Köşe Yazarları

Güney Zeki Göker / İktidar Sanatı Hedef Alırsa, Sanat İktidara Direniş Olur!

OHÂL’e Takıldık Geri Döneceğiz!

gzg1Merhaba Müstehak’çılar,
Neredeyse 2 senedir her ay sizlerle buluşuyoruz burada. Çoğunuzun bildiği gibi sadece internetten veya pdf olarak 32 sayfalık bir dergi olarak her ay 2500 – 3000 kişiye ücretsiz olarak ulaştırmaya çalışıyoruz Müstehak’ımızı!
Yazdıklarımız ve olan bitenler sadece internette bir toz bulutu olarak kalmasın ve bizden sonraki kuşaklar da günümüzde olan bitenleri bilsin diye çıktığımız yolda ne yazık ki bir süre basılı hâlimize ara vermek ZORUNDAYIZ!
Zorundayız diyorum çünkü OHAL nedeniyle sponsor olan matbaamızın başında sıkıntılar var ve ne yazık ki basamıyor artık dergimizi. Biz elbette en yakın zamanda bir çözüm yolu bulup tekrar parmaklarınızın arasında ve kütüphanelerinizde olmak için çalışmaya devam ediyoruz. O zamana kadar sitemizden, sosyal medya hesaplarımızdan ve pdf olarak takip edebilirsiniz bizi.
Dünyada basın özgürlüğünde 192 ülkenin içinden 151. sırada olan ülkemizde artık böyle şeylerle karşılaşmak bizim canımızı sıkmıyor, o yüzden sizlerin de sıkmasın.
Elbette köşemize çekilip “Aman siz sakın rahatsız olmayın, şöyle bir köşeye sıkışırız” demeyeceğiz! Aksine rahatsız edeceğiz.
Yılmayacağız, pes etmeyeceğiz ve susmayacağız! Tam nerede kaldıysak oradan devam edeceğiz yazmaya, anlatmaya, dinlemeye. Bu günleri onlara inat gülerek hatırlayacağız dönüp geriye baktığımız zaman!
“Sanata doyduk Elhamdülillah” diyenlere inat kültürün doyulacak ya da rant malzemesine çevrilip yenecek bir şey olmadığını, yemeye çalıştıklarında ise boğazlarına takılacağını anlatmaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Zülfi yâre dokunmanın suç olduğu bir dönemde unutmadan, unutturmadan, gözünüzden kaçanları gözünüze sokmak için yazacağız.
Kralı soytarı yapan ve hâlâ “kral çıplak” diyen ve demekten korkmayan tiyatroları yazacağız.
Ödüllere “doymayan” ve etliye sütlüye karışmayan suskun Ali’leri yazdığımız kadar, hedef tahtasına oturtulan ama “SUSMUYORUZ!” diyebilen Ali’leri de yazacağız!
El birliğiyle kurumları darmadağın eden o meşhur iktidarın Birecik’lerinin rezilliklerini yazacağız!
Umudumuzu kaybetmemek için…
Nefes almak ve nefes aldırmak için….
Hayatlarımız, sanatımız ve emeklerimiz bir gün ellerimizden çalınmadan hayallerimizi buluşturmak için yazacağız…
Çünkü iktidar sanatı daha fazla hedef alıyorsa ve bundan inatla vazgeçmiyor ise, sanatta elbette direniş olacaktır o baskıcı iktidara!

25. yılında Evrensel Kültür Kapatıldı!

evrnsl İleri gidiyormuşuz gibi yapıp her geçen gün hızla geriye doğru götürdükleri, aydınlık adıyla karanlığa, demokrasi adıyla adım adım faşizme doğru sürükledikleri günlerden geçiyoruz hep birlikte.
Son 4 ayda 55 gazete, 17 dergi, 18 televizyon kanalı, 23 radyo, 29 yayınevi, 5 haber ajansı kapatıldı. Kapatılan 18’inci dergi, KHK kararıyla kapatılan “Evrensel Kültür” oldu. Tarihe KHK kararıyla kapatılan ilk kültür sanat dergisi olarak kara bir leke olarak kazınıp kalacak.
25 yıl boyunca kültür sanat üzerine yayın yapan bir dergi niye bu kadar korkutur sizi? Nedir sizi bu kadar korkutan ey efendiler?
Adının Evrensel olması mı?
İçinden kültür sanatın geçmesi mi?
Yetmedi mi çürüterek veya kapatarak sayısını 11’e (on bir) düşürdüğünüz opera ve bale salonu sayısıyla elde ettiğiniz rant? Ya da desteklemeyip üstüne bir de kösteklediğiniz tiyatro salonlarının sayısının sadece 719 (yedi yüz on dokuz) tane olması da mutlu etmedi mi yoksa sizleri? Kurumlardan ihraç ettiğiniz, aklınızca cezalandırıp işsiz bırakarak haklarını gasp ettiğiniz sanatçılar da kesmedi mi?
“Buradayız. Sümerce ilk dize tablete kazındığından beri buradayız. İlk mağara resmi duvara çizildiğinden beri buradayız. On bin yıldır buradayız. Hiçbir yere gitmiyoruz. Susmuyoruz. Siz de susmayın”

Türkiye 720. Sahnesine Kavuşuyor!

baba-6 Şevket Çoruh ve arkadaşları bir araya gelerek Kadıköy’de Rexx Sineması’nın olduğu sokakta bulunan eski Ulvi Uraz Tiyatrosu’nun binasını satın aldı ve bir inşaat çalışmasına başladılar. Ve şimdilerde neredeyse bitirdiler inşaatı.
Sosyal medya hesaplarından sahnenin son halini paylaştı Şevket Çoruh ve gerçekten adı gibi bir sahne olmuş “Baba Sahne”. Geçtiğimiz yıl Ece Saruhan’a verdiği röportajda “Kendi özgür dünyamızı yaratabilmek için bu salonu aldım. Bugüne dek hiçbir hükümetin, hep konuştuğumuz salon sıkıntısına çare bulmak için bir şey yaptığını görmedim. Kendi aramızda ‘Salon yok’ diye konuşmak yetmiyor, devletten beklemenin de artık bir yararı yok. Salon yoksa biz yapacağız, işte yapıyoruz da…” diyor Şevket Ağabey.
İyi ki varlar ve iyi ki böyle güzel bir iş için harcadı tüm emeğini bu güzel ekip. Ne diyelim, bize de her zaman yanlarında olup yalnız bırakmamak ve o sahnenin yıllar sonra da sapasağlam ayakta kalabilmesi için bol alkışlı kapalı gişeli oyunlar dilemekten başka bir şey kalmıyor.
Yolu uzun, alkışı ve alkışlayanı bol olsun. Türkiye 720. sahnesine kavuşmak üzere. Nice baba’lar gibi 720’lere hep birlikte…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu