Köşe Yazarları

Güney Zeki Göker / Muhsin Amca'ya Mektup

Rahatça yazıp, yönetip, oynayamayacaksak ne anlamı var tiyatromuzun olmasının?
Bundan bilmem kaç sene önce Muhsin Ertuğrul demiş ki;“-Bize tiyatro yapın diyen yok ki! Ne bürokratlar, ne belediye yetkilileri, ne devlet, ne de hükümet yetkilileri, kimse bize allah aşkına tiyatro yapın demedi ki, demez ki, demeyecekler ki… Biz tiyatroyu göze göz, dişe diş, çırpına yırtına, belediyeye, devlete zorla kabul ettirebildik. Sürünerek, evimizden kovularak, hakaretlere maruz kalarak sadece tek bişey istedik; Tiyatroyu yaşatmak!
Aradan bilmem kaç sene geçmiş usta değişen hiç bir şey yok! Hala direniyoruz tiyatro’yu yaşatmak için.. Üstelik artık “Tiyatro” kelimesi bile doğru anlamıyla kullanılmıyor. Kimi zaman yapılan katliamlara tiyatro diyorlar, kimi zaman mecliste dönen oyunlara, hatta futbol maçlarında tuttuğu takım kötü oynuyorsa onu bile “tiyatro” diye eleştirebiliyor taraftar! Mahkemelerde dönen pisliklere artık “tiyatro” deniyor usta. Bu gidişle mahkemeye katılanlara bilet kesecekler, bizden de salonlarımızı kapatmamızı isteyecekler o olacak! Yani anlayacağın canım memleketimde hiç bir şey olması gerektiği gibi – olması gerektiği yerde değil.. Tiyatro bodrum katlarda, ikincikatlar da , sekizincikatlar da yapılırken; en işlek caddeleri, köşe başlarını, giriş katlarını bankalar ve kahve firmaları mesken tutmuşken biz hala direniyoruz usta “insanı, insan’a, insanla, insanca anlatmaya..” Yani anlayacağın derdimiz hala inatla “İNSAN” usta!
Tüm olup bitenler bununla da kalmıyor; Mafya “devletin” tiyatrosuna silahla giriyor, yıkıyor. Yapım şirketleri hem tiyatrocu olsun istiyor diğer yandan da tiyatro yapmasın istiyor. Yas ilan edilip tüm tiyatrolar oyunlarını iptal ederken, diziler tıkırında gidiyor.. “-Susmak orucu bozar..” diyen oyuncu gözaltına alınıyor. Liseyi bile bitirmemiş, yarısında terk etmiş “tahsili uygun olmayan” adamlar en uygunsuz mevkiilere getiriliyor.. Üstelik o sanat kurumunu uçurmaktan, sivri uç olan “çocuklarını” törpülemekten bahsediyor.. Sahnede olmak yerine koltuk sevdasına düşmüş, makam aracıyla dizi setine giden, devlet destekli kösteklerimiz var artık usta..
Ama biz biliyoruz usta; “Tiyatro, tiyatro adamı olmayanların eline geçerse ölmeye mahkumdur!” Ödenekli tiyatroları tiyatro adamı olmayan adamların eline teslim etmeye çalışan bürokratlara ve yöneticilere biz “çıraklar” ses çıkartıyoruz, ama çoğu “usta” sessiz kalıyor Muhsin amca. Biz bu karanlığı birlikte aydınlatacağız. Haftada en az bir tane spotun patladığı sahnelerimizde biz o en büyük ampulü patlatmaktan korkmuyoruz usta!
Korkanlar mı ? Onları hepimiz biliyor ve görüyoruz usta!


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı