Köşe Yazarları

Ece Saruhan / El ele vererek oyuna devam!

BUNDAN iki yıl önce Dünya Tiyatro Günü için genç oyuncularla konuştuğumda, canım Mert Öner, “Büyük umutlarım var. Umutlarımın boşa çıkmayacağını gördüğüm cesur, genç insanlar var. Tiyatronun yaşamı iyileştirdiğini herkes bilsin. Her gün yeni tiyatro mekanları doğsun. Metinler yazılsın, denemekten vazgeçilmesin. En önemlisi tiyatro insanının (yazarından oyuncusuna, gazetecisinden tasarımcısına) tiyatro insanına sevgisi artsın, sayısı çoğalsın. Unutulmasın; biz birbirimize tutunmazsak düşeriz” demişti bana. 10 Nisan akşamında tiyatrocular Şermola Performans’a destek olmak amacıyla TheMekan’da buluştuğunda, Mert’in altına imzamı atacağım bu sözleri geldi aklıma. Ardından da kocaman bir gülümseme yerleşti suratıma.

BÜYÜDÜKÇE İYİLEŞECEĞİZ

Birlik, dayanışma, el ele tutuşma, tek yürek olma bu ülke insanına bilinçli bir şekilde unutturulmaya çalışılan şeyler. Malum tiyatro da empati aracılığıyla bunları hatırlattığından birileri için tu kaka! O gece TheMekan’da birbirlerine tutunan, sevgiyle sarılan, bir ağızdan ve her telden şarkılar söyleyerek ötekileştirmenin her türlüsüne meydan okuyan çok güzel tiyatro insanları gördüm ben. Ve onlara büyük bir coşkuyla eşlik eden, alkışlarken gözlerinin içi gülen seyirciler…
Kocaman bir gökkuşağının altında gibi hissettim kendimi. İçimde çocuksu bir neşe ve kocaman umutlarla, o gökkuşağının her geçen gün içine başka renkleri de ekleyerek büyümesini diledim. Büyüdükçe iyileşeceğiz çünkü, büyüdükçe hayat güzelleşecek…

SAVURSUNLAR YUMRUKLARINI, BİZİ YIKAMAZLAR!

Güzelim enerjileriyle Çiçek Dilligil ve Sevinç Erbulak sahneye çıkıp BülentÇİÇEK DİLLİGİL Şarkılar tiyatro için. Bir kısım biz. Ortaçgil’den ‘Benimle Oynar Mısın?’ı söylemeye başladıklarında, uzun zamandır hasretini çektiğim gerçekten mutlu olma hali tam kalbimden yakaladı beni, ruhum çiçeklendi. Sahneye mutluluk gözyaşlarıyla baktım, salondaki oyun arkadaşlarımdan göz göze geldiklerime selam çaktım ve “Ben sizinle oynarım” diye bir çığlık attım. Çok kötü oyunlar oynanıyor bu ülkenin tepesinde! İnsanı yaşama sevincinden eden kirli, kanlı, yanlı, mızıkçılıkla kazanıldığı zannedilen oyunlar! Ama gülümsemek için nedenler de var; mesela sıkı sıkı tutunabileceğimiz, insana “İyi ki beraberiz”dedirten dostlar. O akşam, TheMekan’da bana bunu hatırlatan ve bölük pörçük bir uyku yerine deliksiz bir uyku çekmemi sağlayan tüm oyun arkadaşlarım iyi ki var! Madem ‘Şarkılar Tiyatro İçin’di o gecenin adı, Ortaçgil’in “Rakipler kaçak güreştiler, hepsinin yumrukları vardı”sını mırıldanıyorum ben de ve “Oyuna devam” diye ekliyorum. Çocuk farkındalığıyla, çocuk masumiyetiyle, çocuk yaratıcılığıyla, çocuk dürüstlüğüyle, çocuk kalbiyle ve çocuklar gibi el ele vererek oyuna devam!
Ele ele olduğumuz sürece istedikleri kadar savursunlar yumruklarını, bizi yıkamazlar!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı