Köşe Yazarları

Sabahattin Yakut / Ya da Kırık Bir Kalem

Evet… Aslında lafı uzatırım, dolaştırırım da dolaştırırım… Cümleye bir başlamayı vereyim, bütün mahalleyi sokak sokak dolaşır öyle gelirim cümlenin sonuna… Yani işin aslı yazı dilinde de gevezeyimdir; birazdan fazla… Neyse gene lafı uzatmayayım; bu defa kısa kesmek niyetindeyim… dünya hepimizin de bildiği üzere çok garip bir yere gidiyor… Nereye gittiğini kimse kestiremese de gittiği yerin garip bir yer olduğuna herkes emin… Hele ki; biz ve biz gibi üçüncü dünya ülkeleri daha bir yakın hissedi- yor bu sıkıntıyı… Biraz fazla acılı, ölümlü, kanlı… En masum eylemlerimizden tutun da, düğünümüz derneğimize varıncaya kadar zaten her şeylerimiz biraz kanlı, ölümlü, yaralı…
Dünyanın merkezindeki bazı ülkeler belki bizim kadar bu durumları günbegün yaşamıyorlar ama artık onlarda nasiplenmek zorunda kalıyor… Bunun sebebi ise merkezde ki ticaret anlaşmaları ve para kazanacak belirli insanların çıkarları olsa gerek… Artık bir ülkeyi almak için onunla savaşmanıza gerek yok ne de olsa. Bir iç savaş her şeyi çözer. Siz de nem alanacaksanız, yolunuz açılmış olur. Fakir ve cahil halk bunun için biçilmiş kaftandır ve kullanılmaya hazırdır. Çünkü saf ve temiz duyguları, inançları vardır. İnandıkları peşinde cennet veya iyi bir inanan olmak dışında bir art niyetleri yoktur kimilerinin…Kimilerinin ise kendi ezilmiş ırkını yüceltmek ve var etmek dışında bir menfaatleri yoktur aslında… Ama ne yazık ki bunların hepsi, bazı insan ya da kuruluşların menfaatleri uğrunda kullanılır. Hem kendi topraklarında, hem de savaştan çok uzak coğrafyalarda inançları ve saf duyguları teröre malzeme edilir…. Bu noktada düşün adamları (feylezoflar), sanatçılar devreye girer bütün dünyada… Bağır çağır her yerde dinlerin aslında bir hümanizma ekseninde döndüğünden bahsederler, insanların kullanıldıklarından söz açar, onları yanılgılı yönlendirmelerden kaçınmaya çağırırlar.
Yapmak istedikleri tek şey vardır, o da; insanları aydınlatmak ve onları göremedikleri, gözden kaçırdıkları, bilmedikleri, bilemedikleri ayrıntılara dikkat çekerek barışa davet etmektir. Çünkü önemli olan insan yaşamıdır. Yaşamdan ve yaşamaktan daha önemli hiçbir eylem yoktur dünya üzerinde hiçbir canlı için. Elbet iyi bir yaşam ve hakkı olan bir yaşam… Bu düşün adamları ve sanatçıların bu işler için kendilerine ait çeşitli silahları da vardır ayrıca. Zeka, öngörü, analiz, fırça, müzik, beden, kalem… Ama bu silahlar ne kadar zararsız da olsa aslında dünya yörüngesinde kendi çıkarları için insanlığı, yaşamı hiçe sayan yaratıklar için en büyük tehlike- dir… Bu tehlike dünyanın gidişatı ne kadar kötüye giderse gitsin daha da artarak daha da çoğalarak büyüyor dünyada… Çünkü uzun bir kalem kırılır, iki kısa kalem olur… kırıldıkça daha da sivrilir… İki tiyatro kapanır, yirmi alternatif mekan açılır… Dünya ne kadar kötüye giderse gitsin ne tiyatro, ne müzik, ne şiir, ne de Karikatür bu gidişatın önünde durmaktan vazgeçmeyecektir… Sivrilecektir, çoğalacaktır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı