Köşe Yazarları

Ece Saruhan / Beslenme Çantası Niyetine Tiyatro Bileti

DAHA önce de defalarca yazdım; öyle bir dönemden geçiyoruz ki çirkinliğini anlatacak kelime bulamıyorum. Çok denedim ve gördüm ki heybemdeki hiçbir cümle yetmiyor dışımızı boydan boya saran kiri, karanlığı, vahşeti, dehşeti tasvir etmeye. Dışımızdaki tablo içimizdeki, ruhlarımızdaki çürümüşlüğün bir yansıması elbette. Her geçen gün biraz daha iyi anlıyorum ki biz yetişkinler her şeyi olmayı başarmışız; insan olmak hariç! Konu insanlıksa olmamışlığın zirvesine tırmanmışız! Yetişkin kelimesindeki ‘kin’i yerleştirmişiz hayatlarımızın merkezine. Kendimizi yetiştirmek yerine, kin yetiştirmeye adamışız yıllarımızı. Sonuç ortada! Sonuç, insan görünümlü yarattıkların cirit attığı, kötülüğün etrafında dönüp duran bir dünya!


Çocuklar bize benzemesinler!

ece saruhanBu rezil tablonun içinde en çok çocuklara üzülüyorum; çirkinliğimizin gölgesinde büyümek zorunda kalan masum çocuklara! Ama bütün umudum da onlar! Dileğim bize benzemesinler, büyüyünce ne olacaklarsa olsunlar ama önce insan olmayı başarsınlar! Çocuklar söz konusu olduğunda bile “Kimin çocuğu?” düşüncesiyle hareket ediyoruz ya biz özünü kin bürümüş yetişkinler, çoğunluğa sadece kendi çocuğu değerli ya hani; öyleyse bari kendi çocuğunuz için dikkate alın az sonra söyleyeceklerimi.

Ülkemizde aile içi eğitimin durumu maalesef ortada, sonucu irili ufaklı bir sürü travma! Okullardaki eğitim de içler acısı durumda! Ya nitelikli eğitim yok ya da her şey derslerdeki başarıya odaklanmış durumda! Çocukların ruhlarını geliştirmek yerine yaralamak ya da yok saymak üzerine kurulu bir sistem var. Kokuşmuş düzenin bir parçası haline gelmeleri için, çocukları yetiştirirmiş gibi yaparken sakat ruhlar olmaya doğru itiştiren bir sistem!
Aynaya bakacak yüzleri olsun
Evet, çoğunluk kendininkinden başka çocukları umursamıyor biliyorum ve yineliyorum sizin çocuğunuz için söylüyorum; ileride adı bu sakat ruhlar listesine eklenmiş bir yetişkin olmasın diye, bizim gibi çirkin ve kine odaklı olmasın diye; sanatla tanıştırın onu. Beslenme çantası yerine koyun tiyatro biletini. “Bu da ruhun için beslenme saati” diyerek tutun elinden, tiyatroya götürün. Ona hayata tiyatronun aynasından bakma fırsatını sunun ki, insanın aynaya bakacak yüzünün olmasının değerini kavrasın. Empatiyi öğrensin,
tiyatro iyiyi de anlatsın ona kötüyü de, replikler sizin bazen yüzlerce kez söyleseniz hatta avaz avaz bağırsanız da duyuramayacaklarınızı dostça fısıldasınlar kulağına… Her türlü hayatı seyretsin, neyin doğru neyin yanlış olduğunu örnekleriyle görsün. Tiyatro bir kültür ocağıdır, bir okuldur, hayali dünyalar içinde acı-tatlı gerçekleri konuşur… Bu sezon kapanmak üzere, önümüzdeki tiyatro sezonunda mutlaka tiyatroyla dost olma fırsatını sunun çocuklarınıza… Sunun ki bize benzemesinler, sunun ki içlerindeki dünya da dışlarındaki dünya da bizimkine benzemesin! Sunun ki gözyaşlarına boğduğumuz dünya adlı gezegen ileride gülümsesin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu