HaberlerVideo HaberYurttan

Fazıl Say: ‘Müzisyenler ölüme terk edilmiş gibi. İçlerinde parasızlıktan intihar eden müzisyenler bile oldu’

Candaş Tolga Işık’ın sunduğu Az Önce Konuştum programının konuğu Türk klasik batı müziği piyanisti ve bestecisi Fazıl Say oldu.

FAZIL SAY İLK PİYANOYLA KAÇ YAŞINDA BAŞLADI?

Hastalığım dolayısıyla başladım. Doktor aileme oyuncak enstrüman çalmasını tavsiye etmiş. Zor bir süreçti. Onlarla başladım. Radyodan, plaklardan duyduğum şeyleri çaldım. 4,5 yaşında hocadan ders almaya başladım ama bestede yapardım. 

“TÜRKİYE BESTECİLERİ TANIMIYOR”

Dünya az tanıyor bu bestecileri ama asıl dramatik olan Türkiye bestecileri tanımıyor. 

Kültüre verdiğimiz değer eğitimle başlar. Devletin felsefesi olmalıydı. Atatürk’ten sonra unutulan bir konu oluyor. Ve yanlış kararlar. 

FAZIL SAY’IN YENİ PROJESİ

20.yy’ın başından başlayıp günümüze kadar 4 nesil bestecisi var Türkiye’nin. Bunları kayıt altına alıp kendi başıma giriştiğim bir projeydi. 6 cd yaptım bu kış. 6 albüm, cd olarak çıkmıyor bu. Dijital kanallarda var. 

106 eser kaydettim, 6 besteciye ait. Bütün kış bütün gün çalıştım. 14 saate kadar çalışıyorum. Emek, alın teri ve sevgi bunu oluşturur. 

“21.YY SANATÇISI HER ŞEYİ DÜŞÜNMELİ”

21.yy sanatçısı her şeyi kendi düşünmek zorunda. Tek sanat olarak değil, birçok açıdan görmeli. Bir dizayndır. Yapmak, sunmak, gerekirse kavasını vermek. Bunlar bir bütündür. Halkın bunlardan haberdar olması, birazcık bile bizi mutlu edecek. 

TÜRKİYE’NİN SANATÇILARA BAKIŞI

İnsanlar bırakın çağdaş müzisyenleri, onlar Mozart’ı bile bilmiyor. İnsanların bana olan bir güveni var. Oradan yola çıkarak bir şey yapıyorlar. Bunu çok iyi anlıyorum. Ama bunu pozitif değerlendirmek istiyorum sadece. 

Yapılması gereken felsefe; genelden evrensele, enrenselden geneledir. Yerli milli diye bir şey yok. Müzik evrensel değilse hiçbir şey ifade etmez. Biz bunu çok yapıyoruz. KEndimizi kendimize tanıtmaya, kendimizi kandırarak icrar yapmaya ama öyle olmuyor. 

PANDEMİ VE SANAT

“MÜZİSYENLER ÖLÜME TERK EDİLMİŞ GİBİ”

Benden devletin haberi yok. Beni bırakın, binlerce sanatçı şu an işsiz. Kadro verilen sanatçılar maaşlarını alıyor ama onun on katı kadar müzisyen var. Devletin nasılsın diye sorduklarını zannetmiyorum. Ölüme terkedilmiş gibiler. İçlerinde parasızlıktan intihar eden müzisyenler bile oldu. Beni geçtim ama devletin bu kadar insanı bütçelendirmesi lazım. Benim projemi akıllarına getirmeyi bırak. Böyle bir vizyon yok. Kültür ve Turizm bakanlıklarının ayrı bakanlıklar olması lazım. Bizimki çok iyi bir turizmci olabilir ama kültürle alakası yok. Bu hükümetin bir yanlışı değil. 30 yıldır böyle. Sadece bu hükümete atacağımız bir sorun değil. 

FAZIL SAY’DAN MUHALEFETE TEPKİ 

Cumhuriyet Halk Partisi’ni kastettim. Muhalefeti kastettim. Genç sesleri televizyonda duyma ihtiyacını şiddetle istiyorum. Gençler anlaşamayacağımız kadar farklı. Sürekli korkarak siyaset yapmanın, bunda haklılık payları vardır ama hayatta tek kazancımız cesur olmak. 

2021 yılının Türkiye’sinde cesaretin bir bedeli var. Gerekirse riskler alınmalı. 

FAZIL SAY’A LİNÇ 

Sayın Cumhurbaşkanı beni annemin vefatında arayarak taziyelerini iletti. Ben de kendisini bir konserime davet etmek istediğimi söyledim. Neyse ki geldi. Buraya kadar dostanelik açısından bizim Türkiye’de görmek istediğimiz şeyler.

Bu Cumhurbaşkanlığında verilmiş bir konser değildi. Bu neden bir eleştiri konusu oluyor anlamıyorum. Hayatımda verdiğim her konserde eğildim. Sadece o konserde eğilmedim. Linçlerle baş edemediğimiz sürece zeytin dalları nasıl uzatılacak bilmiyorum. 

Cumhurbaşkanı “Cumhuriyet ile ilgili bir beste yapsın, sarayda gelsin çalsın gibi bir şey” söyledi. Bütün bunları söylemesi tüm olayların patlak vermesine sebep oldu. Cumhurbaşkanı benden çok eleştirildi diye düşünüyorum. Niye bir muhalefetin konserine gittin gibi. 

“CUMHURİYET BESTESİNİ SADECE KENDİM YAPARIM”

Cumhuriyet bestesi yaparım ama kendi yolumda yaparım. Hiç kimse olmadan, sadece kendim. Çünkü ne logo istiyorum, ne başka bir şey. Kendi müziğimi yapmak istiyorum, kendim ne hissediyorsam onu sunmak istiyorum. 

BAKAN KOCA’NIN TWEETİ

390’ıncı gün. Benim son konserim 8 Mart 2020’ydi. Kapandık. Yaza kadar iyi bir zaman geçirdik ama sonra bir güvensizlik başladı. Pandeminin yürütülmesine siyaset bulaşınca güvensizlik oluştu. Sayın Koca beni pandeminin 15.gününde aradı. hashtag evde kal kampanyası için. Sağlık çalışanlarına beste yapılmalı bence. Bunu lütfen paylaşın dedi. Sayın Koca’nın aynı hissiyatlarda olduğunu düşünüyorum ama pandeminin son 6 ayında işlerin iyi gitmediğini görüyoruz. Hepimizin canı söz konusu. 

Ben sırası gelmeyen, Cumhurbaşkanı olsa bile aşı olması taraftarı değilim. Madem ben olamıyorum, hepimiz olamıyoruz. Hiçbir siyasetçinin, hiç kimsenin sırasından önce aşı olmaya hakkı yok. Bunları da yanlış buluyorum. Halkın gözü önünde örnek olmak için yapılan bu şeyi doğru bulmadım. Öncelik listesini doğru buluyorum ama uyulmalı. 

PROGRAMIN TAMAMINA ALTTA BULUNAN VİDEOYA TIKLAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ.

Başa dön tuşu