Köşe Yazarları

Ada Ayşe İmamoğlu / Hayal Gücü İktidara

“Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.”
Edip Cansever
Cansever_Abaci
Hayaller iyidir, hayal kuran insanları ve onları dillendirme cesareti olanları ‘sevmek’ gerek. Yaşadığımız bu çağda, hayallerin üzerine basa basa yol alan muktedire karşı elbette ‘hayal gücü iktidara!’* diye haykırmanın zamanıdır şimdi. Ağzını her açtığında tehditler savuran bu kötücüllüğe karşı hayal gücü saflarını sıkılaştırmak, direnebilmemizin de bir çıkış yoludur.
Daha önce hiç hayal kurmamış insanlarla karşı karşıyayız çünkü. Hiçbir şiirin başını okşamamış, hiçbir şarkıyı hafif çakırkeyif mırıldanmamış, hiç aşık olmamış, sokak ortasında hiç ağlamamış, bir ağaca sarılmamış, insanlığı hiç bilmemiş büyük karanlıkla karşı karşıya duran bir avuç insanız. Benim hiç umudum yok yeni bir düzen kurulacağına; güneşe ve ‘paraya‘ tapan rüzgarın yönü** bir süre daha olanca sertliği ile bizi sınayacak. Ve o rüzgarın yönünde akıp giden karanlık, on dört yaşında bir çocuğun katili olduğunu anlamadan, doğa anaya düşman, güzel ve iyi çocukları katleden, karanlık ordusunu kalabalıklaştıran, ilime nefret kusan, bilime düşman, sanatı ucube gören o karanlık, tüm alçaklığı ile dikilecek karşımızda. Barışın güvercinlerini tek tek katleden, barış diye haykıran herkesi yok etmeye çalışan karanlık Mezopotamya topraklarında ‘katil’ olarak tarihe adını yazdıracak. Çok işimiz var nefes aldığımız sürece; bu zamanlar unutulmasın diye yazmak, oyunları sokaklara taşımak, duvarlara şiirler yazmak ve çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler *** diyen bir avuç insan olarak bağırmalıyız: ‘Hayal gücü iktidara!’
Geçen sayıda yazdığım Roboski için tiyatro atölyesi, Müstahak sayesinde bir adım attı. Bağımsız ve cesuryürek tiyatrocular Roboski’de tiyatro atölyesi için toplanmaya ve hazırlık yapmaya başladılar. Umarım gelecek sayı bu hayalin daha büyük adımlarını da sizlerle paylaşabileceğim. Büyüyerek çoğalan, kocaman olan barış sesleri arasında belki de tüm ihtiyacımız olan omuz omuza hayal kurmaktır, kimbilir. Elimize kalemleri alıp duvarlara, ‘Ayşe Öğretmen yalnız değildir’ diye yazıp koşar adım Ayşe Öğretmen ve öğrencilerinin yanına gidiyoruz. Bu toprakların yazgısını kan ile yazanlara inat yangın yerinde insan kalarak**** direnmek bizim görevimizdir.
Biliyorum bitecek birgün her şey, her şey değişecek. Bütün bunlar sona erdiğinde, toz bulutu yere indiğinde tarih iki şeyi kalın harflerle yazacak: Biri alçaklar, diğeri bu alçaklara sanat ile direnenler.
*Paramaz Kızılbaş
** Arkadaş Zekai Özger
*** Nazım Hikmet Ran
**** Ataol Behramoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu