Gidenlerden KalanlarKöşe Yazarları

Zeki Göker / “Lumbago oldu İago, oynanamadı Othello!”

Adana Şehir Tiyatrosu’nda “Othello” provaları devam ediyor. “İpekçi Merhum” kaldırıldı. Oğuz Bora sahneye koyuyor. Kondüvitliği ve suflörlüğü bana verdiler. “Kondüvitlik” çok zevkli ama “suflörlüğü” sevmiyorum. “Othello”nun provaları çok sinirli bir hava içinde yapılıyor. Oğuz Bey bağırıyor, çağırıyor vs…
Provaların birinde, sahnede bir sessizlik oldu. Oğuz Bey ve Türkan Hanım’ın karşılıklı sahnesi. Takıldıklarını sanıp, sufle verdim. Oğuz Bey ‘es’ veriyormuş. Bana döndü ve bağırarak orada es olduğunu söyledi. Hiç sesimi çıkarmadım. Tiyatro oyunlarında es olduğunu öğrenmiş ve hiç unutmayacaktım.
Şehrin her tarafına dev levhalar konmuş ve “Othello”nun 15 Ekim 1964 günü oynanacağı halka ilân edilmişti. Basın, radyo ve belediye hoparlörü sürekli oyunun tanıtımını yapıyordu. Gala günü yaklaşıyor fakat bir sürü aksaklıklar çıkıyordu; dekorda ve oyuncuların ezberinde… Provaları bazen geç vakitlere kadar yapıyorduk. Böyle bir gece, Oğuz Bey hepimizi sahnede toplayıp, bir konuşma yaptı: Tiyatroda bazı bozguncu şahısların bulunduğunu ve bu şahısların, işleri sabote edip, adi ikilikler oluşturduğunu söyledi. “Bu şahıslara ben, defalarca doğru yolda olmadıklarını, tiyatro içinde ikilik yaratmamalarını, birlik olup kardeşçe geçinmelerini tavsiye ettim. Fakat onlar yine bu faaliyetlerine sessizce, kedi gibi devam ettiler. Ben bu gece, bu kedinin ayaklarını ayırmaya gidiyorum” dedi ve provayı bırakarak, çıkıp gitti… Birçok kişi çok şaşkındı, ne olduğunu anlayamamıştık. Ertesi gün, “görünen lüzum üzerine” Ziya Akelli’nin işine son verildi.
Nihayet 14 Ekim 1964 günü genel prova yapılıyor. Oyunda bir düello sahnesi var. “Iago” rolünü oynayan Özkan Gürol’un bu sahnede ayağı merdivende tökezledi ve düştü, sonra kalktı ve provaya devam etti. O sahnede rolü bitince, benim olduğum kulise geldi, biraz ayakta durdu sonra bir inleme duydum. Dönüp baktım, Özkan belini tutmuş ve yüzü acı içindeydi. İnleyerek, kuliste duran divanın üzerine yığıldı: “Zeki, Oğuz Bey’i çağır…” dedi. Koşup Oğuz Bey’e haber verdim. Oğuz Bey geldi, Özkan’ı alıp götürdüler. Ertesi gün tiyatroya haber geldi. “Özkan lumbago olmuş” Bu gece perde açılamıyor… Oğuz Bey, bunun bir sabotaj olduğunu söyledi ve Özkan’ın rolü elinden alındı; oyun tarihi 21 Ekim 1964 gününe ertelendi.
Ankara Devlet Konservatuvarı mezunlarından Erhan Gökgücü, Alp Öyken ve tiyatronun eski sanatçısı Macit Flordun hemen tiyatroya getirildi. Erhan İago’ya, Alp (Ziya Akelli’nin rolü) Ludouico’ya, Macit de Montano’ya hazırlandı. Oğuz Bey, Ziya Akelli’nin işine son verdiğinden beri her an benim de çekip gideceğimden ve kendisini zor durumda bırakacağımdan çekiniyordu çünkü beni Oğuz Bey’e Ziya Akelli tanıtmıştı.
Son provalara yaklaşırken bir gün, Oğuz Bey’in sesini duydum: “Zeki?” Perdenin önüne çıkıp “Buyurun hocam” dedim. “Evladım, bu oyunun kondüvit ve suflörlüğünü sonuna kadar yapacağını namusun, şerefin üzerine söz veriyor musun?” Birden şaşırdım, “Hocam, bu güne kadar bu tiyatroda çalıştım, kimse benden böyle bir teminat istemedi. Daha doğrusu gerek görmedi. Ama madem ki siz istiyorsunuz, söz veriyorum” dedim.
Nihayet 21 Ekim 1964 gecesi saat 21.00’de Othello başladı. Yeni bir sezona, yeni oyuncular ve yeni bir oyunla girdik. Adana Şehir Tiyatrosu’na yeni girenler Türkan Bora, Oral Altay, Erhan Gökgücü, Alp Öyken, Macit Flordun, Altay Tanur ve Serap Kıran’dı…
Othello başladıktan on beş gün sonra Güneri Kocatepe tiyatrodan istifa etti. Beni kenara çekip, Ziya Akelli ile turneye çıkacağını ve benim de kendisiyle gelmemi istedi. Kabul etmedim çünkü Oğuz Bey’e söz vermiştim. 7 Kasım 1964’te sezonun ikinci oyunu “Hamdi ve Hamdi” başladı. Bu oyunda, Oğuz Abi’nin kardeşi “Gürbüz Bora” da misafir sanatçı olarak oynuyor. “Hamdi ve Hamdi” devam ederken, oyunda rol alan “Gül Akelli” de istifa etti. O günlerde Osman Daloğlu’nun sahneye koyduğu “Pollyanna” çocuk oyunu sergilenmeye başlandı. Rolüm “Timothy” idi.
Adana Şehir Tiyatrosu, repertuvar tiyatrosu hâline dönüştü. İki gün “Othello”, iki gün “Hamdi ve Hamdi”, iki gün de “İkiz Kardeşim David” ve “Pollyanna” oynuyor. Bu yoğunluğa rağmen, sanatçılar arasında dayanışma yine yok.
Bazı olaylar yüzünden, suflörlüğü bırakmaya karar verdim. Bunu Oğuz Bey’e zar zor söyledim. Önce umursamaz göründü. Bir hafta “David” in provalarına gitmedim. Hafta sonunda Oğuz Bey, bana tiyatroda görev ve sorumluluklar üzerine bir konferans çekti ve suflörlüğe devam etmemi rica etti. Gururum okşanmıştı, kabul ettim…


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı