Misafir Sandalyesi

Alican Yücesoy / Aslında

Aslındaa… Hmm.. Aslında mı ? Evet aslında sizlere biraz Brecht’ten, Shakespeare’den ne bileyim biraz Marlowe’dan falan bahsetmek ordan yeni akımlara sıçrayıp Bir çıtır Hockney’den, efendime söyleyeyim Avishai Cohen’den, ne bileyim işte, böyle sanat da sanat, sanat da sanat diye inileyip elimden geldiğince dantel görünüp, hayatın ve kendimin bana yüklediği ve yükleme ihtimali olan tüm sorumluluklardan dem vurarak, tepeden bakarak, hafif bilmişlik yapmak isterdim ah bu benim cânım bedenimi, o güzeller güzeli beynimi nasıl memnun ederdi kim bilir… Aslında şöyle biraz da Jean Baudrillard’dan bahsederdim güne de uygun ahh… Ah ki ah… Ah ki aaahh… İş benim, kılıç benim nihayetinde, öyle değil mi. Ama ben, şimdi tam da şimdi aslında…
Evet aslında hiç bilmediğim şeylerden bahsetmek istiyorum daha doğrusu bahsetmek zorunda mı bırakılıyorum aslında? Mesela savaş? N’oldu ya, direkt konuya mı girdim? Yok yok endişeye mahal yok adı bile bu kadar demode olmuşken böyle şeylerden bahsetmeyeceğim elbette…… Yahu bırak, caydım işte; herkesin ağzında bi savaş lafı… Saçma şeyler bunlar aslında… Aslında Savaş’ı geçelim de biraz bildiğim ama bilemediğimden bahsedelim; bu daha iyi daha verimli…. Yani, aslında … Neyse yahu boşverin tam biraz Barış’tan bahsedesim geliyor sonra bir de bakıyorum bahsedesim kaçmış. Olur öyle aslında… Yani demem o ki aslında hepimiz kardeşiz. Ama şu herife çok fena tutuldum ha dur sonra yazarım…. Bizden değil di mi o…?!?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu