Köşe Yazarları

Iraz Yöntem / Özgürlük "VAR"!

Dünya tarihine baktığımızda, baskıcı dönemlerde yaşananların hep benzerlik taşıdığını görürüz. Otoritenin yaşamın bütünü üzerinde tahakküm kurmasıyla, iletişim ve ifade biçimleri sürekli bir değişimden ve dönüşümden geçmiştir. Özellikle sanat alanında yeni akımların doğuşuna sebep olan bu baskıcı ve kısıtlayıcı dönemlerde sanatın her alanında yaratım artmıştır.
Hattâ sanat da, çoğu zaman bir iletişim biçimi hâline gelmiştir. Duygu ve düşüncelerin ifade edilişinin baskılanmasıyla adeta yeni bir dil oluşturulmuştur. Kısacası, duygu ve düşünceler hiçbir zaman tahakküm altına alınamamış ve hep özgürlüğün/özgürleşmenin bir yolunu bulmuşlardır. Onlar özgürleşirken bedenler genellikle tutsak hâle gelmiştir. Kimi zaman sınırları belli alanlara hapsedilerek, kimi zaman da bazı sınırlardan içeri girememek şeklinde tezahür etmiştir bu tutsaklık; ama mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmemişlerdir.
Mücadele edebilmenin ilk yolu, tutsak bedenlerin içindeki zihinleri açık ve aydınlık tutmak olmuştur. Çünkü korku, endişe ve umutsuzluk bir kere girdi mi zihne, duygu ve düşüncelerin özgürleşmesi de imkânsız hâle gelir. Çünkü bunların hepsi birer zehirdir ve zihin, bu zehirlerle beraber varolmanın umudunu bedenin sınırlarına hapseder. O bedende de yayılıp büyüyebilecek tek şey artık umutsuzluk olur ve ‘özgürlük’ işte tam da o anda ölüm döşeğindedir artık…
Sanat, tam da bu noktada o zehirlerin panzehiridir. Kendini ifade edebilmenin çeşitli yollarını bulmak için hummalı bir çaba baş gösterir. Özgürlüğe giden yol uzun ve çetrefillidir; ama yolun sonunda bedenin varlığından öteye geçen özgürlük her yerdedir. Ve o özgürlük artık herkesindir. Çünkü özgürlük sanatsal bir yaratımın sonucunda kılık değiştirmiştir ve artık bir şiirdir, tablodur, heykeldir, şarkıdır, oyundur… Herkes kendi özgürlüğünü yaratılan bu eserlerle birleştirebilir, bütünleştirebilir; paylaşıp dönüştürebilir…
guernica_all Yüzyıllarca, hattâ bin yıllarca öncesinin özgürlük ifadeleri bugün hâlâ birilerinin parmak izleriyle ve nefesleriyle var olmaya devam ediyor. Temennilerimizi yazarların ve şairlerin dizelerinden alıntılıyorsak, ressamların tablolarından tarif ediyorsak içinden geçtiğimiz zamanları, sahnede seyircisiyle büyüyorsa oyunların replikleri; özgürlük hâlâ her yerde ve hepimizde demektir.
Tarihten miras kalanların yanı sıra yeni özgürlük ifadeleri de keşfediliyor, keşfedilmeye de devam edecek. Yarınlarda bugünlerin özgürlükleri de birer eşlikçi olarak tarihe geçecek. Bu böyle sürüp gidecek. Zihinler esir düşmedikçe özgürlük hiçbir zaman hapsedilemeyecek. Karanlığa karşı bir savaşsa yürütülen, insanın en büyük silahı zihnidir. İşte tam da bu yüzden umut insanın ta kendisidir!


Karanlık…
Karanlık koyu…
Karanlık yapışkan…
Karanlık ağır…
Aydınlık…
Aydınlık sen…
Aydınlık ben…
Aydınlık biz…
Aydınlık doğum, umut, yarın…
Aydınlık ‘var’…
Çünkü her karanlığın sonu mutlaka aydınlık…


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı