Köşe Yazarları

Ada Ayşe İmamoğlu / Replik Karalama Defteri

Replik Karalama Defteri
1.Gün
Akşamüstü saatleri, hafta içi, metrobüs durağındabuztuz
Yolcu: Pardon bir şey sorabilir miyim?
Ben: (sessizlik)
Yolcu : Pardon bakar mısınız?
Ben: (sessizlik)
Yolcu: Pardon (koluma dokunarak ve hafif yüksek sesle)
Ben: (irkilerek) Efendim? N’oldu?
Yolcu : Bu metrobüs en son hangi durağa gidiyor?
Ben: Cennet’e
Yolcu: Şaka mı yapıyorsunuz?
Ben: Şaka mı arıyorsunuz?
Yolcu: Hayır çok ciddiyim, İstanbul’da yeniyim, hangi durakta ineceğimi bilmiyorum. Bana en son durakta inmemi ve meydana kadar yürümemi söyledi.
Ben: Kim?
Yolcu : Erkek arkadaşım. Onun yanına gidiyorum da.
Ben: Doğru seçim, insan hep erkek arkadaşlarına gitmeli zaten.
Yolcu: Pardon? Anlamadım.
Ben : Boş verin benim tuhaflığım, yangından ilk kurtarılacak olamayan bir kirpinin hikayesini yazıyorum da ona takıldım. Son durak Avcılar. Ama oradaki meydanı bilmiyorum.
Yolcu : Yakın mı acaba? (düşünür bir ses tonuyla)
Ben : Hayat üzerinde bize neyin yakınlaşmasına izin verdik ki, meydanların yakın olmasını bilelim?
Yolcu : Pardon ama dediklerinizden pek bir şey anlamıyorum, adres sorduk alt tarafı! (sitem yapmaya hak bularak)
Ben : 1 lira o zaman
Yolcu : Nasıl?
Ben : Navigasyon hizmetimiz ücrete tabidir demek istedim… Yok aslında şaka yapmak istedim ama sorun tam bu aslında, ben ne desem dünya tersini anlıyor, korkarım siz de anlamadınız. Anlamadınız değil mi?
Yolcu yüzüme tuhaf bir şekilde bakar, sanırım yargılayarak bakar ve yerini 70 yaşlarında bir kadına verip 37 durak önce yanımdan kalkar…
Yetmiş Yaşındaki Kadın Yolcu : Evladım bakar mısın?
Ben : (sessizlik)
Yetmiş Yaşındaki Kadın Yolcu : Evladım!
Son Dip not: Dışarda başa çıkamadığımız bir kötülük var ise içimize dönüp yapabildiğimiz en acemi şeyi yapmak adına, yollarda notlar tutuyorum. Hayır artık hiç iyi olmayacağımı biliyorum. Bu sadece bir oyun.
Devamı önümüzdeki ay…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu