GenelGidenlerden KalanlarKöşe Yazarları

Zeki Göker – Gericilerin Tiyatro Düşmanlığı…

GERİCİLERİN TİYATRO DÜŞMANLIĞI…

Adana Şehir Tiyatrosu’nda Erhan Gökgücü, “İkiz Kardeşim David” oyununu sahneye koyuyor ama ışıkları bir türlü istediği şekilde yapılamıyordu. Sonunda dayanamayıp elektrik konsoluna çıktım. Provada ışığı Erhan’ın istediği gibi verdim. Oyun, repertuvardan kalkıncaya kadar, ışıkları ben idare ettim.

“David” sahneye konduktan sonra yaklaşan Ramazan programı için, “Kafes Arkasında”nın provalarına başlandı. Rejiyi ‘Gündüz Aykut’ yapıyor. Ben, Ahmet ve diğerleri yani Tarsus turnesinden hezimetle dönenler, tiyatro derneği kurma fikrinden vazgeçtik. Bir oyun bulup kendi özel tiyatromuz adı altında oynamaya karar verdik. Tiyatromuzun adı “Adana Sanat Tiyatrosu” olacak ve ‘Duvarların Ötesi’ni oynayacaktık. Provalara başladık, Adana basını özel tiyatromuza çok ilgi gösteriyordu; bütün yerel gazetelerde resimlerimiz ve bize ait olumlu yazılar çıktı. Bir gazetede çıkan yazı yüzünden rejisör Oğuz Bora ile aramız açıldı. Daha sonra düzelttik…
“Duvarların Ötesi” oyununu Gündüz Baba sahneye koyuyordu. Ama sonradan, tiyatrodaki işlerinin yoğunluğu yüzünden, oyunu bırakmak zorunda kaldı. Oyunun rejisini Ali Özgentürk ve ben yapmaya başladık. Oyunun provaları devam ederken Halkevi’nden bize vadedilen destek maalesef verilmedi. Bunun üzerine Halk Eğitim Merkezi müdürü Kadri Ağbalı devreye girdi. Bize derhal prova için salon, dekor için kereste ve para verdi. Ayrıca hepimiz seferber olmuştuk; kimimiz dekor yapıyor, kimimiz aksesuar, kimimiz de matbaa işleriyle uğraşıyorduk. Oyunun oynanmasına dört gün kala Macit Flordun provalara geldi. Dört gün boyunca sabahlara kadar oyunun bütün mizansenlerine dokundu. Nihayet prömiyer gelmişti. Hepimiz çok heyecanlıydık. Baba Gündüz ile birlikte oyun için çok güzel müzikler ve efektler bulmuştuk. Salon tamamen doluydu. Perde açıldı ve oyun başladı. Oyunun bitiminde salonda bir fırtına koptu adeta; alkışlar, alkışlar, alkışlar…
Adana Sanat Tiyatrosu, “Duvarların Ötesi” ile çok büyük bir ilgi uyandırmıştı. Ödenekli tiyatronun dışına çıkıp, her türlü sorumluluğu ve riski sırtımızda taşıyarak, özel bir tiyatro kurmak ve başarılı olmak farklı bir duyguydu. Galiba ödenekli tiyatrodan daha çok, özel tiyatro yapmak isteyecektim.
Adana Şehir Tiyatrosu’nda “İkiz Kardeşim David”i aksatmadık. Ayrıca, Musahipzade Celal’in “Kafes Arkasında” oyununda da yer alıp Ramazan’a hazırlanırken çok tatsız bir olay oldu…
Osman Daloğlu, Oğuz Bora ile prova esnasında yumruk yumruğa girmişti; zor ayırdılar. “Kafes Arkasında” oyununun son provalarıydı. Osman Daloğlu ‘Rıza’yı oynuyordu. Bir ara, biri seslendi: “Osman Bey gidiyor!” dedi. Döndüm “Nereye?” diye sordum. “İşine son vermişler, kendisine şimdi tebliğ ettiler.” Hemen kulise, Osman Bey’in yanına gittim. Belediye Başkanlığı’ndan tebliğ edilen yazıyı okuyordu. Görülen lüzum üzerine, görevine son verilmişti. Soyunma odasına girdi, kapıyı hırsla kapattı. Üzerindeki ‘Rıza’nın kostümlerini çıkarıyordu herhalde. Biraz sonra kendi giysisiyle çıktı dışarıya. Sahnenin kenarına gelince durup, sanki ilk defa görüyormuş gibi uzun uzun baktı. Dudaklarında acı bir tebessüm belirdi, hızla çıkıp gitti…

 

“Tiyatrodan kovulmak”…


Çok yürek acıtan bir şeydi… Arkasından bakakaldım…

9 Ocak 1965 günü Ramazan programı başladı. Şehir Tiyatrosu bugüne kadar böyle bir program görmemişti. Kapının önünde çıngırak çalan çığırtkanlar, çeşit çeşit kostümlerle ayıcılar, ellerinde tulumbalarla bağırıp çağıran tulumbacılar, fuayede bir saz heyeti ve şarkıcılar vardı. Seyirci, “Kafes Arkasında” oyununa böyle bir atmosfer içinde giriyordu ve Adana çok büyük ilgi gösterdi. Gala çok iyi geçti. Oyun gişe rekorları kırdı. Yirmi beş gün kadar oynamayı başardı. Ama sonunda, gerici zihniyetin baskısıyla Ali Sepici (Belediye Başkanı) tarafından afişler kaldırıldı, oyun durduruldu. Bu olay, yurt içinde büyük yankılar uyandırdı. Bir şey daha öğrenmiştim; seyirci, bir oyunu çok sevse de, sahiplense de, oyun gişe rekorları kırsa da, bir yobaz, karanlık zihniyet, oyunu durdurmayı başarıyordu!

Etiketler
Makale Altı Reklamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı