GenelKöşe YazarlarıTop 10

Baysan Pamay – Şubat Top 10

[vc_row][vc_column][vc_column_text] Alyoşa – İstanbul Devlet Tiyatrosu
 
Hocası Yıldız Kenter tarafından oynanmasını istediği ve beraberce çalışmalar başladığı ancak maalesef gerçekleşmeyen oyunun yazarı Hayati Çıtaklar, yönetmenliğini ise Ahmet Somers yapmış. Efsanevi Aliye Berger’i sahneden Seray Gözler, kocası Carl Berger’i Erhan Tuna ve ablası Fahrünnis Zeid’i canlandırıyor. Diğer rollerde Coşkun Ülgen, Melike Dyrak Aras, Gözde Yıldırım, Onur Somay ve Şebnem Bilgeer. Şakir Paşa ailesinin küçük kızı Aliye Berger’in efsanevi kişiliğine saygı duruşu niteliğinde bir oyun Alyoşa…[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Bedel – Oyuncu Tayfası
 
Her şeyin bir bedeli vardır ama her şey satılık değildir. Ünlü ABD’li oyun yazarı Arthur Miller, oyunda 1929 buhranı sonrası döneme iki kardeşin trajik öyküsü üzerinden yanıtlar arıyor. Biri zengin biri yoksul iki kardeş, görüşmedikleri 16 yıl boyunca kendi değer yargılarına uygun seçimlerde bulunmuşlar ve bunun sonucu bazı bedeller ödemişlerdir. Yönetmenliğini Kayhan Berkin’in yaptığı oyunda iki kardeşi sahnede ilk defa izlediğim Hakan Eratik ve Rüzgar Aksoy, küçük kardeşin eşi olarak Merve Anlağan ve oyunun trajik akışı sırasında soluk aldıran performansıyla eskici Solom rolünde Murat Sarı canlandırıyor.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Damdaki Kemancı – Talimhane Tiyatrosu
 
1907’de Sholom Aleichem tarafindan yazılmış olan “Tevye ve Kızları” adli kitabından uyarlanıp ilk kez 1964’te Broadway’de sahnelenen müzikal, Rusya’da küçük bir Yahudi kasabasında yaşayan sütçü Tevye’nin ailesinin geleneklerini korumak istemesini ve değişen dünyaya ayak uyduramamasını anlatır. Prömiyerde sahnede 38 kişilik oyuncu ve 10 kişilik orkestra kadrosu yer alırken, Gül Sağer ve Behlüldane Tor’un üstlendiği dekor ve kostüm tasarımı çok başarılıydı. Mehmet Ali Kaptanlar sütçü Tevye olarak o kadar içten, o kadar samimi, o kadar da duygusaldı. Diğer rollerde ise hepsi de çok başarılı olan Binnur Kaya, Selçuk Borak (bardaki kutlama sahnesinde muhteşem bir dans performansı sergiledi), Aysan Sümercan, Nihal Koldaş, Defne Koldaş, Deniz Celiloğlu, Özgür Çevik ve genç sanatçılar vardı. Hele Ezgi Erol’un şarkılara yazdığı Türkçe sözler bence kusursuzdu.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] İnadına İnsan- Tatavla Tiyatro
 
“Doğumlar, düğünler, cenazeler bizi bir başkası yapmazlar. İçimizdeki insanda ne varsa onu ortaya çıkarırlar.” Tatavla Tiyatro 5. yılında Metin Balay’ın ölümsüz eseri “İnadına İnsan” ile tiyatro severlerin karşısına çıkıyor. 1999 yılında ilk kez sahnelenen ve Altan Erkekli’nin hayat verdiği “İnadına İnsan” 17 yıl sonra yine Metin Balay’ın yönetmenliğinde bu kez Eraslan Sağlam ile hayat buluyor. 5 ayrı öykünün yer aldığı iki perdelik oyun Karadenizli Hayret, dedesi Osman, ninesi Tursune ve Elowit yaylasının hikâyesi ile başlayıp Peralı Elpiniki’nin Ester’le olan arkadaşlığı ve Behzat’la yaşadığı platonik aşkın 6-7 Eylül olaylarıyla uğradığı yıkım ile bitiyor. Cem İdiz’in bestesiyle renklenen oyunun müzikleri Berktay Akyıldız’a ait. Eraslan Sağlam türküleri canlı olarak seslendiriyor.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Kadınlarımız – Tiyatro Fora
 
Sezonun beğendiğim güzel komedilerinden biri, güzel bir metin, titiz bir reji ve başarılı oyunculuklar… Tunus doğumlu Fransız direktör, senarist ve yazar Eric Assous’un yazdığı ve Tufan Karabulut’ın yönettiği oyunda, Max (Tufan Karabulut), Paul (Arda Kavaklıoğlu) ve Simon (Deniz Salman) eski dostlardır. Haftada bir kez içki içmek ve poker oynamak için buluşurlar. Her birinin başarılı bir kariyeri vardır. Max radyolog, Paul doktor, Simon ise iş adamıdır. Ama o gece hayatlarını altüst eden bir durumla karşı karşıya kalırlar. Otuz beş yıllık dostluklar bir gece boyunca masaya yatırılır ve üçünün de birbirleri hakkında bilmedikleri pek çok gerçek ortaya çıkar. Gün ağarırken üç eski dostu yepyeni bir hayat bekliyordur.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Kanlı Komedya – Baba Sahne
 
Bulgaristanlı yazar Stafen Tsanev’in izlediğim dördüncü oyunu. Çevirisini Hüseyin Mevsim’in yaptığı bir perde / 75 dakikalık oyunu sahneye sevgili Ragıp Yavuz koymuş. Sade ve biletli bir seyirci olarak çok beğendim. İki muhteşem diksiyon ustasından, Caligula rolünde Ahmet Saraçoğlu Caligula’nın hastalıklı ruh hâlini bütün oyun boyunca aynı tempoda devam ettirdi, büyülenmiş gibi gözüm üzerinden ayrılmadan izledim güzel yorumunu. Levent Öktem için ne diyebilirim, o bir muhteşem ses ve yorum ustası. Sözsüz oyuncular Ecem Üstündağ ve Pınar Coşkun nefis fiziksel görünümleri yanında yüz ve beden dillerini çok başarılı kullanarak iyi bir oyunun ancak pek çok parçanın uyumlu bir şekilde bir araya gelmesiyle yaratılabileceğini kanıtladılar.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Kürklü Venüs – Yolcu Tiyatro
 
Sinema izleyicilerinin Roman Polanski’nin 2013 yılında çektiği film uyarlamasıyla aşina olduğu oyun incelikli bir mizahı insanın daha karanlık yanlarıyla birleştiriyor. Oyunun ve oyunculuğun nerede başlayıp bittiğini sorgulatan metin mazoşizme adını veren Leopold von Sacher-Masoch’un “Kürklü Venüs” kitabını sahneye uyarlamak isteyen bir yönetmen ile başrol için seçmelere gelen bir oyuncu etrafında şekilleniyor. Oyun içinde oyun biçimindeki kurgusuyla dikkat çeken metinde, ezen-ezilen ilişkisinin kaygan zeminli yapısı üzerinden kadın-erkek ilişkisi irdeleniyor. Oyunu Türkçe’ye çeviren ve dramaturgisini yapan Şafak Özen. Yönetmenliği ise oyunda yazar-yönetmen rolünü oynayan Ersin Umut Güler yapmış, karşısındaki Vanda Jordan rolünde ise Pervin Bağdat var.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Romeo ve Juliet – İstanbul Devlet Tiyatrosu
 
William Shakespeare’in Romeo ve Juliet oyununu bu sezon Makedon yönetmen Dejan Projkovski sahneye koymuş. Üsküdar Tekel Sahnesi‘nde izlediğim oyunun açılışı iki ailenin gençlerinin karşılaştığı ve kavgaya tutuştuğu sahne, sahnede neredeyse 50 santimetre derinliğinde bir su birikintisinin içerisinde başladı ve  oyunun tümü sahne dekorunda herhangi bir değişiklik yapılmadan suyun içerisinde oynandı. Normal şartlarda olsa abartı denilebilecek hareketler suyun içerisinde yapılınca etkileyici bir performansa dönüştü. Tek perdelik oyun için oldukça uzun denilebilecek 2 saat 15 dakika gibi bir süresi var. Zorlu bir performans sahneleyen oyuncular yanında sahne ve kostüm tasarımı ve de Goran Trajkoski‘nin müziklerindeki rock esintileriyle oyunu atmosferine uygun olarak sert bir havaya bürüyen görülmeye değer bir prodüksiyon.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Seni Seviyorum Türkiye – Bakırköy Belediye Tiyatrosu
 
Ceren Ercan’ın bu sezon sahnelenen iki oyundan biri Seni Seviyorum Türkiye. Beni çok heyecanlandıran yerli oyun metinlerinden biri oldu. Yelda Baskın, metinde anlatılan hikâyeyi çok başarılı bir reji ile sahneye taşımış, yaratıcı koreografi ise Melih Kırac’a ait. Cem Yılmazer’in dekor ve ışık tasarımı ile Selin Ölçen’in kostüm tasarımı övgüye değer. Oyunda Alican Yücesoy, Damla Karaelmas, Defne Şener Günay, Emre Koç ve İrem Sultan Cengiz rol alıyor. Yolları bir çamaşırhaneye düşen beş kişinin burada geçirdikleri sürede yaşadıklarına şahit olurken aklınıza son yılların Türkiye’sinde yaşanılan hemen hemen tüm olaylar geliyor, hem gülüyor hem hüzünleniyor  ama zevkle izliyorsunuz oyunu. Oyunun sonunda  final hissini veren sahnede seyirci yanılıp alkışlıyor ama oyun devam ediyor.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text] Üç Kişilik Düet – Tiyatro Öteki Hayatlar
 
İnsan ilişkilerini çok başarılı anlatan hikâyeler yazan Can Utku’nun kaleme aldığı ve aynı zamanda yönetmenliğini yaptığı oyun, evlilik ile arkadaşlık arasındaki gelgitleri sahneye taşıyor. Oyun, “İki ses için yazılmış bir müzik parçasını üç kişi seslendirmeye kalkarsa ne olur?” sorusu çerçevesinde kurgulanıyor. Dekor, köstüm ve ışık tasarımları Hilal Polat ve Utku Kara ikilisine ait. Oyuncular Kutay Sandıkçı, Zeynep Seda Alhas ve Tonguç Dikme karakterleri canlandırırken bana seyirci olarak kendimi her üç karakterin yerine koyup hissedeceğimi sağladıkları için bence başarılı bir anlatım yakalamışlar.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı