Köşe Yazarları

Zeki Göker / Tiyatroda yazar, tekerleğin dönmesini sağlayan ilk hız gibidir, o kadar…

“Tiyatroda yazar, tekerleğin dönmesini sağlayan
ilk hız gibidir, o kadar…”

Adana Şehir Tiyatrosu’nda, 5 Ekim 1963 günü “Ocak” oyununun galası, yazarı Turgut Özakman’ın katılımıyla yapılmış olması hepimizin yaşamında iz bırakacak ve unutulmaz bir anı olarak kalacaktı. Özakman, oyunun program dergisine, “Tiyatro Üstüne” adlı yazısını bırakarak ayrıldı Adana’dan…

Tiyatro üstüne (Turgut Özakman)
timthumb“Derim ki, medeniyetin en önemli belirtilerinden biri, belki de başlıcası tiyatrodur.
İnsanların değer ve gerçek ölçülerini değiştiren Yunan medeniyetini, özellikle tiyatro temsil eder.
Altmış bin nüfuslu Bergama kentinde, her gece temsil veren üç tiyatro vardı. Bu üç tiyatrodaki yer sayısı, otuz bini aşar. Tarihçiler, bu tiyatroların her gece dolduğunu ileri sürüyorlar.
Anadolu, gerçek ve halis tiyatrolara kavuştuğu gün, düşünce, anlayış, giyim – kuşam, genel görgü ve değerlendirmede bir büyük değişim ve gelişme olacaktır. Tiyatro – bence – oynadığı oyunlarla değil, asıl insanları bir çatı altında ve medeni bir düzen içinde topladığı, onlara bir süre küçük hesapları ve bencil kaygıları unutturduğu için okuldur, okul gibidir.
Seyircilerin fındık – fıstık yiyip, gazoz içtikleri kumpanya temsillerinden, herkesin bayram ziyaretine gider gibi derli toplu, temiz – pak, saygılı, çekingen ve mutlu olarak geldiği bu günkü tiyatrolara geçiş kolay olmamıştır. Bu gelişimin anlamı, önemi, büyük ve derindir. Her sosyal müessesede ve davranışta bu gelişimi sağlayabilseydik, yurdumuzun sorunları bu kadar çok ve çetin olmazdı.
Bu bakımdan tiyatro, yalnız bütün sanatları içine almış, üstün bir sanat olduğu için değil, bu büyük sosyal etkisi ile de ayrı ve yüce bir değer taşır.
Tiyatro erleri, gönüllüleri yurdun neresinde ve ne şartlar içinde olursa olsunlar, bu açık gerçekleri unutmamakla görevlidirler.
Seyircisiz tiyatro olayı olmaz. Seyirci de tiyatro geliştirir.”
“Ocak”ın, Adana Şehir Tiyatrosu’nda oynanması dolayısıyla, oyunu savunmaktansa tiyatroyu ve seyirciyi savunmayı tercih ettim. Bir oyuna ruh üfleyen tiyatro ile onun seyircisidir. Çünkü yazar, tekerleğin dönmesini sağlayan ilk hız gibidir. O kadar…”

Adana Şehir Tiyatrosu’nda sezonun ikinci oyununu Nejat Uygur yönetiyor: “Çikolata Sevgilim”. Rolüm var; “Foto Muhabiri”.Provalar başladı. 1 Kasım 1963.unnamed-2
Bugün, Osman Daloğlu, tiyatroya Vali Mukadder Öztekin tarafından müdür tayin edildi.
12 Kasım 1963 günü, saat 20.30 da, “Çikolata Sevgilim”in galası yapıldı. Nejat Uygur, çok hızlı bir rejisör. On günde oyun çıkardık. Ve oyun devam ederken Osman Daloğlu müdürlükten istifa etti. Yeni bir oyun sahneye koyuyor: “Bir Komiser Geldi”.
Son hazırlıklar yapılıyor ve oyun başladı. Ancak galiba yakında oyun kalkacak çünkü hızlı bir şekilde Gündüz Aykut’un provalarını başlattığı “Borusunu Öttüren”i hazırlıyoruz. Tiyatro Müdürlüğü, “Bir Komiser Geldi” oyununun repertuardan kaldırılmasını istiyor.
1963 yılı, Adana Şehir Tiyatrosu’nda dört ayrı yönetmenle, dört ayrı oyun çıkararak çok yorucu geçmişti. Ama inanılmaz bir öğreti olmuştu benim için. Üstüne üstlük, yıllarca para almadan çalıştığım tiyatrodan, günlük 10 Lira ile maaşa bağlanmıştım. Bir tiyatro oyuncusu olarak gidip tiyatro muhasebesinden maaşımı almak keyifli bir duyguydu. İlk defa anneme ve babama, kendi kazancımla hediye alacaktım. O heyecanla çıktım tiyatrodan.
Tiyatro benim için tutkunun ötesinde bir meslekti artık… Bu mesleği yaşamımın sonuna kadar sürdürebilecek miydim?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı