Köşe Yazarları

Yeşim Özsoy / Çağdaş Tiyatroda Yeni Yazım

Çağdaş Tiyatroda Yeni Yazım
Fransız oyun yazarı Ronan Cheneau ve Yönetmen ve Haute Normandie Nasyonel Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni David Bobee Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle Yeni Metin Yeni Tiyatro Projesi kapsamında İstanbul’da ağırladık. Cheneau ve Bobee Yeni Metin Yeni Tiyatro Atölyeleri katılımcılarıyla pratik ve teorik çalışmaların birlikte yürütüldüğü 5 günlük bir atölye gerçekleştirdi. Atölye SALT Galata’da ve Haliç Üniversitesi’nin desteğiyle bu mekanlarda yer aldı. Bu sene oyun yazarlığı atölyelerinin yanı sıra yönetmenlik ve oyunculuk atölyeleri de eklenen Yeni Metin Yeni Tiyatro atölyeleri katılımcıları için 5 günlük müthiş bir serüven oluştu. Çalışmalar 10-11-12 Şubat tarihlerinde SALT Galata’da, 13-14 Şubat tarihlerinde Haliç Üniversitesi’nde gerçekleşti.
Açıkçası bu derecede verimli bir atölye programı olması beni de çok mutlu etti. Ve uzun süredir düşündüğüm meseleleri de gözümün önüne serdi. 3 farklı grubun bir arada olduğu atölyedeki aklımda kalan en önemli anlardan biri David Bobee’nin metnin oluşması noktasında Shakespeare’den verdiği örnekti. Shakespeare’in metinlerinin kağıtlar halinde sahnede uçuştuğundan ve sahnede oyuncularla revizyonlarla yazıldığından bahsetti. O nedenle bu iç içe çalışma onun için çok doğal ve önemliydi. Bir başka an da Ronan Cheneau’nun metnin kutsallaştırılması konusunda belirdi; “Metin tanrı değildir ve ancak tiyatronun diğer dinamiklerine açık olduğu sürece anlamlanır” dedi. Bunların dışında pek çok başka mesele, an, bilgi, paylaşımla İstanbul’dan ayrıldı misafirlerimiz. Varlıklarının ve yaptıklarının tadı damağımızda kaldı.
ronan-cheneauBu sene Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali için şimdiden üretime başladık ve her sene olduğu gibi bir kavram belirledik. Bu senenin kavramını da yazar Ronan Cheneau önümüze attı. “Peki ya Mutluluk?” Bu senenin konusu ve festival teması budur. Şimdi burada ondan bu önermeyle ilgili yazdığı metni alıntılıyorum. Mayıs ayında Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivalinde görüşmek üzere!
Ronan Cheneau: On yıldan fazla bir zamandır ben (yazar) ve David Bobee (yönetmen) çağdaş sahnelerde sıkça dile getirilen “sahne metni yazımına” yakın bir anlayışla çalışıyoruz. Yazımın, temaların, anlamın, hikâye örgüsünün sadece metne ya da tiyatro oyununa ait olmadığını, ışıkla, dekor-kostüm tasarımıyla (sahne tasarımı-senografi), bedenlerle, imgeyle de ortaya çıkabileceğini hatırlatmak isterim. Tiyatroya ait her bir disiplin “yazı yazmaktadır” günümüzde; oyuncular doğaçlar, dansçıların ya da akrobatların bedenleri anlatır, imgeler anlam ifade eder. Yazar, sahneye ait bu yeni yazım biçimlerine nasıl adapte olabilir? Yönetmen ve oyuncular, akrobatlar ya da dansçılar yazım sürecinin nasıl bir parçası haline gelirler?
Nasıl bir metin fiziksel bir cümleciği, nasıl bir doğaçlama bir yazımı çağırabilir, bir metni değiştirebilir? Çalışmamız sahnenin birbirini etkileyen bu yeni unsurlarına odaklanıyor. Mahremiyet, tekillik, kendilik yazımı konuları ve bunların hangi hallerde daha geniş, şiirsel ve siyasi anlamlar alabileceği üzerine çalışıyoruz.
Peki ya mutluluk?
Önemsiz gibi gözüken bu soru, bizi bir yığın sorgulamaların kucağına bırakıyor. Öncelikle meşruiyetini sorguluyoruz: Açık ya da örtülü krizlerin ve çeşitli çatışmaların yaşandığı bu dönemde, bu aptalca mutluluk sorusunu sormak yerinde mi? Çıkar ve kimlik çatışmaları devletler ve siyasetler düzeyinde yaşanırken; kişisel, mahrem ve önemsiz her şeyi barındıran bu soruyla ne yapmak gerekir?
Erkek – Mutluluğun ne gibi bir eksikliği olabilir? Mutluluğun ne eksikliği olabilir, her şeyin elimizden kaçıp gittiğini tespit ettikten sonra üstelik…
Kadın – … Bir boşluk? … Bir beyazlık?
Erkek – ... Artık bir şeyin arayışında olmamak. Ve yolun hiçbir yere götürmemesi….
Kadın– Bir fısıltı? Bir izlenim?
Erkek – … Sonuç olarak bu şekilde çok daha iyi olmalı dememiz kendi kendimize…
Kadın – Bir tabu? Boş bir oda? Soğuk bir duş? Şekerli bir tat? […] »
David Bobee ve onun tiyatro topluluğuyla yazdığımız Yamyamlar adlı oyunun ilk satırları bunlar. Oyunu yazarken, farklı disiplinlerin bir araya gelmesinin (sirk, dans, tiyatro) ve sahne çalışmasıyla (ışık, kostüm, dekor tasarımı, doğaçlama, oyunculara ait kelime dağarcığı) diyalog halindeki bir metin yazımının bizim için ne kadar önemli olduğunu gördük. Buna daha sonra farklı uluslardan sanatçılarla çalışma arzusu eklendi.
web.whatsapp.com e55be973-6e64-4e62-b284-92d5a1407a5bYamyamlar’ı 2007 yılında, Avrupa’daki finans ve mortgage krizinden önce yazmıştık ve sonuçlarını bugün gördüğümüz terörizm kurbanlarının sayısı o sırada Irak ve Afganistan’da on binlerle ifade ediliyordu.
Oyun, alışılagelmiş bir konforun içine yeni yerleşmiş orta sınıf genç bir çiftin hikâyesini anlatıyordu. Neredeyse on sene önce bu mutluluk sorusu ilüzyonun kırılışı ve ideallerin elimizden kaçıp gitmesi bağlamında soruluyordu. Tabii ki bütün bu bağlam değişti.
Ama mutluluk meselesi, şimdi çok uzak görünen kriz öncesi zamana göre çok daha siyasi, acil ve yeni bir hâl alabilir ve jeopolitiğin bizi ezdiği böyle bir zamanda bize kadınların, erkeklerin somut ve bireysel durumlarına, onların inanışlarına, fikirlerine, umutlarına yeniden bakmamıza fırsat verebilir.

Makale Altı Reklamı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı