GenelHaberler

Kanbolat Görkem Arslan'ın 'maymun poposu' ve 'orta parmak say' mesajlarına dair zorunlu açıklama

Sayın Kanbolat Görkem Arslan,
Dün yayınladığımız “Grand Pera Emek” adlı AVM paylaşımına cevap vererek önce takipçileriniz ile paylaştığınız “maynun poposu” ve “orta parmak say” içerikli mesajlarınıza istinaden;
“Emek Sineması”nın yıkılması bir kültür tarihinin yok edilmesi demektir! Eğer Costa Gavras’ın sözüyle anlatacak olursak “Geçmiş belleğimizden bir parçayı silmek ve gelecek için önemli bir mekânı ortadan kaldırmaktır”
Ayrıca Demirören AVM’nin yanına bir AVM daha dikilebilsin diye yıkılan tek sinema “Emek Sineması” değildir! Aynı yapı içerisinde “İpek” ve “Rüya” sinemaları da bulunuyordu. Ve bütün bu salonlar sanatın “s”sinden anlamayan devlet adamlarının iki dudağının arasından çıkan emirlerle yok edildi! “Tuncel Kurtiz’in adını ağzınıza düstur ile alın!” diyorsunuz ama oranın önünde hep birlikte gazlandığımızı, toma sularına maruz kaldığımızı herhalde unutuyorsunuz!
Görkem Bey, Emek Sineması iddia edildiği gibi “taşınmadı”, “restore edilmedi”; oranın tarihi yok edilirken yaşanan hukuksuzlukları anlatmaya sayfalar yetmez. Ama belki şu bile yeterli olabilir anlamanıza; 25 yıllığına eski Emekli Sandığı’ndan kiralanan ve kamuya ait olan alan koruma kanunları hiç edilerek yıkıldı! Bizlere, hepimize ait olan bir tarih rant uğruna yok edildi!
Tıpkı yıllarca içinde eşyalarla birlikte çürümeye terk edildiği kanıtlanan Muammer Karaca Tiyatrosu gibi, tıpkı mimarların “Yıkılmasına gerek yok, onarılabilir” demelerine inat “Çatlayın patlayın bak yıktık!” denilen Atatürk Kültür Merkezi gibi, iktidarın olmayan sanat politikaları sonucu Beyoğlu’nu terk etmek zorunda kalan tiyatro salonları gibi, bir zamanlar İstiklal Caddesi üzerinde sıra sıra dizili arasından yürüdüğümüz, gölgesinde sevgilimizi beklediğimiz ve artık olmayan ağaçlar gibi…
Yırca köylüleri “Emek bizim zeytinimizdir!” demişti; evet, Emek Sineması barışmak ve uzlaşmak için uzatılan bir zeytin dalıydı belki de. Ancak o dalı kırdılar, 20 metre yukarıya alışveriş merkezinin içine sahte çiçekler ve sahte ağaçların arasına diktiler.
“Oranın ruhunun suçu nedir?” diye sormuşsunuz! Ruhu mu? Sizce gerçekten oranın ruhu kaldı mı? Alican Yücesoy orada gerçekleşen bir ödül konuşmasında; “Kültürü var eden insanların iradesini hiçe sayan, şiddetle bastıran bir zihniyetten nasıl bir kültür merkezi çıkar?” diye sormuştu!
Sizce bu zihniyet sayesinde oranın ruhu gerçekten hala yaşıyor mu?
Özetle Emek Sineması yıkıldı, yok edildi Görkem Bey! Yerine çakması, gerçeğine benzetilerek yapılan bir süs eşyası dükkanı “Grand Pera Emek” açıldı! Üstelik Kadıköy’de bulunan “Emek Sahnesi”nin adını mahkeme tehditi ile “Kadıköy Emek Tiyatrosu” olarak değiştirterek açıldı!
Tatlı saatler geçirmek için bu akşam sahneye çıkacağınız Grand Pera Emek’te sizleri acı gerçeklerle tedirgin ettiğimiz için bağışlanmayı diler…
Saygılar sunarım
Gazete Müstehak adına
Güney Zeki Göker
 
[Müstehak’ın paylaşımını ve Görkem Bey’in paylaşımlarını buraya iliştiriyorum. Konuyu bilmeyenler için…]


Fotoğraf tarafımızdan blurlanmıştır!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı