Köşe Yazarları

Ufuk Tan Altunkaya / Alternatif Tiyatro Mu? Alternatif Sahne Mi?

Temel düzlemde bakıldığında alternatif tiyatronun “ana akıma” karşı yada ona bir öteki konumunda durması gerekir. Tarihsel süreçten de hareketle alternatif olanının yeni çıkacak veyahut gelişecek olan akımı doğurması gerektiği de söylenebilir. Dolayısıyla bu tiyatronun yenilikçi, deneysel, gelişkin ve geliştirici olduğunu düşünmek gerekir.  Öyleyse Türkiye’de de alternatif tiyatronun öncü, yenilikçi ve Türkiye’nin yeni tiyatrosunu doğuracak bir tiyatro, bir biçim olması gerekmektedir. Türkiye özellikle cumhuriyetten sonra kendi ulusal tiyatrosuna kurmak adına özellikle 1940 itibari ile çalışmalar yapmıştır. Konservatuvarın kurulması, Devlet Tiyatroları’nda ilk adımların atılması, bölgesel tiyatroların kurulması gibi konular aslında Türkiye’de daha yeni yeni bir ana akım tiyatrosunun oluşma göstergeleridir. Özellikle altmış sonrası tiyatronun gelişimi, seyirci sayısının artması, tiyatronun yükselmesini ve aslında 1940’lardanitibaren başlayan sürecin oturmasını sağlamıştır. 1970’lerden sonra oturmuş ve kendi geleneğini yaratmaya başlamış bir ana akım kendini göstermeye başlar ve hiç tesadüf değildir ki bu tarihten itibaren alternatif tiyatro da çıkmaya başlar. Alternatifin oluşabilmesi için güçlü bir ana akım gerekir çünkü nereden bakılırsa bakılsın öncü veya alternatif tiyatro azınlık ve yan tiyatrodur. Daha yol açıcı ve yeni bir sese önem veren bir tiyatrodur. Özellikle 70’lerden başlayarak 80’ler ve 90’larda örneklerine bol rastlanabilecek bereketli ve dikkate değer örneklerin verildiği görülmüş, Türkiye Tiyatro tarihi adına önemli adımlar atılmıştır.
Peki bugün bir alternatif tiyatrodan söz etmek mümkün müdür? Yoksa bugün alternatifimages (7) diye bahsedilen alternatif sahnelerden mi ibarettir? Özellikle iki binli yıllarla beraber, yüksek sayıda mezun veren tiyatro okulları sonucu “işsiz” kalen tiyatrocu gençler, kendi kendine mücadeleye devam edip sisteme ayak diretmeyi sürdürmek isteyen tiyatro grupları, hevesli kolektifler alternatif sahneler doğurmuşlardır. Türkiye tarihinde ilginç bir dönemin yaratıcıları.
Ancak burada tanım karmaşası ortaya çıkar. “Alternatif Sahneler”in hepsi aynı zamanda alternatif bir tiyatro vaat etmemektedirler. Keza dönemsel ilişkiye bakıldığında da bugün alternatif olarak anılan çoğu kurumun ve grubun geçmiş dönemlerle ne bir benzerliği, ne de pratiksel/teorik hiç bir bağı bulunmamaktadır. Bu da bugün, ya bu sahnelere ya da geçmişte var olan tiyatrolara haksızlık yapılmasına neden olmaktadır.
Bugün bu alternatif sahneler içinde alternatif tiyatro denemeleri yapan tiyatrolar vardır. Ama aynı zamanda bu alternatif sahnelerde ana akım örneklerinin de görülebileceğini unutmamak gerekir. Unutulmamalıdır ki; bu sahneler sadece var oldukları yerler, işleyiş biçimleri, ve/veya biçimleri, fiziksel durumları nedeniyle alternatif sahnelerdir. Alternatif sahneleri bugünün alternatif tiyatrosunun temsilcisi olarak görmemek gerekir. O daha öznel ve sanatsal bir kavramken, sahne alternatifliği daha fiziksel bir ayrımdır.


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı