Köşe Yazarları

Güney Zeki Göker / 8 Mart – 8 Kadın

Onlar sahnelerin çalışkan karıncaları; üzerlerine giydikleri her rolün ve her işin altından başarıyla kalkmış sahnelerimize ve sanatımıza emek vermiş birbirinden değerli kadınlar. Kimisi oyuncu, kimisi yönetmen, kimisi yazar, kimisiyse her birini aynı anda yapan içinde bulunduğumuz yüzyılı yaşanır kılan ve içinde bulundukları her işi güzelleştiren meslektaşlarımdan sadece 8’i. Eğer bu ülkede gözlerini hayata açmamış olsalardı ve dünyanın herhangi bir yerinde yine aynı işi yapıyor olsalardı belki de değerleri çok daha iyi anlaşılacaktı. Birazdan size sayacağım isimlerden tanımadığınız olabilir; eğer tanımıyorsanız ve ben tanışmanıza vesile olursam, ne mutlu bana. Daha fazla uzatmadan giriyorum konuya…
 

  • Tilbe Saran;

google.com.tr Tilbe-Saran21 Mayıs doğumlu olan Tilbe Saran’ın  Dormen Tiyatrosu, Kent Oyuncuları, İstanbul Şehir Tiyatroları, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu, Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu gibi birbirinden değerli tiyatrolar var çalıştığı tiyatroların arasında. 1.5 yıldır Oyuncular Sendikası’nın domino taşlarından olan ve şu sıralar Kadir Has Üniversitesi’nde eğitmenlik de yapan Tilbe Saran’ın günümüze kadar yaptığı, emek verdiği işlerin ve aldığı ödüllerin adlarını buraya yazmaya kalksak sayfalarımız yetmez. Şimdilerde Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’ne hazırladıkları Christopher Durang’in “Vanya, Sonya,Maşa ve Spike” oyunuyla yakın zamanda yeniden sahnelere dönüyor. Eğer hâlâ Tilbe Saran izlememiş şansız seyircilerden iseniz İKSV’nin sitesinden oyun tarihlerini takip edip ruhunuza bir güzellik yapıp onu sahnede izleme şansına erişebilirsiniz…
 

  • Nihal Yalçın;

google.com.tr 549bf16af493b830e06f93e529 Mart doğumlu olan Nihal Yalçın’ı Seray Şahiner’in Antabus romanından uyarlanan ve sezonun en çok konuşulan işlerinden biri olan “Antabus” oyununda hâlâ izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz demektir. Bir kamyonetin arkasında İstanbul’a gelen Leyla’nın başına gelenlere tanıklık ettiğiniz oyunda tek başına oynayan Nihal adeta sahnede devleşiyor… 3. Sayfa haberlerine konu olmuş Leyla Taşçı’nın hikâyesini anlatırken klişelere düşmeden nasıl başarılı bir metin çıktığını ve bunun sahnede nasıl ete kemiğe büründüğünü görmek için hâlâ zamanınız varken Tatbikat Sahnesi’nin sitesini girip “Antabus”un oyun tarihlerini bir an önce yakalayın derim… Üstelik sadece İstanbul seyircisi için değil Ankara seyircisi için de bu zevke erişmek mümkün.
 

  • Ebru Nihan Celkan:

google.com.tr ecelkan-6ustu-1024x10245 Aralık doğumlu olan “BuluTiyatro”nun kurucusu-yönetmeni-yazarı olan ve şu ana kadar saydığım ya da sayacağım kadınların arasında beraber çalışma şansını yakaladığım tek kadın o! Aklına, zekâsına, kalemine, hayata bakışına, yaptıklarına her daim taptığım ve adım adım takip ettiğim biricik yönetmenim. Eğer bu yazıyı bir oyuncu arkadaşım okuyorsa kulağına küpe olacak bir şey söylemek istiyorum. Eğer bir gün telefonunuz çalarsa ve arayan Ebru’ysa “Yeni bir oyun yazdım, sen de bizimle olur musun?” derse size, havada kapılması gereken bu teklifi sakın ola ki reddetmeyin. Eğer kendinizi gerçekten ona ve anlattıklarına teslim ederseniz akşam yatağınıza yattığınızda huzurla kapatacaksınız gözlerinizi. Eğer bir tiyatro izleyicisiyseniz bu sezon hâli hazırda devam eden Emek Sahnesi ile sırt sırta yaptıkları “Babil” oyununun tarihlerine bakın ve onun kalemine bırakın kendinizi. Eğer İstanbul dışındaysanız ve bu kalemi güzel kendi güzel kadınla tanışmak isterseniz Mitos Boyut’tan çıkan oyunlarını takip edebilir ve siz de başucunuza yeni bir kitap ekleyebilirsiniz.
 
 

  • Ayşenil Şamlıoğlu:

google.com.tr embedded (6)20 Mart doğumlu olan İstanbul Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Fakültesi’ni yarıda bırakır bir süre yurtdışında yaşayıp daha sonra tekrar dönerek ODTÜ Mimarlık Fakültesi’nde eğitim görür ancak onu da yarıda bırakarak Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı, Tiyatro Bölümüne girer ve oradan mezun olur Ayşenil Şamlıoğlu. Mezun olduktan sonra Adana ve Ankara Devlet Tiyatrosu’nda görev yapar, daha sonraları İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda Genel Sanat Yönetmenliği yapar. Oynadığı ve yönettiği işleri saymakla bitiremeyeceğimiz, sahnelerimize ve mesleğe emek vermiş değerli bir kadın! Uzun uzun araştırdım, son dönemde yeni yaptığı bir oyun bulamadım. Ama en son sahneye koyduğu ve hâli hazırda devam eden “Dil Kuşu” oyununu Şermola Performans sahnesinde “Tülin Özen”den izleyebilirsiniz..
 

  • Demet Evgar:

google.com.tr 67799_019 Mayıs doğumlu olan, sahneye ilk kez 17 yaşındayken çıkan İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden mezun, rol aldığı bütün işlerin altından başarıyla kalkmış, sahnelerimize ve mesleğimize emek vermiş bir diğer değerli kadın. Birçok ustayla aynı sahneyi paylaşma şansına erişmiş kuşağımın en yetenekli kadın oyuncuları arasında ilk 3’ü zorlayacak kadar yetenekli olan ve yer aldığı her işte fark edilmemesi imkânsız olan; kaşından, gözünden, boyundan posundan yetenek fışkıran Demet Evgar’ı eğer hâlâ sahnede izlememiş olanlardansanız, inanın çok şey kaçırıyorsunuz. Son dönemde 2007 yılında sahneledikleri “39 Basamak” oyunuyla aynı ekip geri döndüler. Birbirinden yetenekli adamlarla aynı sahneyi paylaşıyor ve kısa süre önce başlayan “39 Basamak” oyunu sezonun en çok konuşulan oyunlarından biri oldu bile. İyisi mi siz bir an önce tarihlerine bakın ve gidin kendinize, ruhunuza bir iyilik yapın.
 

  • Pınar Yıldırım;

google.com.tr images q=tbn-AN...4NEu1OvBA18 Haziran doğumlu olan Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olduktan sonra üç yıl boyunca başka başka gruplarla aynı sahneyi paylaşır ve daha sonra sınıf arkadaşlarıyla “Emek Sahnesi”ni kurar Pınar Yıldırım. ”Öteki”, “Ben Anadolu”, “Sevgili Doktor” ve “Yedi Kocalı Hürmüz” yönettiği oyunlardan bazıları… Ben kendisini 8 yıl önce sahnede ilk kez “Şvayk” oyununda izlemiştim ve 8 yıldır da takipçisiyim. Şu anda kadar oynadığı ve izlediğim oyunların hepsinde bayıldım Pınar’a.  4 yıldır Emek Sahnesi’ni dimdik tutan ayaklardan bir tanesi o. Şu ana kadar “Kırmızı Yorgunları”, “Küskün Müzikal” ve “Babil” oyunlarıyla onu da sahnede izleyebilmiş şanslı adamlardan birisiyim ne mutlu ki. Eğer hâlâ izlemediyseniz “Küskün Müzikal”, “Babil” ve “Fosforlu” hâli hazırda devam eden oyunlarından. İlk fırsatta gidin ve bu güzel kadını sahnede izleyin. Emin olun söylediklerime hak vereceksiniz
 

  • Sezin Bozacı;

google.com.tr sezin-bozaci5 Aralık doğumlu olan ve Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama Bölümü’nde yüksek lisans yaptıktan sonra birçok oyunda rol alan Sezin Bozacı’yı ilk kez “Kuşlar” oyununda izleme şansını geç de olsa yakaladım. Ve onu bu kadar geç izlediğim ve tanıştığım için bin pişman olduğumu söylemeden edemeyeceğim. O kocaman ve birbirinden yetenekli oyuncuların arasında adeta gözlerimi oyun boyunca üzerinden ayıramadığım, sahnede devleşen bir sahne canavarı. Oyundan çıktığında “Aaa, küçücük bir kadınmış aslında sahnede ne kadar kocaman gözüküyor” dediğim ve izlediğim her oyunda biraz daha taptığım, son dönem izlediğim oyunların içerisinde aynı sahneyi paylaşmayı en çok istediğim kadınlardan biri de o. Eğer sözlerimde biraz olsun abartı olduğunu düşünüyorsanız buyurunuz gidip onu kendi  gözlerinizle görünüz. Şimdilerde Semaver Kumpanya’nın “Kuşlar”, “Metot” ve “Cimri” oyununda izlemek mümkün. Ayrıca TiyatroTem’de  “Sezonun Kabusu” ve Kenter Tiyatrosu’nda sahneledikleri “Aşk İlaçlar ve Yan Etkileri” oyunlarında izlemek mümkün.
 
 

  • Yeşim Özsoy;

google.com.tr MG_1285-copie28 Şubat doğumlu olan  ve Boğaziçi Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi alırken Studio Oyuncuları’na katılır. Bir süre New York’ta Columbia Üniversitesi, Sarah Lawrence Üniversitesi gibi okullardan ders alıp oyunculuk, teori ve yönetmenlik dersleri aldıktan sonra Chicago’da Northwestern Üniversitesi’nde disiplinlerarası bir bölüm olan Gösteri Araştırmaları Tiyatro Teorisi bölümünden lisansüstü diplomasını alır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda yeni metinlerin yazımını teşvik etmek ve daha çok kişiye ulaştırmak için yarattıkları “Yeni Metin Yeni Tiyatro” projesi ile birçok yazarın gelişmesine destek olmuş nadir meslektaşlarımdan bir diğeridir kendisi. 2003’te Galata Kuledibi’nde çağdaş gösteri sanatlarının sergilendiği “GalataPerform”u kurarak birbirinden güzel ve değerli işlerine birini daha ekledi. Yazdığı veya oynadığı oyunlardan herhangi birini hâlâ izlemediyseniz Ahmet Sami Özbudak’ın kaleminden çıkan  “İZ” oyununda onu sahnede izleyebilirsiniz. Ayrıca oyunun yönetmeni de olan Yeşim Özsoy’un “İz” oyundaki farklı sahneleme biçimine bayılacaksınız. Söylemesi benden, gidip izlemesi sizden…  Unutmadan, her ay yazılarılarıyla “Müstehak”ımızda da onu takip edebilirsiniz.
 
 
Dünyanın her bir köşesinde hepimize “Müstehak” olan yarınlar için çalışan tüm emekçi kadınların gününü kutlar, ellerinden ve yanaklarından öperim…
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı