Köşe YazarlarıYurttan Haberler

Sabahattin Yakut / Ya da kendine sanat yapanın kendinden gayrı yoktur düşleri

Sanat yapmak birazdan daha fazla düş işidir. Yani biraz düşü genişin yapacağı iştir… Düşlemek ise sadece düşlemeyi gerektirir. Düş, rüya gibi havada kalmamalıdır elbet; yoksa kime ne kimin düşünden…
Düşler sadece kişinin kendisi ve gördüğüne dair olanlardır. Amma başkalarının da düşlerinin farkında olan ve o başka başka düşlerde kendini bulanların işidir daha çok sanat.
Sanat ile uğraşanın derdi büyüktür… Çünkü herkesten evvel derdi kendisidir… Bunu başlarda kabul etmese de git gide düş aşırı gerçeklerle kabul etmeye başlar.
Çünkü öncelikle kendi ile derdi olmayanın kendindeki sorunları bilmeden, çözmeden veyahut kendi ile yüzleşmeden iyileşmesi, sağalması mümkün değildir… Netice olarak kendini iyileştirmeye cesareti olmayanın zaten dünyayı veyahut memleketi veyahut ilçeyi veyahut mahalleyi ve de sokağı ve de evini dahi iyi etmesi mümkün değildir.
O hâlde ne yapmalıdır?! İşte cevabı tek olan mevzu da budur. Şöyle ki, cevabı tek olunca dolambaca da gerek kalmıyor…
Dürüst ol ey insan…
Kendine dürüst ol.
Cerrah değilsen önlük giyme; kimse seni o ameliyata sokmayacak. Her sanat eseri bir hayat değilse bile o hayatlara temas edeceğinden, gözün gibi sakın, çerden çöpten korur gibi…
Cerrah ameliyatına ego bulaştırırsa yahut bilmediği, hâkim olmadığı alana bulaşır ise ihtimalin büyük olanı ya hasta kaybedilecektir ya da hasta sakat kalacaktır.
Yahu sırf egodan, sırf hırstan ötürü ameliyata girilir mi? Girilmez. Sen de sahneye girme – güzel insan- ol…
Daha özünde barışıklığı sağlayamamış insanın yapacağı da safi kendisini sevmek olacakmış gibi geliyor. İnsan elbet kendisini sevsin ama kendisi için eserler verecek kadar sevmesin sanki?! İyi işler yaptıkça sevse ya; biz de onu daha çok severiz.
Uzun lafın kısası koca sezonda izlediğim oyunlar içinde o kadar sadece kendi için yapılmış oyunlar izledim ki, o kadar kendi için üreten insanlar gördüm ki; o kadar hırsı, egosu ile sahnede olan insanlar gördüm ki, ne yaptım ne ettimse ne kendimi ne yanımdakini yöremdekini koyamadım içine. Öyle olunca da bir mesafe oldu aramızda üretilen sanatların çoğunluğuyla… Keşke böyle olmasaydı diyor insan…
Çünkü başkası için yapmazsan kendini göremezsin. Çünkü sen ancak başkasında görürsün kendini… Seni elbet bir kişi bile anlasa ulaşmışsın demektir. Ama o da yanlış anladıysa ve de onun anladığı senin anlattığın değilse?! İşte al sana çözülmez düğüm…
Gözünüzü seveyim… Kendinize de yapın tabii ki ama şu memleket bakın ne hâle geldi kendine yapanlardan… Bari biz yapmayalım da, bir tarafı düzgün olsun devenin… Hem Ben’i hem de BEN’i yerden yere vur sahnede. Ama ne hırsınla yazıp çiz, ne de egonla var et sahnede kendini; çok kötü oluyor çünkü… Bir süre sonra bu var etme çabası hem beni yok eder, hem de seni…
Sanat düş işidir demiştik ya; işte o düş, eli ayağı yere bastığında gerçek olur… Havada kalan, rüzgar olup giden düş rüyadan başka bir şey değildir…
Ve rüya, sadece gören için gerçektir…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı