HaberlerYurttan Haberler

Yargılanan ya da hüküm giyen sinemacılar

Altyazı Fasikül, yargılanması devam eden ya da hüküm giyen sinemacıları bir araya getirerek bir liste hazırladı. Hazırlanan listede sinemacıların hangi iddialarla yargılandıkları ya da hüküm giydiklerine yer verildi.

>> Gazeteci ve görüntü yönetmeni Şiyar Dicle’nin 15 yıl hapis istemiyle yargılandığı dava, 8 Kasım 2019’da görülen duruşmada 11 Mart 2020 tarihine ertelendi. Medyascope.tv çalışanı olan Dicle, daha önce de KHK ile kapatılan Azadî Tv, Hayatın Sesi TV, DİHA gibi kurumlarda gazetecilik yapmış ve Müslümanlaştırılmış Ermenileri anlatan Saklı Haç (2019) belgeselinin görüntü yönetmenliğini üstlenmişti.

>> Roza – İki Nehrin Ülkesi (2016) belgeselinin yönetmeni Kutbettin Cebe’nin, söz konusu film vasıtasıyla “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlandığı davanın ilk duruşması 12 Aralık’ta Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Cebe’nin adli kontrol şartı kaldırılırken, yurtdışı yasağının devamına karar verildi. Dava 19 Mart 2020’ye ertelendi.

>> Sinemacı Özay Şahin, “propaganda-ajitasyon çalışmaları yürütmek” ve “yardım-yataklık” gibi iddialarla 7 yılı aşkın süredir tutuksuz yargılanıyor.  Şahin’e yöneltilen suçlamalar arasında Ben Uçtum Sen Kaldın (2012) belgeselinin çekimleri de yer alıyor. Şahin’in, alt limit 4 yıl 8 ay, üst limit 15 yıl hapis cezası talebiyle yargılandığı davada, en son duruşma 20 Kasım 2019 tarihi görüldü. Dava 24 Mart 2020’ye ertelendi.

Özay Şahin’in konuyla ilgili kaleme aldığı yazıyı  Serbest Kürsü köşemizde okuyabilirsiniz.

>> Aralarında Anadolu Kültür yönetim kurulu başkanı Osman Kavala, sinemacı Çiğdem Mater, oyuncular Memet Ali Alabora ve Ayşe Pınar Alabora gibi isimler de bulunan 16 kişinin yargılandığı Gezi Eylemleri Davası’nın 24 Aralık’ta Silivri’de görülen dördüncü duruşmasında da Osman Kavala için tahliye kararı çıkmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, davanın tek tutuklu sanığı olan ve iki yıla yakın süredir cezaevinde tutulan Kavala’nın, makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanmış olduğunu vurgulayarak derhal serbest bırakılmasını istemişti.

Film yapımcısı Çiğdem Mater ikinci duruşmada yaptığı savunmada, sadece film çekmek istediği için darbeye teşebbüsle suçlandığını ve söz konusu filmin çekilmemiş olduğunu ifade etmiş; “Bu iddianame eğer bir film senaryosu olsaydı mantıksız hataları nedeniyle reddedilirdi ama burada hayatın sinemadan daha kurgu olduğunun göstergesidir,” ifadelerini kullanmıştı. Sanıklar “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılanıyor ve haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın bir sonraki duruşması 28 Ocak 2020’de görülecek.

>> Fotograf (2001), Bahoz (Fırtına, 2008) ve Zer (2017) filmlerinin yönetmeni Kazım Öz, hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı. Savunmasında “hayatını sinemaya adamış bir yönetmen” olduğunu vurgulayan Öz, hakkındaki iddiaları reddetti ve beraatini istedi. Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın 4 Şubat 2020 tarihine ertelenmesine karar verdi. Yönetmenin 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapsi isteniyor. 1 Ekim’de görülen ilk duruşmanın öncesinde sosyal medya hesaplarından bir açıklama yayınlayan Öz, iktidarın başlattığı “cadı avı”nın sanatçıları kapsayacak şekilde büyüdüğünü belirtmiş, “örgüt üyeliği” ile suçlanmasının yaptığı filmlere kesilmek istenen bir ceza olduğunu ifade etmişti. Öz, sinema yapmaya her şekilde devam edeceğini de sözlerine eklemişti.

>> Tiyatro oyuncusu ve yönetmen Ersin Umut Güler, 2014-2017 yılları arasındaki sosyal medya paylaşımları delil gösterilerek açılan davada “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan 1 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında savcılık tarafından ifadeye çağrılan Güler’e “Cumhurbaşkanı’na hakaret” ve “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarından iki farklı dava açılmış, Güler “terör örgütü propagandası yapmak” davasında 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla açılan dava ise 2 Ekim 2019 tarihinde sonuçlandı ve Güler tekrar hapis cezası aldı. Oyuncunun avukatlarının istinaf yoluna başvurması bekleniyor. Ersin Umut Güler, Hile Yolu (2012) ve Misafir (2015) adlı filmlerde de rol almıştı.

>>  2016 yılının Ocak ayında “Bu suça ortak olmayacağız!” başlığıyla yayınlanan metni imzaladıkları için “terör propagandası” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin davalarında alınan beraat kararları büyük bir hızla artıyor. Beraat kararları, Anayasa Mahkemesi’nin 26 Temmuz 2019 tarihinde akademisyenlere verilen hapis cezalarının ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetmesi üzerine alınmaya başladı. Söz konusu suçlamayla yargılanan binin üzerinde akademisyenin içinde sinemayla da uğraşan pek çok isim var. 2016’da Barış İçin Akademisyenler bildirisine destek verdiklerini açıklayan 433 sinemacı hakkında “suçu ve suçluyu övmek”ten ayrı bir soruşturma da başlatılmıştı.

>> Anayasa Mahkemesi, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan hapis cezasına çarptırılan ve 6 Aralık 2018’den bu yana cezaevinde bulunan Sırrı Süreyya Önder’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Sinemacı, yazar ve eski HDP milletvekili Önder, kararın ardından 4 Ekim tarihinde tahliye edildi. Sırrı Süreyya Önder, 2013’te Kazlıçeşme’de düzenlenen Newroz etkinliği esnasında yaptıkları konuşmalar nedeniyle eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’la birlikte hapis cezasına çarptırılmıştı. Cezaevinde tutulduğu sırada Önder’le sinema ve siyaset üzerine mektuplaşarak yaptığımız söyleşiyi şuradan okuyabilirsiniz: <fasikul.altyazi.net/mektup>

>> Pek çok sinema filmi ve TV dizisinde de rol alan usta tiyatro oyuncusu Orhan Aydın, 2017 yılında Kuşadası Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Derneği’nde düzenlenen Sivas Katliamı anmasında yaptığı konuşma nedeniyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla yargılandığı davada 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Aydın’ın cezası ertelenmedi.

>> Bakur (2015) belgeselinin yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandıkları dava yedinci duruşmasında, 18 Temmuz 2019 tarihinde karara bağlandı. Davanın görüldüğü Batman 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Demirel ve Mavioğlu’na 3’er yıl hapis cezası verdi, “suçun basın yayın yoluyla işlendiği” gerekçesiyle cezayı 4’er yıl, 6’şar aya çıkardı. Ayrıca yönetmenler hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Demirel ve Mavioğlu’nun son savunmalarını yapmalarını beklemeksizin mahkemeden çıkan kararın ardından 20 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul Hill Otel’de düzenlenen basın açıklamasına sinema sektörünün önde gelen isimleri ve milletvekillerinin yanı sıra çok sayıda destekçi katıldı. Oyuncu Nur Sürer’in Bakur Belgeseliyle Dayanışma Platformu adına okuduğu basın açıklamasında kararın “Türkiye’de üretimde bulunan tüm sinemacılara yönelik doğrudan bir ifade özgürlüğü ihlali ve tehdit niteliğinde” olduğu belirtildi.

>> Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açılan ve 2 yıl 6 aylık hapis cezası alan tiyatro oyuncusu Cenk Dost Verdi, denetimli serbestlik şartıyla serbest bırakıldı. Ağır Abi (2011) sinema filminde de rol alan Verdi 11 ay cezaevinde yatmış oldu.

>> Anayasa Mahkemesi, Adressiz Sorgular (2006) filmi için 2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan tescil ve kayıt başvurusunun reddedilmesini ifade özgürlüğüne aykırı buldu ve daha önce kabul edilmeyen davanın yeniden açılmasını istedi. Faili meçhul cinayetlere değinen filmin yönetmenler için Ali Gündoğdu Gündoğdu ve Mustafa Demirsoy, başvurularının reddedilmesi ve açtıkları davanın uygun bulunmamasının ardından AYM’ye başvurmuşlardı. 5 Temmuz 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan kararda “Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini” belirten AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için tekrar dava açılmasına ve başvuruculara manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Kararın, benzer sebeplerden yargılanan birçok sinema filmi davasına emsal teşkil etmesi bekleniyor.

>> 2017’de referandum protestoları sırasında video çekerken gözaltına alınıp üç ay tutuklu kalan video aktivist ve belgeselci Kazım Kızıl’ın davası 11. duruşmasında sonuçlandı. Kızıl, “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” suçundan beraat ederken, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kızıl’ın cezaevinde tutulduğu süreyi göz önünde bulundurarak cezanın infaz edilmeyeceğine hükmetti.

>> Anayasa Mahkemesi, 2016 yılının Ocak ayında “Bu suça ortak olmayacağız!” başlığıyla yayımlanan metni imzaladıkları için hapis cezası verilen 10 akademisyenin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, ihlalin ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması için karar örneğinin yerel mahkemelere gönderilmesine, başvuruculara 9 bin lira tazminat ödenmesine de hükmetti. Kararın haklarında aynı eylemden dava açılmış, aralarında sinema alanında üretim yapan pek çok ismin de bulunduğu bütün akademisyenler için emsal teşkil etmesi bekleniyor.

>> Nû Jîn (Yeni Yaşam, 2015) adlı belgeselin Batman’da gösteriminin yapılması sonrasında açılan dava Şubat 2019’da sonuçlandı. Filmin yönetmeni Veysi Altay örgüt propagandası yapma suçundan 2 yıl 6 ay, belgeselin Batman’da gösteriminin yapıldığı Yılmaz Güney Sineması’nın o dönemki müdürü Dicle Anter aynı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kobanê’de IŞİD’e karşı verilen mücadelede yer alan üç kadının hikâyesine odaklanan belgeselin afişi, üzerinde YPG bayrağı bulunması nedeniyle mahkemede “suç unsuru” olarak kabul edildi. Mahkeme ayrıca Altay ve Anter’e yurtdışına çıkma yasağı getirdi.

Veysi Altay ile yeni filmi Kuyu (Bîr) üzerine yaptığımız söyleşiyi Ses köşemizde okuyabilirsiniz.

>> Son filmi Zer’in (2017) bazı sahneleri filme yapım desteği de vermiş olan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sansürlenen Kazım Öz hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla dava açıldı. Öz’ün, 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapsi isteniyor. Yönetmen, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “terör soruşturması” kapsamında Kasım ayında memleketi Dersim’de gözaltına alınmış, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Öz’ün 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davası 1 Ekim’de Dersim’de görülmeye başlanacak. İddianamede Öz’ün 2010 yılında yasal bir siyaset akademisinin bazı eğitimlerinde konuşması ve Gezi Parkı’nın yıkılmasına karşı protestolara katılması delil olarak gösteriliyor.

>> Benim Varoş Hikâyem (2016) filmiyle ilgili Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava Nisan 2019’da sonuçlandı. “Suçu ve suçluyu övmek” iddiasıyla açılan davada filmin yönetmeni Yunus Ozan Korkut ve filmde rol alan beş oyuncu hakkında beraat kararı verildi.

Kaynak: Altyazı Fasikül


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


Müstehak

Kâr amacı gütmeyen, derdi sanat olan ve sanatı sizlere ulaştırmanın yeni yollarını bulmak için verdiğimiz uğraşlar sonucu doğan bağımsız bir Müstehak'çı...

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı