#NedenAtıldık

Irmak Örnek / " İnsan sevgisinin sağı-solu olmaz. Siyah-beyaz değildir!" #NedenAtıldık

Irmak Örnek / ” İnsan sevgisinin sağı-solu olmaz.

Siyah-beyaz değildir!”

asdassac

2012 yılında seçme ile Zengin Mutfağı adlı oyunda “kız” rolünde oynamaya başladım. 5 yılda 6 oyunda aktif rol aldım. Sadece Zengin Mutfağı oyunu ile 170’den fazla temsile çıktım. 5 yıl içerisinde binlerde insanın ayakta alkışları arasında selamımı verdim. Kuruma girdiğim ilk günden itibaren bana verilen her rolü her asistanlığı her etkinlik görevini zevkle ve disiplinle icra ettim. Mesleğime olan sevgim, yıllarca bulunduğum noktaya gelmek için harcadığım emek tarif edilemez.

Benim dışımda işten çıkarılan 19 arkadaşımın arasında ödüllü olanlar var. Ödüllü olmayıp da kendini sahne üstünde ispat etmiş gayet de önemli eleştirmenlerin sözlü ya da yazılı takdirini kazanmış olanlar var.  İşten çıkarılma sebebimiz nasıl oluyor da “Performans düşüklüğü” olabiliyor? Aramızda kapalı gişe oyunlarda yer alanlar var. Seyircinin takdiri nasıl bu kadar göz ardı edilebiliyor?
Kimler bizi işten attı? Tek bir isme ulaşamadık hala. Muhatap bulamıyoruz. Elimizdeki tek bilgi atılanların listesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları Departmanı’ndan bağlı olduğumuz taşeron firmaya mail olarak yollandığı. Kaldı ki bunun kararını verebilecek olan merci sadece Genel Sanat Yönetmenliğidir. GSY’miz Sayın Süha Uygur‘un haberi dahi yoktu atıldığımızdan. Bizden öğrendi.
Tiyatro sanatçısı olmak “sahneye çıkma arzusu” ndan öte, bir yaşam biçimidir. Meseleniz İNSAN SEVGİSİdir. İnsan sevgisinin sağı-solu olmaz. Siyah-beyaz değildir. Grilere saygı duyar, herkesi kucaklarsınız. Bu bir zihniyettir. Mesele oyuncu olmaktan ötedir.
Benim kurumdan uzaklaştırılmam tiyatronun özüne zerre zarar veremez. Lakin taşeron sistem ile çalıştırılmak ve bizim başımıza geldiği gibi yazılı tek bir açıklama yapmadan telefonla aranıp “performans düşüklüğü” bahane edilip 1 günde kapıya konulduğunuz da Şehir Tiyatroları’nda çalışan olmak adına insanları endişeye sürüklersiniz.
Mesleğinde başarılı, zeki, yaratıcı, yaptığımız işi bulunduğu noktadan çok daha öteye götürebilecek insanları tiyatromuza (hala tiyatroMUZ diyorum evet) katmak istiyor isek önce bu taşeron işçiliğe son vermemiz, en azından sözleşme şartlarını iyileştirmemiz, insanların geleceğini kollayan, kendilerinin kıymetli olduğunu gösteren bir sisteme geçmemiz gerekiyor.
Bizler yıllardır yasadışı çalıştırılıyorduk. Taşeron firma ile imzaladığımız sözleşmelerimize belli aralıklarla son veriliyor ve 1 gün sonra yine işe alım yapıyorlardı. Böylece tazminat hakkımız elimizden alınıyordu. Kurumda kalan arkadaşlarımız bu şartlarda çalışmaya mecbur bırakılıyorlar hala.
Ne mutlu bize son olaylardan sonra öğrendik ki imzaladığımız taşeron işçi sözleşmeleri hukuksal boyutta hiç bir şey ifade etmiyormuş. Açacağımız davaları %100 kazanıyoruz. Çünkü geçmişe yönelik ispatlı emeklerimizi kimse iç edemez. Hukuk bu noktada kesinlikle bizden yana. İşe iademizi ve kıdem tazminatlarımızı kazanacağız.
Davalar malesef belki yıllarca sürecek. Arzum şudur ki; bu yorucu sürece bizleri kimse mecbur bırakmasın. İşe iadelerimiz yapılsın, bu hatadan kısa zamanda dönülsün. Bizim kimseye bir zararımız yoktur, olamaz da.
Tek derdimiz mazlumun yanında olmak, zorbaya hesap sormak, hakkı yenilene “uyan!” diyebilmek.
Sevgiler
Irmak Örnek

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı