Köşe Yazarları

Ufuk Tan Altunkaya / Gelenek ve Devekuşu Kabare

Gelenek ve Devekuşu Kabare
272099_coverBugün Taksim’den Sıraselviler Caddesi’ne doğru yürümeye başladığınızda az biraz ileride solda Türkiye Tiyatro Tarihi’nin en önemli oluşumlarından biri sayılan bir tiyatronun eski sahnesinin önünden geçmiş olursunuz. Devekuşu Kabare…
Bir tiyatro yazarının ve sahneye koyanının en büyük başarısı, oyun stratejisini iyi belirlemekten geçer. Kurduğu metni ve sahnelemeyi, toplumsal olgulardan hareketle, belirli bir amaç ve iletişim algısı düzleminde, izleyiciye ulaştırma çabasıyla kurgular. Bu nedenle oluşturulan yapıtın kabullenilirliği toplumun yapısıyla yakından ilgilidir. Bir yazarın toplumsal olanı yakalaması ve aynı ortak dili konuşabilmesi açısından “topluma ait” olanı kullanması, izlenebilecek en etkin yollardan biridir ve yaratıcının oyunun amaçsallığını başarıya götürebilmesi açısından önemlidir.
“Topluma ait” olanın yakalanmasında ‘gelenek’ten gelenin kullanılması bir yöntem olarak gösterilebilir. Geleneksel olanın kaynağını kesin bir şekilde belirtemeyeceğimize rağmen, oluşumunun insanlık tarihi kadar uzun bir sürece dayandığını belirtebiliriz. Geleneksel tiyatronun da yapısını bu uzun süreçle eşdeğer tutmak yanlış olmayacaktır. Bu durum, geleneksel tiyatronun toplumun kendi dilinden, kendi yapısından ve ortak düşünce ya da ortak duyarlılık yapısından oluştuğunu gösterir. Geleneksel tiyatro, tek bir bireyin değil, toplumsal olanın ürünüdür. Bu nedenle de birey tarafından yaratılan eser yanında gücünü çok rahat belli eder. Bu noktadan hareketle çağımızda birey merkezci yaratılan eserlerde, geleneksel yapının unsurlarını kullanmak, oyunun başarısını ve kabullenilirliğini arttıracaktır.
Geleneksel olanın kullanılması tiyatronun kimliksel problemlerini çözme açısından da önemlidir. Bu nokta özellikle de alımlama yoluyla oluşturulmuş ve gelişmiş olan Türkiye tiyatrosunun toplumsal kabullenilirliğini arttırmada, toplumun kendisi tarafından oluşturulmuş geleneksel tiyatronun kullanılması akıllıca bir yöntem ve stratejidir.
İşte bu noktada Haldun Taner’in tiyatrosu devreye girer. 1967’de Haldunfft16_mf2852091 Taner’in öncülüğünde kurulan Devekuşu Kabare
geleneksel tiyatro ile batı tiyatrosunun mükemmel bir birleşimi şeklinde karşımıza çıkar. Politik yönüyle, sahneleniş yöntemiyle, seyirciyle kurduğu ilişkiyle kendi alanında bir çığır açar. Bu kadar popülerleşmesinde prodüksiyon başarılarının yanında, üslubun ve oyun oluşturma yönteminin büyük etkisi vardır.
Metin Akpınar ve Zeki Alasya da ceplerinde çay içecek paraları dahi yokken, yokluk içinde dahil olmuşlardır tiyatronun kuruluş aşamasına. İlk oyunlarında matbaadan afişleri teslim alacak paraları dahi yokken, on yıllık süreçte 1 milyon 150 bin izleyiciye ulaşmışlarıdır.
Darbe dönemlerinde dahi sözünü sakınmayan, eleştirel, politik ve de seyir gücü yüksek bu oluşum ne yazık ki 1992 yılında kapanmıştır.


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı