Köşe Yazarları

Nihan Şerbetçi / "Kötüler Büyür, Sen Çocuk Kalmışsın!"

Nasıl göründüğüyle ilgilenmekten vazgeçince oluyormuş galiba biraz…Hani göbeğini içine çekme gereği duymadığın insanların yanında edilen rahat gibi sanırım. İnsan nasıl göründüğünün bir önemi olmadığına ikna olduğunda, kendini görünüşünün ardına saklamaktan vazgeçtiğinde, içiyle dışı aynı yörüngede adım atmaya başlıyor’muş. Yani, galiba…
Herhangi bir şeyde ne hissettiğimi hissetmekle çıktığım yolda çok sobeliyorum kendimi…Hafifliyorum.Küs’lerimle barışıyorum, çünkü biliyorum ki, şu yaşadığımız kısacık bin yıl küsmek için yeterince uzun değil. Benimle barışmak konusunda aynı fikirde olmayanlara da küsmüyorum yeniden üstelik.Hiç yer bulamadığım bir oyuna, o gece gitmem, tesadüf değildi bunu çok iyi biliyorum. O geceydi zamanı… Oyunu izlediğim gece bir “garaj”da, bir noel gecesinin sonunda kalabalığa aldırmadan ağladım. Ağladıkça barıştım içimdeki yalnızlıkla. Ağladıkça kirpiklerimden akan karanlık içimi aydınlattı…
Bazen bir film, filmin içindeki 4 kelimelik bir cümle. Bazen bir oyunun, bazen bir şarkının herhangi bir yerindeki keman sesi dokunur içine insanın. İnsan en çok kendine çelme takıyor ve tin’le ten arasındaki tel farkı akortla düzelmiyor ve işte o keman sesi, içi çok fena yakıyor…
Orkide’yi düşünüyorum… Ve kendi sesinden bile ürken Kahraman’ı. Çocuk kalan, çünkü kötülüğü bilmeyen Kahraman’la, şen kahkahalı şakalarına canının acısını hapseden, kendi acıması muhtemel ayakları için çantasında taşıdığı “yara” bantlarını, bir başkasının yarasına şefkatle saran, içindeki büyümeyen çocukla kendini kalabalık hisseden Orkide’yi..Sonra “sevme”yi bilip bilmediğimi düşünüyorum… Mevlana’nın dediği, Kahraman’ın sorgulattığı gibi…”Sarılmayı bilip bilmediğimi, sahiplenmeyi, sahiplenildiğimde sadık kalmayı.
Aşık olmayı bilip bilmediğimi… Bölünebilir misin? diyorum kendime ikilere, üçlere, gerekirse binlere? ”Yapabilir miyim? Gerçekten sevebilir miyim? Ve anlıyorum; “sevmenin demesi” olmaz. Unutmamalı ki, ya çok sever insan, ya da hiç sevmez… ” Hayatı ve sevgiyi gerçekten hissedenler sahneden, insana kendisini böyle sorgulatıyor işte seyredene…
Gözyaşım burnuma düşe düşe uykuya daldım oyunu izlediğim o gece… Kahraman dev bir Orkide’yi düşleyerek uyudum… Kemal Hamamcıoğlu’nun kaleme aldığı, İpek Bilgin’in yönettiği şahane oyun GARAJ’ı Enis Arıkan ve Güven Murat Akpınar oyunculuklarıyla taçlandırıyor…
Hala şansınız varken, izleyin derim..
Sevgiyle…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı