Köşe Yazarları

Sabahattin Yakut / Ya da Kapatalım Tüm Alternatifleri

Bu günlerde, hatta bayağı zamandır alternatif sahnelere ve oyunlara dair bir yükleniş başladı ve duracak gibi de görünmüyor… Bahsettiğim durum alternatif sahnelerde vücud bulan oyunlar değil; hali hazırdaki devlet ve belediye tiyatrolarının dışında
söyleyecek sözü olan, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan ve sahnesi olmayan tiyatrolara sahne imkanı sağlayan alternatif mekanlar ve köklü özel tiyatrolardan söz ediyorum…
Çeşitli denemeler ve arayışlar içinde olmaları ile beraber, aynı zamanda arayış içinde olan diğer ekiplerin de dile geldikleri bu mekanlar, hem bir yandan ciddi maddi sıkıntılarla boğuşup, hem de diğer yandan otorite karşıtı, dert sahibi işleriyle savaş vermeye devam ediyor… Hem alternatif sahnelerin hem de oralarda sahne alan ekiplerin maddi olarak bir beklentileri yok aslında. Sadece tek beklenti, seyirciye ulaşmak ve hayatlarını idame edecekleri bir paradan ziyade, kiralarını karşılayacak kadarlık bir bilet ücreti…
Evet, ayakta kalabilmek ve seyirci çekebilmek adına ünlü yüzlerin olduğu oyunlar da yapılmaya çalışılıyor; ünlü yüzü, arkası olmayan ekiplere de yazık oluyor bu sırada ama biraz da reklam adına mecbur kalınabiliyor… Biletler de pahalı. Çünkü gelen gidenin altında eziliyor ve devletin bir gıdım, o da etliye sütlüye bulaştığı cok farkedilmemiş tiyatrolara verdiği paralar da anında suyunu çekiveriyor… Dolayısıyla biletler de gittikçe pahalanıyor…
( Benzine 11 kuruş zam geldi gene bu arada)
Hep iyi işler de yapılamayabiliyor tabi; bazen katlanamadığımız oyunlara da sahne oluyor bu mekanlar, hatta ‘sen yapma kardeşim’ dediğimiz işlere de… Ama köklü tiyatro kurumlarında da bu tür oyunlara denk gelmiyoruz değil… Hatta şöyle diyebiliriz ki, maddi sıkıntılarına rağmen bir çok çağdaş deneme de iyi sonuçlar verebiliyor ve umutlandırabiliyor insanı…
Ama şimdilerde tiyatroya nefes aldıran bu mekanlar ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Hepsinin0d2c719b8286bfa615e34611f4c7c8af ortak sıkıntısı maddiyat, evet. Ama bir başka ciddi sorun var ki, çok fena; tiyatro camiasının ta kendisi… Kimi olduğu yerin farkında olmayan, kimi her şeyi bildiğini sanan, tiyatroyu ayı sevgisiyle seven ve kendinden başka bu işi layıkıyla yapabilecek kimsenin olmadığını sanan; düşene binbir tekme atmaya yer arayan tiyatro sevmez tiyatrocular… Oyun izlemezler, sorsan birçok mekanın adresini bilmez; birbirine giydirmeye gelince susmasını bilmez; yaptığı işi olmuş, yapamadığını anlaşılamamış sanan tiyatrocular… Hani akrabanın akrabaya ettiğini akrep etmezmiş ya akrebe, bizimkiler de aynen öyle… Öyle hiiiç yönetimin,patronların uğraşmasına gerek yok; biz bize yeteriz… Zaten yönetimin
sözünden çıkamayan köklü tiyatroları kapatsınlar, törpülesinler; biz kendi kendimizi kapatırız…
Sözüm şudur ki birbirimizle, egolarımızla, burunlarımızla uğraşmayı bırakalım da iş yapalım… Yapamıyorsak başka bir meslek yapalım… Her şeyi de bilmeyelim. Bu mekanlar nasıl ayakta duracak, ona kafa yoralım…
Birbirimizi yermek yerine iyi iş yapmada egolarımız değil, ürünlerimiz yarışsın…
Ya da kapatalım, vuralım kapısına kilidi bu alternatif mekanların da AUDITION’lara koşalım…
Sen sağ ben selamet…


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı