Köşe YazarlarıYurttan Haberler

Merve Engin – Bir Direniş ve Eylem Biçimi Olarak Şarkılar

[vc_row][vc_column][vc_column_text]“Bana bir önyargı verin, dünyayı yerinden oynatayım.”
Garcia Marquez
 

BİR DİRENİŞ VE EYLEM BİÇİMİ OLARAK ŞARKILAR

 
Bahar geldi! Kutlu olsun!
Bugün akordiyon çalan abi yanında kızı, mutlu mutlu geçti sokaklarımızdan; bize baharı müjdeledi.
Ve hayır dediğini ilân etti. Yok canım, konuşmadı.
İçinde bulunduğumuz demokratik şartlar buna müsaade etmiyor. Yani hayır demenize.
Çünkü hayır demek hakkınız olmaktan çıktı. Sizi terörist yapıyor. Neyse, siyaseti tartışmayacağım.
Hayır dediğini “İzmir Marşı” çalmasından anlıyorum.
Başıma bir şey gelmeyecekse İzmir Marşı’nı sevmem. Marş sevmem.
Ama bu ara “hayır” demek olduğundan, duyunca içim kıpırdanıyor.
 
Ve ne zaman Kardeş Türküler konserine gitsem, kendimi sevgi dolu hissediyorum.
Hele son yıllarda neredeyse her konserlerine gidiyorum. Başka şehirlere yolculuk ediyorum.
O kadar gidiyorum ki, artık beni tanıyorlar.
Üstelik iyi müzik yapıyorlar.
Hasılı, bir Kardeş Türküler konserine gidin. Ermenice ‘zepur gı tarnam’ söylenirken, bilen bilmeyen, dinleye dinleye öğrenen herkesin içine dolan aşkla ya yanındakine ya aklındakine nasıl düştüğünü görün.
Filistin’den gelen ‘ah ya reem al ghuzlan’da içimiz kıpırdanırken,
‘Şah-ı Merdan’da nasıl kimlere ait olduğunu düşünmeden yerimizde duramadığımıza bakın.
Metin Altıok’un kimliksiz ölülerini Zazaca dinlerken, nasıl dili unutup ölenlerin kaderlerine ah edildiğini görün.
Bahçede yeşil çınar söylenirken, onların susup bizim nasıl kırgın şarkıyı söylediğimizi görün.
Sonra konserin sonunda işler nanay derken, güzelim Roman insanlarıyla aynı yere yükselen ruhunuzla 9/8’lik ritmimize, nihayetinde mutlaka el ele tutuşup çektiğimiz halaya.
Bir görseniz, yaşadığınız toprağı sevesiniz gelir.
Laz’ını Kürt’ünü, Ermeni’sini ayırmadan; insanı sevesiniz gelir. Kimin elinden tuttuğunuza bakmazsınız, o halay hiçbir zaman mükemmel değildir, ama herkes inançlıdır.
Herkes bir olmanın peşine düşer…
Çünkü kardeşimin türküsünü duymak, benimle aynı yerden inceldiğini görmek bana insanı hatırlatıyor.
Gezip gördüğüm, yaşayıp bildiğim, gülümsemesine kurban olduğum, derdimi dert edinen, dinini sormadığım, kökenine bakmadan ekmeğini bölüştüğüm insanını hatırlatıyor.
Kötüye kötü diyen, iyi bildiğini savunan, iki’den fazla gözü olmayan, ikiden fazla bacağı olmayan, nefessiz yaşayamayan, ben gibi insanlarını hatırlatıyor.
Çok düşkünüm memleketimin topraklarına; uğrunda ölmek için değil, üstünde yaşamak, dünyayı anlamak için.
Efsunludur toprakları ülkemin, bereketlidir.
Kıymetlidir insanı, bu toprağın bereketiyle büyümüştür.
 
Güneş vuruyor içeri, kulağımda Kardeş Türküler; mirkut; Ekmeğe övgü.
İçimde umut…
Akordiyon çalan abi, üst sokaklarda İzmir’in marşını çalıyor. Eşlik sesleri duyuyorum.
 
Şimdi içindeki hamaseti koy bir kenara; bildiğin tüm söylemleri unut.
Kimin neden evet dediğini, kimin neden hayır dediğini tartışma.
En sevdiğin müziği koy.
Evrenselliğine inan.
İnsana inan.
Sana dayatılanlara inanmadan, bildiğin soruyu cevapla.
İşte o zaman geleceğin senin ellerinle inşa edileceğine inanacaksın.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_separator][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]Ne okudum:
Jean Buffet / Boğucu Kültür
[/vc_column_text][/vc_column][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]Ne okuyorum:
Nermin Yıldırım / Dokunmadan
[/vc_column_text][/vc_column][vc_column width=”1/3″][vc_column_text]Ne okuyacağım:
Hakan Günday / Piç
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı