Köşe Yazarları

Ufuk Tan Altunkaya / Tiyatro Elbette ki Destekleniyor

Tiyatronun kültür politikaları içinde yer almadığından, devletin maddi olarak tiyatroları desteklemediğinden, özel sektörün tiyatroları destekleme mekanizmalarının iyi çalışmadığına dair sürekli şikayet ediyoruz. Türkiye’de tiyatronun büyük açmazlarından söz ediyoruz. Çözüm önerileri arıyor, tartışmalar yapıyoruz.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2013 verilerine göre Türkiye’de tiyatro oynanmaya uygun 678 salon bulunuyor. 2013 sezonu içinde oynanan farklı yerli oyun sayısı ise 5301.
Peki biz son yıllarda salonlarımızın kapanmasından dert yanarken, bırakın turneleme yapacak salonu, kendi salonlarımızı bile kapatmak zorunda kalırken kimler bu kadar fazla oyun çıkarıyor? Kültür Bakanlığı bu sezon tam 4.312.000 TL yardım yaparken neden tiyatrolarımız elektrik faturasını bile ödeyemeyecek halde?
Bizler problemlerle yüzleşmeye çalışırken aslında tiyatronun desteklendiğinin farkında değiliz. İşte temel sonuç: Toplum içindeki kamplaşma ve bölünmenin tiyatrolar üzerinde de oluşması sağlanıyor. Hükümet ve bu çerçevede de devlet kendi yanında yer alan sayısız tiyatronun kurulmasına öncülük ediyor.
Kendi yandaş tiyatrosunu yaşatırken, “esas” tiyatronun yok olmasına vesile oluyor. Bunu hem resmi yardımlarla, hem de resmi olmayan el altından ödemelerle gerçekleştiriyor.
Sayısız “çok amaçlı” kültür merkezinde gelişi güzel yazılmış sayısız oyun her gece halka “ücretsiz” sunulurken yeni bir yandaş tiyatronun gelişimi sağlanıyor. Özel tiyatrolar içinde başlatılan bu hareket sessizce büyümeye devam ediyor. Şimdi de sıra şehir ve devlet tiyatrolarını bu yapıya dönüştürmeye gelmiş oluyor.
Türkiye’de tiyatro bitmedi. Türkiye’de bugün gelişen ve temelini tiyatro kültüründen/ahlakından/geçmişinden almayan yeni bir tiyatro doğarken, Bizler savaşın haklı tarafında mücadeleye devam ediyor oluyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı