HaberlerYurttan Haberler

Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür'den atılma iddialarına yanıt

Geçtiğimiz hafta Sözcü gazetesinde yer alan “Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (AŞT) Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür tarafından sosyal medya paylaşımları nedeniyle işten çıkartılan oyuncular işlerine dönmek istiyor.” istiyor başlıklı haberdeki iddialara Mehmet Özgür’den yanıt geldi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (AŞT) Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgürün bize ulaştırdığı mailde;

Haberde adı geçen Talat Turhan Türkeli, hiç bir zaman AŞT’nin kadrosunda yer almadı. Mustafa Akaydın (Menderes Türel’den önceki CHP’li Belediye Başkanı) döneminde kurulmuş  olan ALDAŞ A.Ş. isimli bir belediye şirketinin üst düzey yönetici kadrosunda 2009 yılı itibari ile aylık 7.500 TL maaş karşılığında görev aldığı, 2009 yılı öncesinde de İstanbul’da dublaj sanatçısı olarak çalıştığı bilinmektedir. Mustafa Akaydın’ın seçimi kazanması ile işe alınmıştır. Bu süre içerisinde, 2009 – 2014 yılları arasında ki Mustafa Akaydın döneminde ALDAŞ A.Ş.’de hiç bir görev üstlenmemiş, bunun yerine dönemin Sanat Yönetiminde, Belediye Tiyatrosunda 8 ayrı oyunda oyuncu ve yardımcı oyuncu olarak görev almıştır. O dönemde tiyatro çalışanları, tiyatroda oyunculuk yapan, mesleği oyunculuk olan kişiler azami 1.500 TL maaş ile çalışmaktaydılar. 

Bu belgelere Antalya Büyükşehir Belediyesinde ki , Talat Turhan Türkeli özlük dosyasından ulaşılabilir. 

Aldığı maaşı, çalıştığı süre içerisinde tüm tiyatro yönetimi ve çalışma arkadaşlarından gizleyerek hareket etmiştir. Menderes Türel seçimi kazandıktan sonra, tiyatroda genel sanat yönetmeni seçimi oldu ve Talat Turhan Türkeli ile bu mesnetsiz iftiraların sahiplerinin de içinde bulunduğu kadronun oylarının tamamını alarak genel sanat yönetmeni seçildim. Haberde belirtildiği gibi belediye yönetimi tarafından göreve getirilmedim. Şahsımın sanat yönetmenliğinde sahneye koyulan “Öteki Dünya’ya Götürecek Değilsin Ya” adlı ilk oyunun kadrosunda, Talat Turhan Türkeli oyunun sahnelendiği süre boyunca oyuncu olarak görev aldı. İşten atmakla itham edilen bir sanat yönetmeni olarak şahsım,sizce sanat yönetimini yaptığım tiyatromuzun ilk oyununun kadrosuna bu şahsı dahil eder miydi? Belediye seçiminden sonra, yönetim yaklaşık 1 yıl sonra ALDAŞ A.Ş yi fesih etti. Dolayısı ile Talat Turhan Türkeli de fesih edilen bu kadronun içinde yer aldı ve ALDAŞ A.Ş. tarafından kendisine yüklü bir miktarda tazminat ödendi. Bu süreçten sonra, görev aldığı oyunun devam edebilmesi için belediye yönetimi kendisine, diğer oyuncu arkadaşlarının yer aldıkları kadrodan ve maaştan devam edebilmesi için teklifte bulundu. Kendisi, çalışma arkadaşlarının aldığı maaş ile çalışmayacağını söyleyerek, belediye yönetiminin teklifini  red etti. Şahsım ile dostane bir şekilde vedalaşarak, tiyatrodan kendi isteği ile ayrıldı. Bu dostluk, 2015 yılında, Şehir Tiyatrosu kurumlaşmasını gerçekleştirmemden bir süre sonrasına kadar devam etti. Çalışan oyuncuların, Şehir Tiyatrosu kadrosuna dahil edilme süreci içerisinde, bu kadroda yer alamadığı için, dostane tavrını sonlandırıp, mesnetsiz iddaa ve suçlamalara yönelmiştir. 

2016 yılında kurulan Döşemealtı Belediyesi Halk Tiyatrosu‘na oyuncu olarak dahil oldu. 2019 yılına kadar toplam 3 yılda, haftada 1 gün sahnelenen oyun programı içerisinde yer alan sadece 4 oyunda oynamıştır. (Bilgi için, Döşemealtı Belediyesi internet sitesinden kayıtlara bakılabilir.) 2019 Belediye seçiminden sonra, seçimi tekrar kazanan bir önceki dönemin belediye yönetimince ekonomik nedenler sebep gösterilmek kaydı ile tiyatro lağvedilerek sanatçıların sözleşmeleri feshedilmiştir.Ortada kapatılan bir tiyatro olmasına rağmen bundan neden bahsedilmediği de düşündürücüdür. Bu feshten hemen sonra şahsımı hedefe koyup, yaptığı suçlamalarla Sahte bir gündem yaratmaya çalışarak, Şehir Tiyatromuza tekrar dahil olmayı hedeflemektedir. Tiyatro sanatının gerektirdiği öz disipline sahip olmadığı, elimizdeki yönetmen raporlarında mevcut olmakla birlikte , oyuncu olarak görev yaptığı sürelerde çalıştığı Döşemealtı Belediyesi Halk Tiyatrosu’nun Sanat Yönetmeninden de sorgulanabilir. 

Hüseyin Yirik ile ilgili gerçeklere gelince, kendisi hayatı boyunca istanbulda dublaj yaparak geçimini sağlamıştır, Talat Turhan Türkeli’nin yakın dostudur. 22.09.2010  tarihinde, o dönemde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Talat Turhan Türkeli’nin vasıtasıyla tiyatroya oyuncu(!) olarak alınmıştır. 2014 yılına kadar toplam 6 ayrı oyunda oyuncu ve yardımcı oyuncu olarak kendisine dönemin sanat yönetmeni tarafından görev verilmiştir. Belediye yönetiminin değişmesiyle gerçekleştirilen tasarruf tedbirleri nedeniyle o dönem bağlı bulunduğumuz daire başkanlığınca iş akdi fesih edilmiştir.

Bu süreye kadar tiyatromuzda görev almış, yukarıda belirttiğim, oyların tamamını alarak seçildiğim, Genel Sanat Yönetmenliği seçiminde  oy kullanmıştır. İş akdi feshedildikten sonra, belediyemize dava açmış, tazminatını almıştır. Bu süre içerisinde kendisiyle olan dostluğumuz, Talat Turhan Türkeli ile olduğu gibi 2016 yılına kadar devam etmiştir. 2019 yerel seçimlerine kadar hakkımda hiç bir suçlamada bulunmayan Hüseyin Yirik, yine Döşemealtı Belediye Tiyatrosu’nun kapanmasıyla, Talat Turhan Türkeli ile aynı yöntemi deneyerek, Şehir Tiyatromuza girmeyi amaçlamaktadır. Kendisini işten atmış olmakla suçladığı şahsım, sanat yönetmeni olarak seçildikten aylar sonrasına kadar kendisiyle çalışmıştır. Art niyet taşıyor olsaydım, sanat yönetmeni seçildikten hemen sonra bunu gerçekleştirmiş olurdum ki, bir sanat yönetmeni böyle bir yetkiye sahip değildir. Bu yetki önce Yönetim Kurulu, devamında insan kaynakları ve başkanlık onayıyla gerçekleşir. Bu şahıslar ile ilgili tiyatromuzun yönetim kurulu kararları içerisinde  alınmış iş akitlerinin fesih edilmesine yönelik böyle bir karar yoktur. 

Sinem Arslanoğlu Çakıcı’nın iddialarına gelince; 2011 yılında, dönemin tiyatro ve belediye yönetimi tarafından açılan sınava girerek, o dönemki statüsüyle belediye tiyatromuza taşeron işçi olarak alındı. 2014 yılına kadar toplamda 3 oyunda görev aldı. Şahsımın genel sanat yönetmeni olarak seçildiği  seçimde oy kullananların içindeydi. Yine benim sanat yönetmenliği dönemimin ilk oyunu olan ‘Öteki dünyaya götürecek değilsin ya’ oyununda provalara katıldı.

Provalar sırasında hamileliği nedeniyle affını isteyerek projeden ayrılma talebinde bulundu, ben de kabul ettim.  Yeni belediye yönetiminin taşeron politikasında yaptığı düzenleme sonrasında, belediye yönetimi tarafından iş akdi fesih edildi. Bu uygulama tamamen tiyatromuzun ve şahsımın tasarrufu dışında gerçekleşti. Belediyecilik ile ilgili bilgiye sahip olanlar bu uygulamanın tiyatro sanat yönetmeni tarafından yapılamayacağını zaten bilirler. Sonrasında belediyeyi mahkemeye vererek tazminatını aldı. Kendisi de yukarıdaki bahsi geçen diğer iki şahıs gibi, eşi Gürkan Çakıcı ile birlikte Döşemealtı Halk Tiyatrosu‘na katılmış, daha sonra Döşemealtı halk tiyatrosunun kapatılması ile, iş akdi diğer oyuncular gibi fesih edilmiştir.

Orada görev aldığı süreç içerisinde şahsıma ve tiyatromuza yönelik açık doğrudan bir suçlamada ve mesnetsiz iftiralarda bulunmamıştır. Her nedense Döşemealtı Halk Tiyatrosunda iş akdinin sonlanmasıyla yine şahsımı hedefe koyarak saldırı ve iftiralara başlamıştır. Nedeni tahmin edebileceğiniz üzere şehir tiyatromuza girebilmek için planlamış sahte bir gündem yaratmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. 

Bütün bu olaylar, Genel Sanat Yönetmenliğimin ilk yılında gerçekleşmiş ve bu uygulamalar sonrasında oyuncu kadrosundaki eksilme nedeniyle ‘öteki dünyaya götürecek değilsin ya’ adlı oyunumuz maalesef oynanamaz hale geldiğinden yönetim kurulu kararıyla repertuvardan çıkarılmıştır. Bunun yanı sıra iddialar içerisinde yer alan, bu kişilerin yerine eşimi ve kız kardeşimi kadroya aldığım söylenmektedir. Oysa kız kardeşim 1991 , eşim ise 1997 yılından itibaren tiyatromuzun emektar oyuncularındandır.

Ve işe dönemin sanat yönetmeni Müfit Kayacan tarafından alınmışlardır. Bu gerçeği kendileri de bilmekte  ve birlikte çalıştığımız süre içerisinde, geçmiş yıllarda “maaş almadan” tiyatro adına verdiğimiz bu mücadeleyi takdir etmekteydiler. 

  Peki bu insanlar neden beni şimdi hedefe koyuyorlar?

Antalya Şehir Tiyatrolarının kurucu sanat yönetmeni olarak tiyatro sanatının öz disiplinine ne kadar  bağlı olduğumu bir çok tiyatro otoritesinin bildiği gibi, bu şahıslar da iyi bilmektedir. Sayıştay’dan onayı olan ülkemizin tek şehir tiyatrosu yönetmeliğine sahibiz. Nilüfer Kent Tiyatrosu, Denizli şehir tiyatrosu ve daha kurulma aşamasında olan bir çok şehir tiyatroları da yönetmeliğimizi referans olarak almaktadır. Merak edenler Antalya Büyükşehir Belediyemizin internet sitesinde yönetmelikler sekmesinden yönetmeliğimize ulaşarak, inceleyebilir. Bu inceleme sonrasında da görülecektir ki, bu yönetmelik ne şahsımın ne de bir başka şahsın menfaatini , tiyatronun menfaatinin önüne koymaz. Ancak şu andaki mevcut tiyatro yönetimini ve sahip olduğumuz yönetmeliği, bu tür mesnetsiz iftiralarla yok etmeyi hedefleyerek, son 5 yılda geliştirdiğimiz tiyatromuzun sanatsal işleyiş sistemini değiştirip, kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmayı amaçlamaktadırlar. 

Mehmet Özgür ayrıca Sözcü Gazetesi’nin haberine ilişkin şunları ifade ediyor.

Sözcü gazetesinin muhabiri aradı ve bu haberi yazdığını bazı kişilerin bazı iddialarda bulunduğunu, kişilerin isimlerini gizli tutarak tarafıma iletti. Ben de kendisine burada yaptığım açıklamalardan daha detaylı bir şekilde belgeler sunarak iddialara yanıt verdim.

Fakat iddialara verdiğim yanıtların ve yaptığım açıklamalarımın bir kısmını yayımlamış gibi yapmış, yaptığım açıklamaların büyük çoğunluğuna maalesef yer vermeyerek, şahsım ve tiyatromuz üzerinden kamuoyunda yanlış bir algı oluşmasına zemin hazırlamıştır.  Buna rağmen haberi okuduktan sonra kendisini arayarak az da olsa açıklamalarıma yer verdiği için teşekkür ettim.

Daha önce ki yıllarda tahminen bu kişilerce bir başka gazetede yaptırılan ve benzer gerçek dışı iftiralar içeren bir haber sonrasında belediye teftiş kurulunca hakkımda yapılan soruşturmada hiç bir suç unsurunun olmadığına dair gerekçeli karar da özlük dosyamda mevcuttur…

MEHMET ÖZGÜR

Mehmet Özgür kendisi hakkında çıkan iddialara cevap veriyor ve ekliyor “…Önümüzdeki günlerde geniş bir basın açıklaması yapacağız”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı