Köşe YazarlarıTop 10Yurttan Haberler

Baysan Pamay – Mart Top 10

Oyunlar alfabetik olarak sıralanmıştır.

15 OCAK  2018 – 15 ŞUBAT  2018 arası izlenen oyunların arasından seçilmiştir.

Anna Karenina  – Ankara Devlet Tiyatrosu
Ankara Devlet Tiyatrosu’nun 2 perde ve 2 saat 20 dakika süren oyununun yönetmeni İpek Atagün Gezener’i canı gönülden kutluyorum. Cevahir Sahnesi’nin yetersiz kapasitesi sonucu dekorun bir kısmının getirilememesi ve de dans düzeninin kısıtlanmasına karşılık oyuncuların birbirleri ile uyumu, duygular ve olayların sembollerle anlatılması sonucu sadece bir tiyatro değil bir dans tiyatrosu, bir bale, bir opera izliyor gibi hissediyorsunuz. Mutlaka ilk fırsatta Ankara’ya gidip tekrar izleyeceğim.

 Akıl Defteri – Marmara Drama Topluluğu
Fransız oyuncu ve yazar Jean-Claude Carrière’in ilk kez 1968’de sahnelenen oyunu bu sezon, büyük tesadüf, hem Ankara D.T. hem de Marmara Drama Topluluğu tarafından sahneleniyor. Batuhan Kozanoğlu’nun yönetmenliğini yaptığı oyunda Jean-Jacques rolünü Sercan Şekerci, Suzanne rolünü ise Seranay İduğ canlandırıyor. Düzenini kurmuş bir erkeğin hayatına bir kadın gelir ve her şey birden bire değişir. Oyun bir yandan kadın ve erkeğin birlikte yaşayabilme marifetini ve imkânsızlığını anlatırken, bir yandan da bize içine düştükleri eğlenceli ve komik durumları gösteriyor.

Aut – Asmalı Sahne
5 sene önce İkinci Kat Tiyatro tarafından oynanan oyun bu sezon Asmalı Sahne tarafından sahneye taşınmış. Alper Kul ve Özgür Özgülgün’ün kaleme aldığı oyunun yönetmeni Muharrem Uğurlu; süpervizörlüğü ise Ali Düşenkalkar’a ait. Müzikleri Orhan Enes Kuzu bestelemiş. Futbol dünyasında dönen olayların kurgulandığı ve fanatik taraftar gençlerin suça bulaştırılmalarını anlatan oyunda çok kalabalık bir kadro var. Oyunu izlerken hem gülüp kafanızı dağıtıyorsunuz hem de gazetelerin spor sayfalarında yazılanları hatırlıyor ve düşüncelere dalıyorsunuz.

Cıngıllı – Bakırköy Belediye Tiyatrosu (BBT)
BBT’nin bu sezon sahnelediği CINGILLI bir müzikli gösteri. Adını Balıkesir yöresine ait, saçaklı ve püsküllü bir görünümü olan bir mantıdan alan Cıngıllı, müzikal tarihimizin dört bir yanındaki müzikalleri bir araya getirmiş. Sadece müzikal tarihimiz değil, o dönemin siyasi ve toplumsal resmi de beraberinde veriliyor. Proje Tasarımı Emrah Eren’e ait, çıkışta kendisinden buna benzer bir müzikali BBT için de yapmasını istedim, muzur bir gülümseme ile daha bende ne projeler var dedi. Sahnelerde izleme şansına eriştiğim Suna Pekuysal, Engin Cezzar, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Zihni Göktay, Gülriz Sururi, Sezai Aydın, Ayten Gökçer, Ferhan Şensoy, Genco Erkal  gibi büyük ustaları arkadaki barkovizyonda izlerken gözyaşlarıma engel olamadım ama aynı anda öndeki BBT oyuncularının şarkılarına eşlik ettim.

Elektra – İstanbul Devlet Tiyatrosu
Zeynep Avcı’nın Türkçe’ye çevirdiği Sophokles’in ünlü tragedyasını Işıl Kasapoğlu yönetmiş. Dekor tasarımı Hakan Dündar, kostüm tasarımı Nazan Alaylı, ışık tasarımı ise Cem Yılmazer’e ait. Truva savaşlarının ünlü komutanlarından Agamemnon’un kızı Elektra, diğer kızını ölüme terk ettiği için annesinin aşığıyla birlikte babasını öldürmesi üzerine yıllarca bekler ve sonunda kardeşi Orestes ile birlikte annesini öldürerek babasının intikamını alır. Daha önce UYANIŞ isimli oyunda izlediğim Özlem Öçalmaz, Elektra’nın içinde yaşadığı fırtına ve mutsuzluğu, sonucunda da duyduğu kinin aklını başından almasını çok başarılı yansıtıyor sahnede. TUT ELİMDEN RONNİE oyununda izlediğim Uzay Gökhan Irmak ise harika bir Orestes olmuş, güzel bir diksiyonla annesini öldürmesi gereken ancak tereddütleri olan oğlu çok güzel sahneye taşıyor. Oyunun sürprizi ise sevgili Nuri Harun Ateş’in güzel sesi ile oyunun akışında rol alması.

He-Go – Altıdan Sonra Tiyatro
Adetimdir, beğendiğim oyunları programıma uyduğu takdirde tekrar izlemeyi severim. Geçen sene mayıstaki prömiyerde izlediğim oyunun yazarı Halil Babür ayrıca oyundaki Ersin karakterini canlandırıyor. HeGo Çetin rolünde Alican Yücesoy, Saffet rolünde ise Ayşegül Uraz var. Yönetmenliğini Yiğit Sertdemir’in yaptığı oyunun dekor ve kostüm tasarımı Ebru Özdemir’e ait. Bizim düşünce yapımıza göre yazıldığı için tanıdık gelen çok iyi bir metin ve çok iyi oyunculuklar.
Bir an geldi karşımdaki Halil Ersin oldu çıktı. Farklı kişiliklerin kendi içlerindeki hesaplaşmaya tanık oluyor ve unutulmaz bir 80 dakika geçiriyorsunuz..

İnsan Kulağı – Dot
Murat Daltaban’ın yönetmenliğini yaptığı İngiliz yazar Alexandra Wood’un oyununu Melisa Kesmez Türkçe’ye çevirmiş. Dekor tasarımı Murat Daltaban’ın, muhteşem ışık tasarımını ise yaratıcılığını ayrıca kutladığım Doğu Can Akal’a ait. Oyundaki karakterleri  Esin Alpogan ve uzun zamandır sahnelerden uzak kalan Serhat Teoman canlandırıyor. Yaklaşık bir saat süren oyun bir aile dramı; annesinin ölümünden sonra evinde yalnız yaşayan Lucy, erkek kardeşi olduğunu iddia ederek on yıl sonra eve dönen Jason ve Lucy’nin erkek arkadaşı polis Ed… Erkek arkadaşının aksini iddia etmesine karşılık hayattaki tek akrabası olarak Jason’ın kardeşi olduğuna inanan, inanmak isteyen Lucy’de Esin Alpogan abartısız oyunculuğuyla çok başarılı. Sahnelere çok yakıştığına inandığım Serhat Teoman ise Doğu Can Akal’ın farklı renk ve ton aydınlatmaları ile bazen kardeş Jason bazen de erkek arkadaş Ed olarak bir karakterden ötekine ustaca geçiyor.

Mutluyduk Belki Bugüne Kadar – Two two
Yazın dvd’sini izlediğimde çok beğendiğim ve keşke sahneye uygulansa dediğim Perfect Sconosciuti isimli filmin Two Two prodüksiyonu olarak Plan Be Loft sahnesinde sevgili Kerem Pilavcı tarafından uyarlanmış. Sami Ozbudak’ın yönettiği oyun hâlini “Mutluyduk Belki Bugüne Kadar” ismi altında izledim. Tesadüfen aynı konu film hâline de getirilmiş olup sinemalarda oynuyor. Sahnede yedi iyi oyuncunun başarılı oyunculukları ile ortaya sezonun güzel oyunlarından biri çıkmış oldu. Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Canan Atalay, Deniz Karaoğlu, Faruk Barman, Fehmi Karaarslan, Giray Altınok, Kadın dizisindeki başarısını sahneye taşıyan Gökçe Eyüboğlu ve bence oyunun esas kahramanı Deniz Karaoğlu… Söyleyebileceğim tek olumsuz şey, oyuncuların yaşlarının metindeki karakterlere göre çok genç olmaları

Terör – Bakırköy Belediye Tiyatrosu
İşte sezonun en beğendiğim oyunlarından biri. Almanyalı avukat, kriminal konularda ihtisaslaşmış bir savcı ve yazar olan Ferdinand von Schirach’ın yazdığı oyun Yücel Erten tarafından çevrilmiş. Nurkan Erpulat’ın yönettiği oyunun dekor ve ışık tasarımı Kerem Çetinel, kostüm tasarımı ise Tomris Kuzu’ya ait. Burak Dur, Çetin Etili, Fidan Tek Koşar, Edip Saner, İlkin Tüfekçi ve Gülce Uğurlu çok başarılı oyunculuklarla sizlere hikâyeyi aktarıyorlar. Hayatı ne ölçüde siyah ve beyaz diye ayırabiliriz? Vicdan, mantık ve etik hukuktan üstün müdür? Yaşadığımız terör çağında güvenlik mi daha önemli yoksa özgürlük mü? Bu davada yargıç sizsiniz.  Olayı tüm ayrıntılılarıyla dinleyin. Özgür iradenizle karar verin. Mahkemenin hakimi sizin kararınızı sonuç olarak açıklayacak.

Yargı – Tiyatro Ak’la Kara
Evet, yine bir tekrar ama aynı zevkle izlediğim oyun. Nedenleri:  Olay gerçek: Oyun, İkinci Dünya Harbi sırasında Güney Polonya’daki esir edilip 6 arkadaşı ile harap bir manastırın mahzenine hapsedilen Rus Binbaşı Andrei Vushkov’un yaşadıklarını anlatıyor. Almanların manastırı terk etmesi ile 60 gün bu mahzende kalan iki kişi ancak diğer beş arkadaşını yiyerek sağ kalırlar. Kurtarıldıklarında bu iki askere önce yemek verilir, sonra vurulur. Ünlü aktör Peter O’Toole’un isteği üzerine yazar Barry Collins, 1974 yılında o iki asker öldürülmeseydi nasıl bir yargılama olurdu varsayımı üzerine bu tek kişilik monoloğu yazar. Gerek Vukhov karakteri gerekse anlattıkları kurgudur ancak bazı ayrıntılar gerçektir. Oyun, önce 1974’te Peter O’Toole tarafından okuma tiyatrosu olarak sahneye konulmuş, 1975’teki dünya prömiyerinde Colin Blakely, 1979’daki sahnelenmesinde ise Ben Kingsley rol almıştır.
Bir vahşet anlatılıyor sahnede: Oyun boyunca kendime “Sakin ol, sahnedeki Andrei değil Savaş, sahnede ne bir kan ne bir bıçak var” diyorum ama sakin olamıyorum. Binbaşı/Savaş, çok sakin ve normal bir sesle kestim/yedim/içtim diyor. Ürperiyorum. Oyun bitip çıkarken aklıma bir soru takılıyor? Ben o durumda ne yapardım?

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı