HaberlerYurttan Haberler

Diyarbakır’da “Kayyım Politikasının Kültür Sanata Etkileri” başlıklı panelde kayyum yönetimlerinin kültür sanat alanına dönük müdahaleleri anlatıldı

Diyarbakır’da Susma Platformu tarafından “Kayyım Politikasının Kültür Sanata Etkileri” başlıklı panel düzenlendi.

Amed Şehir Tiyatrosu’nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Susma Platformu Diyarbakır Temsilcisi Özkan Küçük üstlendi. Sinema Yazarı Şenay Aydemir, Bereze Gösteri Evi’nden Firuze Engin, Batman Yılmaz Güney Sineması Eski Müdürü Dicle Anter ve Amed Şehir Tiyatrosundan Rüknettin Gün ise panele konuşmacı olarak katıldı.

“20 YIL SONRA AYNI HİKAYEYİ YAŞADIK”

Panelde ilk konuşmayı yapan Rüknettin Gün, 94 seçimlerinin ardından Refah Partisi’nin gelmesiyle şehir tiyatrosunun kapatıldığını belirterek, “Bu tiyatroda yerli ve yabancı oyunlar oynanıyordu. Bölgede turneler düzenlendi. Burada görev alan arkadaşlarımız başka birimlere sürüldü. 99 seçimlerinde DEHAP gelince bu yapı yeniden oluşturulmak isteniyor. 2003’te iki dilli bir repertuar hazırlanıyor. 2010’da ise Kürtçe ve lehçeleriyle repertuar oluşturuldu” dedi. 2016’da kayyumun gelmesiyle ilk müdahalenin şehir tiyatrosuna olduğunu vurgulayan Gün, “20 yıl sonra aynı hikaye yeniden yaşanıyor. Aram Tigran Kent Konservatuarı ve Cigerxwîn Kültür Merkezi kapatılıyor. 2010’dan beri 30 bin seyirci sayısına ulaştık. Her yerde izleyici sayısı düşerken burada bir kat daha arttı. O geleneği sürdürmek istedik. Seyircimizin desteğiyle ayaktayız. Kayyum; mahkeme kararıyla dönmüş ben dahil 7 arkadaşımızı işten çıkardı” diye konuştu.

“YILMAZ GÜNEY SİNEMASI BAŞKA BİR YERE TAŞINAMAZ”

Gün’ün ardından söz alan Dicle Anter, “Kayyum ilk müdahaleyi kültür alanına yaptı. Kürtçe’yi kendileri kullanabiliyor ancak biz kullanmak istediğimiz zaman izin vermiyor. Yılmaz Güney Sineması 2004’te devreye girdi. Burada yapılan Hasankeyf Festivali çok ilgi gördü. Etkin olduğu alan çok fazlaydı. IF İstanbul, tiyatro oyunları gibi bir sürü alandan eserler burada gösterildi. Müthiş ilgiyle gösterimler yapıyorduk. Ancak bu ilgi kapitalizmin iştahını kabarttı ve AVM’ler içinde sinemalar açıldı. Daha sonrasında elektrik kaçağından dolayı Yılmaz Güney Sineması yandı ve projeler iptal oldu. Yılmaz Güney Sineması’nın taşınması için belediye referandum yaptı. Ancak nasıl Hasankeyf’teki eserlerin taşınmasına karşı çıkıyorsak Yılmaz Güney Sineması da başka bir yere taşınamaz” ifadeleri kullandı.

“FONLAR ÜRETİCİLERE KARŞI SİLAH OLARAK KULLANILIYOR”

Kültür sanat alanına dair başka şeyler konuşabilecekken şu an başka bir noktada olduklarını belirten Şenay Aydemir, “Bugün herhangi bir içeriği üretebilirsiniz. Sergi de açabilirsiniz. Darbe dönemlerindeki gibi yasayla yasaklanmış bir durum yok ancak fiili bir durum söz konusu. ‘Duyarlı’ bir vatandaş çıkmazsa gösterimlerinizi yapabilirsiniz ancak şikayet edilirseniz ertesi gün hapiste olabilirsiniz. Bunun bir ölçüsü yok” dedi.

Kaynak: Evrensel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu