Köşe Yazarları

Iraz Yöntem / Kördüğüm Haline Gelmiş Bir İlişki Biçimi Olarak “SANAT” ve “DEVLET”

Gelişmiş ülkelerde “sanat”, toplum için bir ihtiyaçtır ve devlet için de desteklenmesi gereken bir ödev niteliği taşımak tadır. Devletlere ait sanat kurumlarının varlığının yanı sıra özel ve özerk sanat kurumlarının varlığıyla zenginleştirilmiş olan sanat yaşamı, toplumların sosyal yaşamlarının sınırlarını da genişletmek- tedir. Gelişmişlik seviyesinin yüksek olduğu ülkelerde devletler, sanat yaşamını zenginleştirmek, kalkındırmak ve sürekli kılmak için çeşitli yollara başvururlar. Bunlardan biri, devletlerin doğrudan yollarla katkıda bulunmasıdır: Devletlere ait sanat kurumlarının varlığı bunun en temel örneğidir. Özel ve özerk sanat kurumları için ise vergi muafiyeti, ödenek verilmesi ve hatta özel şirketlerin sanatsal faaliyete destek vermesini teşvik etmesi de dolaylı yollara örnek olarak sıralandırılabilir.
Ülkemizdeki “devlet” ve “sanat” ilişkisine baktığımız zaman ne yazık ki son derece hazin bir tablo ile karşı karşıyayız! Cumhuriyet tarihinin başlangıcından itibaren hiçbir zaman sürekli ve sürdürülebilir bir “sanat politikası”nın olmadığı gerçeği bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Değişen her iktidarla beraber olmayan “sanat politikası” da sürekli bir değişim içine giriyor ve –yine ne yazık ki- bu değişim hiçbir zaman bir öncekinden daha iyiye gitmiyor!
Yıl olmuş 2015, biz hala –bırakın yeni sanatsal faaliyetlerin kalkındırılmasını- varolan sanat kurumlarının (hem de devlete ait olan) kapatılmaması için mücadele eder haldeyiz! Sanata ve sanatçıya bu kadar düşmanca bir tavır sergileyen iktidarın karşısında, işlemeyen hukuksal süreçlerle mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz. TÜSAK gibi tuzak bir yasaya neden karşı çıktığımızı hala anlatamıyoruz, ya da anlayanların işine gelmiyor da anlamazlıktan geliyorlar!
Bir yandan da “özgürce” sanat yapabileceğimiz alanlar yaratmaya, yaratabildiklerimizi de korumaya çalışıyoruz tabi ki; ama ne yazık ki bu zorlu süreçte herkes ayakta kalamıyor… Örneğin “Mekan Artı” artık bir ‘çamaşırhane’ oldu!
T.C. Anayasası’nın 64. MaddesiSanatın ve Sanatçının Korunması”na ilişkindir: “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. akm4Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.”
Soruyorum: Devlet, sanatı ve sanatçıyı korumak için ne/neler yapıyor? Cevap çok basit: HİÇBİR ŞEY! Tabi bunu ilgili ve yetkili(!) mercilere sorarsak alacağımız cevap bizim verdiğimiz cevabın tam tersi olacaktır şüphesiz… Ama sanat –doğası gereği– muhaliftir ve bu nedenle de cezalandırılmaya devam etmektedir. Verilen ödeneklerin hiçbir tutarlı ve eşitlikçi yanı yoktur; kısacası ‘yandaş’ değilseniz zaten ödenek alamazsınız! Vergilendirilme deseniz, bir ticari işletmeden hiçbir farkınız yoktur; ‘iş yeri’ sınıfına girdiğiniz için tüm faturalarınızı zamlı ödersiniz ve her ay çeşitli başlıklar altında ödemeniz gereken ‘vergi’ler belinizi daha da büker! Eğer şanslıysanız sponsor(lar) bulabilirsiniz ama bu kazanç da geçicidir çünkü bir süre sonra sponsorunuzun çekilmesi kuvvetle muhtemeldir…
Böylesine zorlu bir ortamda “sanatsal üretim”e odaklanmak, tahmin edeceğiniz gibi, pek de kolay değildir; çünkü üretebilmek için okumanız, izlemeniz, gözlem yapmanız gerekmektedir… Fakat vergi borçlarınız almış başını gitmiştir, hesap-kitap yapmaktan kafanızı kaldıramazsınız, tam bir şeye konsantre olacakken ya yeni bir fatura gelir, ya bir yeri su basar; bir takım azizliklere maruz kalırsınız… Bir de bakmışsınız sezonun sonuna gelmişsinizdir, bir sonraki sezon –eğer hala ayakta kalabiliyor görünüyorsanız- yeni projelere başlamanız gerekmektedir ve zaman yine sizin aleyhinizde son sürat akıp gitmektedir…
Yine seçimler geliyor… Yine partiler oy kapma yarışında… Yine herkes makarna ve kömür derdine düşecek…
“İnsan” olmak sadece fiziksel olarak ‘yaşıyor’ olmak mıdır? Eğer bu soruya cevabınız “evet” ise, zaten bunu değiştirebilmenin bir yolu var mı, varsa nedir; ben bilmiyorum… Ama cevabınız “hayır” ise taleplerinizi gözden geçirmenizin zamanı gelmiş demektir. Çünkü değişim için bir kıvılcım yeterlidir ve sanat da o kıvılcımın içinden çıkacak ateşin ta kendisidir…


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı