Köşe Yazarları

Iraz Yöntem / Siz yoksanız bir eksiğiz…

Her ay yazı yazmaya oturduğumda kafamda tek bir soru oluyor: “Bu ay ne yazsam?” Bu soruyu sormamın sebebi, yazacak bir şey bulamamam değil; aksine o kadar çok şey oluyor ki, hangisini yazarsam dergi baskıya girdiğinde güncelliğini ve önemini yitirmemiş olur diye düşünüyor olmam.
Bu ay da baskının tatile girmesi vesilesiyle kendime gündem olarak ‘güvenli’ bir konu seçeyim dedim ve bu sezona veda – yeni sezona hazırlık konulu bir yazı yazayım dedim, affınıza sığınarak…
Sonuna geldiğimiz sezonda Tiyatro(Hâl) olarak karşınızda olamadık ne yazık ki. Bunun pek çok nedeni vardı, biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.
Öncelikle, sahneyi neden kapattık? Aslında niyetimiz sahneyi kapatmak değil, başka bir adrese taşımaktı. Geçtiğimiz yaz İstanbul’da bir karakola yapılan saldırı sonrası bu kararı almıştık. Çünkü bizim sahnemiz bir emniyet müdürlüğünün hemen yanındaydı ve biz dahil hiçbir yol arkadaşımız ne yazık ki kendini pek güvende hissedemez olmuştu. Aslında dünyanın gelişmiş bir ülkesinde belki de en güvende olacağımız lokasyondaydık ama burada tam tersiydi. Tabi ki seyircilerimizin de can güvenliği söz konusuydu. Yürek hoplamaları içinde ne oyunlarımızı oynayabilirdik, ne de misafirlerimizi ağırlayabilirdik.
Tabi ki taşınmak istememizin tek nedeni bu değildi. İçinde bulunduğumuz mekan fiziksel problemlere de sahipti; rutubet ve su baskını problemlerimizi bir türlü kalıcı olarak çözemiyorduk ve ne yazık ki mal sahibimiz de bizim yaşadığımız bu problemlere pek duyarlı değildi.
tiyatro hal kediTüm bunlar bir araya gelince yol görünmüştü, bize yeni bir yuva lazımdı.
Uzun bir süre karış karış dolaştık; hem fiziksel, hem de finansal olarak bize uygun bir yer aradık. İnanır mısınız, 350 metrekare genişlikte, en az 4 metre tavan yüksekliği olan ve sosyal yaşamın içinden pek de uzak olmayan bir yer bulamak neredeyse imkansız! Buldunuz diyelim, o kirayı ödeyebilmenizin mümkünatı yok desek abartmış olmayız. İşin en acı tarafı, zaten tiyatro salonu olan bir yer bulmak hayal! Biz hep ‘dükkan’ ilanlarına bakmak zorunda kaldık (tıpkı bizim gibi bu işi yapan/yapmaya çalışan tüm arkadaşlarımız ve meslektaşlarımız gibi)…
Sonra ne mi oldu? Bombalar patlamaya başladı! Bombalar hiç durmadı… Patlayan her bomba canlar aldı, yaraladı, umutları törpüledi, acıları arttırdı, hepimizi korkar hâle getirdi sokaklardan (ama bir yandan da bu korkuları dile getirmekten utanır hâle getirdi)…
Bakmayın umutsuz gibi göründüğüme, şimdi madalyonun öbür tarafından bahsedeceğim. Bütün bunlar olurken biz tabi ki boş durmadık; hep çalıştık, hattâ belki önceki sezonlardan daha da çok çalıştık. Elinizde tutmuş olduğunuz hepimizin “Müstehak”ını kendimiz için bir tiyatro sahnesi belledik ve (Güney’in tabiriyle) her ay yeni bir oyun çıkarmak gibi düşündük hazırladığımız her sayıyı.
Sürekli düşündük, okuduk, araştırdık, izledik, tartıştık, sohbetler ettik, bir araya gelebilmek için çalışmalar yaptık; o toplantı senin, bu toplantı benim koşturduk durduk. Durmadık da aslında, devam ediyoruz hâlâ… Hattâ güzel şeylerin tohumlarını ektik, zamanı gelince sizlerle paylaşmak için de sabırsızlık duyuyoruz.
Kısacası geçtiğimiz sezonu ‘biriktirmek’ ve ‘demlenmek’ için değerlendirdik. Her şeyin son sürat yokuş aşağı gittiği zamanlarda biz bunu fırsata çevirmeye çalıştık. Sizlerden aldığımız geri dönüşler bizi daha da kamçıladı; ‘umut’ sizin de sayenizde içimizde daha da büyür hâle geldi. Yan yana olmanın gücünü bir kez daha hatırladık.
tiyatro iyiir(Malum aylardan Mayıs, Gezi’nin hatırasını yok saymak ihanet olur).
Önümüzdeki sezon neler olacak, hepimizi nasıl bir dönem bekliyor bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var; biz yılmadan, yorulmadan, vazgeçmeden çalışmaya devam edeceğiz! Seçtiğimiz meslekte bir ömür öğrenci olmanın aslında ne büyük bir şans olduğunu unutmadan daha çok öğrenmeye, üretmeye, yaratmaya ve dayanışmaya çalışacağız. Tıpkı 3 yıl önce Gezi’de ağaçlara sarıldığımız gibi birbirimize sarılıp hayata tutunacağız! Yaşamı güzelleştirebilmek için, iyinin, doğrunun, güzelin, adaletin, mutluluğun peşinden koşacağız. Ve hep hatırlatmaya çalışacağız; unutmayın, siz yoksanız bir eksiğiz…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı