HaberlerVideo HaberYurttan Haberler

CHP Milletvekili Kadıgil; ‘Sinema tv sektöründe meclisimizin kanunları değil, orman kanunları geçerli!’

CHP İstanbul Milletvekili Av. Sera Kadıgil, Kültür ve Turizm Bakanlığı 2020 yılı bütçesi üzerine Meclis genel kurulunda konuştu. 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda sanata ayrılan bütçeyi eleştiren Kadıgil “Saray eşrafının kültür sanata reva gördüğü kaynak, taş çatlasın 2 milyar lirayı geçmiyor” derken, bu bütçenin en az 10 milyar TL olması gerektiğini söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Av. Sera Kadıgil; “Haluk Bilginer. Aldığı ödülle hepimizin göğsünü kabarttı. Kendisini bir kez daha tüm Meclisimiz adına tebrik ediyorum… Haydi daha da çok sevdiğiniz birini göstereyim, TRT’nin Neo-Osmanlıcılığın ucuz propagandasına doyamadığı işlerinin vazgeçilmez baş rolü, Engin Altan Düzyatan. Çünkü telif hakları konusundaki haksızlık sağcı solcu muhalif yandaş şundan bundan demeden tüm sanatçıları etkiliyor. Bu iki isim de ve diğer tüm oyuncular da bir diziden bir defalık aldıkları ücret dışında tek kuruş kazanamayacak. Övünüp durduğunuz bu işlerin parasının aslan payını on yıllardır yapımcılar bile değil, doğrudan kanal patronları yiyor! Çünkü bir sanatçı ne kadar ünlü, ne kadar güçlü olursa olsun, telif haklarını tümden ve tek seferde devretmeyi kabul etmezse Türkiye’de kamera önüne ya da arkasına GE-ÇE-MEZ! Çünkü biz 10 yıldır üzerinde çalıştığımız telif hakları yasasını değiştirmediğimiz için bu insanlar sömürülmeye devam ediyor!” dedi.

Konuşmasında sanatçıların telif sorunlarına de değinen Kadıgil, Haluk Bilginer’in başarılarıyla övünülse de “Ne bu filmleri çeken yönetmenler, ne o eserleri yazan senaristler, ne bayıldığımız karakterlere can veren senaristler kendi emeklerinden bizim yüzümüzden beş kuruş yararlanamıyorlar, çünkü bizim Meclis’imizin değil, sinema ve dizi sektöründe orman kanunları geçiyor” dedi.

Sera Kadıgil, sanatçıların güvencesiz çalıştığını vurguladığı sözlerini “Bu sektörde çalışacaksan iki şeyi kabul edeceksin: İlki, canın çıkana kadar çalışsan da kendi primini kendin ödemezsen bu işten emekli olamazsın. İkincisi, tüm haklarını baştan devretmezsen, kameranın önüne de arkasına da geçemezsin” diye sürdürdü.

Kadıgil konuşmasında sansür, yasak ve engellemelere de değindi. “Küçük Şeyler” filminin salon bulamadığını hatırlatarak “Bir haftada 100 salondan 4’e düşürülürken, Malatya’da Ankara Birlik Tiyatrosu’nun Aman Başkan Duymasın, Amasya’da Taranta Babu’ya Mektuplar, Hopa’da Anlatılan Senin Hikâyendir yasaklanırken, sanata yönelik örtülü/aleni sansür sürerken, artan teşviklerle övünmek pek de samimi olmuyor” dedi.

Müstehak

Kâr amacı gütmeyen, derdi sanat olan ve sanatı sizlere ulaştırmanın yeni yollarını bulmak için verdiğimiz uğraşlar sonucu doğan bağımsız bir Müstehak'çı...

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı