha da acı, zor ve karanlık bir hâl almasından kaynaklanıyor…
İşte tam da bu noktada, yaşadığımız hayatta ‘UMUT’ giderek daha da karanlık bir köşede saklanmaya başladığında; belki de bizi ayakta tutabilecek nadir yerlerden biridir tiyatro… Bir arada olmak için, aynı dertleri yaşadığımızı ve paylaştığımız zaman yalnız olmadığımızın farkına varacağımız köşelerimiz olduğu için daha çok buluşmalıyız tiyatro salonlarında… Birimizin umudu azalırken onun omzuna dokunup ayağa kaldırmak için; beraberce gülüp ağlayabilmek için; her birimizin -en az bir diğerimiz kadar- önemli olduğunu hatırlamak ve hatırlatmak için; hâlâ yaşıyorken alabildiğimiz nefeslerimizi paylaşmak için… Belki de en önemlisi, bugünlerde yaşanan her şeyin daha önce de yaşandığını ve yaşamın hâlâ devam ettiğini ve bu günlerden sonra da devam edeceğini unutmamak için ihtiyaç duyduğumuz tutkallardan biridir tiyatro…
Binlerce yıl önce, kocaman amfi tiyatroları dolduran insanların bir bildiği olmalı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu