Köşe Yazarları

Iraz Yöntem / O Umut Buraya Gelecek Arkadaş!

Bir yılı daha geride bırakıyoruz… Acıları, kayıpları, yasları bir önceki yıla oranla kat be kat artan bir yılı; izleri bizde bâki olmak şartıyla geride bırakıyoruz…
Yeni yıl demek her zaman ‘umut’ demek olmuştur. Ama son birkaç yıldır bizim için ‘bir bilinmezi beklemek’ten öteye geçemiyor yeni yılı karşılama düşüncesi. Herkesin kafasındaki tek yükselen değer, soru işaretleri…
Çoğunlukla cevaplarını öğrenemediğimiz sorulara yenilerinin eklendiğine tanıklık ettiğimiz yeni yıllara giriyoruz artık…
İnsanın içinden “Cevaplar Kitabı”nın bir sayfasını açıp öyle umutlanası geliyor…
Soruyorum ben de: 2017’de bizi neler bekliyor? Rastgele bir sayfasını açıyorum “Cevaplar Kitabı”nın; şaka değil, gerçekten! Karşıma çıkan sayfada ne mi yazıyor?
Cevap: Adımlarını dikkatli at!
Bu kadarı da olmaz ama; bir kez daha soruyorum:
Gerçekten mi?
Bu sefer cevap: Artık bu konuda yeterince deneyimin var!
Dünyanın en eğlenceli ve muhtemelen birçokları için gereksiz olan “Cevaplar Kitabı”ndan bile umut çıkarmaya çalışıyorum. Deliliğe vuracağız ya yakında her şeyi, ben önden bir deneme yapayım diyorum. Son sorumu da soruyorum (tabi biraz sarkastik): Ne yapalım yani, ölelim mi? Bu sefer karşılaştığım cevap bana neredeyse kitabı yaktıracak: Önerilere açık ol!
tree_of_hope_hdİşte tam da bu noktada bir kahkaha patlattım. Nadiren güldüğümüz zamanlarda bana bu kocaman kahkahayı patlatan “Cevaplar Kitabı”na teşekkürü bir borç bilirim.
‘Yenilen pehlivan güreşe doymaz’ misali istediğimiz, daha doğrusu umut ettiğimiz cevapları bulana kadar hayata ısrarcı olmamız gerekiyor. O umut buraya gelecek arkadaş, başka yolu yok!
Daha açılacak çok perde, oynanacak çok oyun, yazılacak çok kitap, çekilecek çok film, yapılacak çok resim ve heykel, bestelenecek çok müzik var. Sonra sıra onları izlemeye, okumaya, seyretmeye, dinlemeye gelecek…
Evet, çekilecek de çok acı var ama paylaşılacak da çok mutluluk olacak! Bir gülümsemeyle başlayıp çığ gibi büyüteceğimiz kahkahalarımız var daha bizim.
Gidenlere kalanlar olarak bir borcumuz var. Sadece gidenlere değil, daha henüz gelmemişlere de borcumuz var. Hayat dediğimiz şey tıpkı bir bayrak yarışı. Umutsuz olan bu yarışı kaybeder. Kimse kusura bakmasın ama, daha önce yazdığım bir yazıda attığım başlık gibi, artık umutsuzluğa zamanımız yok!
Şikayet ettiğimiz, söylendiğimiz ne kadar şey varsa harekete geçmenin zamanı şimdi. Önce kendi çevremizle başlasak yeter. Elimizin uzandığına dokunmakla başlayacağız. Önce kendimize, sonra yanımızdakilere umut aşılayacağız. Yetmeyecek bu, yetmemeli… Tüm bu karanlığa inat yaşayacağız, hem de doya doya yaşayacağız! Belki bedenlerimiz yorgun düşecek, aç kalacak belki ama ruhumuzu olabildiğince şımartacağız. Öylesine şımartacağız ki, bir araya geldiğimizde kimsenin söndüremeyeceği bir ışık saçacağız. İşte o ışık tüm bu karanlığı bastırıp aydınlatacak!
Ama önce inanacağız. “Tek başıma ne yapabilirim ki?” demeyeceğiz hiçbirimiz. Kol kola girdiğimizde bütün zincirlerden daha kuvvetli olduğumuzu yeniden hatırlayacağız.
2017’nin bize unuttuğumuz her şeyi yeniden hatırlatması dileğiyle…
Dilediğiniz gibi bir yıl yaşamanız dileğiyle…
**********
images“… Elbet bir bildiği var bu çocukların.
Kolay değil öyle genç ölmek.
Yeşil bir yaprak gibi yüreği
Koparıp ateşe atmak
Pek öyle kolay değil.
Hem öyle bir ağaç ki şu yaşamak denilen şey,
Her bahar yeniden yeniden tomurcuklanır da
Yalnız bir bahar çiçeklenir
A benim gülüm!…”
Hasan Hüseyin Korkmazgil

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı