Köşe YazarlarıTop 10Yurttan Haberler

Baysan Pamay / Haziran Top 10

[vc_row][vc_column][vc_column_text]

15 Nisan – 15 Mayıs arası izlenen oyunlar arasından seçilmiştir.
Alfabetik olarak sıralandırılmıştır

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Ay Carmela – İBBŞT Genç Tiyatro
 
 Ay Carmela adını İspanya’da faşistler ve cumhuriyetçiler arasında geçen iç savaş sırasında cumhuriyetçilerin söylediği devrimci şarkıdan alan oyunda; Franco rejimi tarafından rehin alınmış iki varyete oyuncusunun (Carmela ve Paulino) istemedikleri bir gösteriye zorlanmaları, bu zorlamanın sonucunda içinde bulundukları durumla yüzleşmeleri, isyanları, acıları anlatılıyor. Yazan: Jose Sanchis Sinistera Yöneten: Naşit Özcan Oyuncular: Ebru Kaymakçı, Çağatay Palabıyık, Erkan Akkoyunlu. Umarın sezonda sahnelenir de seyirciler bu muhteşem oyunu izlerler. [/vc_column_text][vc_column_text] Gerçek – Sahne Beşiktaş
 
Maalesef sezon sonunda prömiyer yaptığı için az sahnelenen ancak gelecek sezonda da devam edecek oyun, birbirlerine sadık olmayan iki evli çiftin ilişkilerini sorguluyor. Fransız yazar yönetmen ve oyuncu Florian Zeller’ın yazdığı tek perdelik şirin komedinin yönetmenliğini Çiçek Dilligil ve Osmantan Erkır yapıyor. Sahne tasarımı ise alternatif mekanlarda harikalar yaratan Jesse Gagliardi’ye ait. Oyunda Levent Tülek ve Çiçek Dilligil birinci evli çifti, Pelinsu Pir ve Osmantan Erkır ikinci evli çifti canlandırıyor.
Mutlaka izleyin.[/vc_column_text][vc_column_text] He-Go – Altıdan Sonra Tiyatro
 
Uzunca bir bekleyişten sonra Altıdan Sonra Tiyatro’nun yeni oyunu 4 Mayıs’ta prömiyer yaptı. 11’e 11 ve Kasap oyunlarının yazarı Halil Babür bu oyunun da yazarı, hem de ayrıca oyundaki Ersin karakterini canladırıyor. He-Go’da Çetin rolünde Alican Ulusoy, Saffet rolünde ise kendini epeydir sahnede görmediğim Ayşegül Uraz var. Yönetmenliğini Yiğit Sertdemir’in yaptığı oyunun dekor ve köstüm tasarımı Ebru Özdemir’e ait. Milyonlarca izlenmiş bir filmin oyuncusu Çetin, evin yerleşiklerinden eski karısı Saffet ve 500 bininci takipçisi olarak eve davet ettiği hayranı Ersin arasındaki tuhaf karşılaşma ve sonrası size unutulmaz bir 80 dakika geçirtiyor.[/vc_column_text][vc_column_text] Hiç Kimsenin Öyküsü –Krops Tiyatro
 
Oyunun yazarı Erdi Mamikoğlu’nun “Seksenbirinci Cadde Ondördüncü Bina İki Numaralı Daire” isimli oyununu 2006 da İstanbul DT’den izlemiştim. Yeni kurulan Krops Tiyatro’nun ilk oyunu Hiç Kimsenin Öyküsü de aynı yazara ait. Konusu güzel ve bizden, sevgili Dilek Güven yönetmenliğinde iki başarılı oyuncu Anıl Kır – Ertunç Uygun abartısız oynuyorlar, zaten oyun konusu sert olduğu için aşırı bağırış şiddet olmadan, barışın gelmesi ile savaşın sona erdiği ancak belleklerde sona eremeyeceği o kadar güzel anlatılıyor ki.
Bence sezonun kaçırılmaması gereken oyunlarından biri.[/vc_column_text][vc_column_text] Kaplan Sarılması – Toy İstanbul
 
Kemal Hamamcıoğlu’nun yazıp Bahar Kerimoğlu’nun yönettiği oyunda, sahnenin ortasında bir yatak ve üç yanında ekran var. Burası bir teknolojik mutluluk odası. Şebnem Bozoklu, oyun boyunca seyirciyi mutluluk nedir sorusuyla baş başa bırakıyor, sesiyle Kerem Fırtına şahane video kurgusuna eşlik ediyor; yaratılan sahnelere gülüyor ama sonra hem sahnedeki isimsiz kadına, hem de kendinize acımaya başlıyorsunuz. Çünkü sahnedeki kadın tıpkı sizin gibi! Birinin gitmesinden değil, kimsenin gelmemesinden yorgun!
Şebnem Bozoklu’nun oyunculuğu, teknoloji, reji çok iyi ancak Kemal Hamamcıoğlu’nun sözcükleri içinize işliyor, kalbinizi acıtıyor. [/vc_column_text][vc_column_text] Mutluluk  – Talimhane Tiyatrosu
 
Talimhane Tiyatrosu ve Arcola Theatre’ın ortak prodüksiyonu olan ve müziklerini İncesaz ve Yeni Türkü gruplarının kurucuları arasında olan Cengiz Onural’ın hazırladığı Mutluluk’ta Zülfü Livaneli gelenekle modernliği, Doğu’yla Batı’yı karşı karşıya getiriyor. Yönetmenliğini Mehmet Ergen’in yaptığı oyunun sürprizi uzun zaman sonra Sibel Tüzün’ü sahnede izlemek. Profesör rolünde Serhat Tutumluer ise müzikalin zevkle izlenen diğer bir ismi. [/vc_column_text][vc_column_text] Nefesinizi Nasıl Tutarsınız – DOT
 
Daha önce çok başarılı bir okuma tiyatrosu olarak izlediğim oyunu nihayet yeni kadrosu ile izledim. Kurgu, reji çok başarılı tiratlar, diyaloglar şahane. Sahnede modernizasyon yavaş yavaş yerle bir olurken, asla yıkılmaz sandığımız her şey çökerken kendime soruyorum, “Ben böyle bir durumda ne yaparım? Benim karşıma çıkan iblise ne kadar karşı koyabilirim, nelerden vazgeçebilirim? Neleri yok sayabilirim ve sonunda tamamen unutabilirim?” DOT salonunda hep izlemek istediğim “izlerken rahatsız olmaktan zevk aldığım” oyunlardan biri. [/vc_column_text][vc_column_text] Ruki – Ustaların Sahnesi
 
Boksör Ruki’nin hikayesi, Johann Rukelie Trollmann’ın biyografisine dayanıyor. Rike Reiniger tarafından toplama kamplarında toplu katliamların olduğu yerleri ziyaret ettikten sonra bir şeylerin yapılması gerektiğine kanaat getirerek kaleme aldığı oyunun yönetmeni Reha Özcan, yönetmen yardımcısı ve dramaturg Ayşegül Hardern, müzik tasarımı Serkan Alkan, koroegrafisi  ise Sibel Sürel’e aittir. Türk tiyatrosunun önemli oyuncularından Devlet Tiyatroları’ndan 7 ay önce emekli olan Reha Özcan, asrın yarası olan ırkçılığın ele alındığı tek kişilik oyunu “Ruki”de, yaşanmış bir hayat hikayesini farklı yorumuyla tiyatro severlere sunuyor. [/vc_column_text][vc_column_text] Sidikli Kasabası Müzikali – İTÜ Müzikal Topluluğu
 
İTÜ Müzikal Topluluğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Kültür Sanat Birliği Tiyatro Kulüpleri bünyesinde 2010 yılında kurulmuş; topluluk müzik, tiyatro ve dans eğitmenleri ile profesyonel eğitimler almakta. Dans eğitmeni Şeyma Kandaz, müzik eğitmeni Buray Alkan ve tiyatro eğitmeni Seda Elhan. Topluluğun başkanı Ertuğrul Sarı, başkan yardımcısı ise Elif Ongan. Pırıl pırıl sesler, hiçbir aksama olmadan adeta senkronize hareketlerle danslar ve harika oyunculuklar. Ekibin tamamı çok çok başarılı ama Memur Lockstock- Ertuğrul Sarı, Bobby Strong- Alperek Gümüşdoğrayan (ikinci perdenin tartışmasız en iyi oyuncusu idi), Senatör-Ateş Can Helvacıoğlu, Küçük Sally- Elif Ongan, Mrs. Pennywise- Gamze Güner ve de Hope Cladwell-Beril Çöklü canlandırdıkları roller nedeniyle biraz daha öne çıktılar.[/vc_column_text][vc_column_text] Troas – Teatr Andra
 
Dimitri Dimitriadis’in erkek totalitarizmini çarpıcı bir dille anlatan Troas oyununu çok sevdiğim için bu sezonun son oyununda tekrar görmek istedim. Yönetmen Alexandra Kazazou, monologlardan oluşan metinde üç farklı kuşağı, Priamos-Hektor-Astyanax, anlatıyor. Üç farklı kuşak, aynı metni farklı biçimlerde tekrarlıyorlar. Her üç karakter de ölü aslında. Savaşın kendilerini yok etmiş olmalarına karşın, üzüldükleri şey yaşamıyor oluşları değil, savaşamayacak oluşları. Savaşın şiddetinin en yoğunlaştığı anda sahneye gelen kız çocuğu bence her şeye rağmen  yaşama isteğinin devam edeceğine ait bir umut veriyor. Üç oyuncu da övgüyü hak eden bir performans gösteriyorlar.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu