Köşe Yazarları

Ada Ayşe İmamoğlu / Siz Şiddetinizi Kaç Desibel Alırdınız ?

Bu yazı yüksek sesle yazıldı, gözlerinizin isyan ayarları ile oynamayınız!
Yürüyüp geçtiğimiz Beyoğlu sokakları çoğu zaman hırçın, çoğu zaman gürültülüdür ama arka sokaklarına geçtiğinizde biraz sessizleşir,
ürkütücü olur. Sahiden sessizliğinden mi yoksa ıssızlığından mı korkarız belli olmaz. Ve bütün şiddet hikayeleri parmak uçlarına
basarak gelir oturur yangın merdivenlerine.
‘Gürültünün İçinde’ Uğur Küçükdağ’ın yazıp yönettiği çok kalabalık ve gürültülü bir oyun. Nihan Aypolat, Ceyda Yecesan,Onur Sarıaltın ve Cem Büyük sahnede harikalar yaratan ekip. Küçükdağ özellikle çok karakterli yazıp sahnede dört oyuncuyla sınırlandırmış ve oyunda sınır çizgilerinde dolaşan oyuncular göz kamaştıran oyunculuklar sergilemekte. Hepimizin biraz kıyısından çoğu zaman da tam ortasından geçtiği şiddet hikayelerini izlediğimiz ‘Gürültünün İçinde’ bize gerçekleri bir yangın merdiveninden gösteriyor. Çocukluğunun kabusu olmuş bir babadan kaçan Yasemin, hayallerinin aşkını sigara dumanlarında saklayan Filiz, otoriter bir babanın oğlu Pınar ve büyük şehirlerin ıssız adam sendromlu adamlarından Hakan arasında geçen bir hikayeye tanıklık ediyorsunuz.
Ve içinizden bağırmak geliyor çoğu zaman kaçamamalara, gidememelere, daha çok sevememelere ve ne yapıyorsa sevgisinden yapanlara karşı. Oyunun başında tüm karakterler kendilerini ve tam zıt karakterlerini canlandırıyor ( ne var canım bunda, bunu hep görüyoruz sahnede dediğinizi duyar gibiyim ) ancak finale doğru tüm karakterler ve zıt karakterleri ters köşe yapıp ve yer değiştiriyor. İyi kötü oluyor mesela, ürkek bir anda cesur olur ve hiç beklemediğiniz anda birileri gider, birileri gelir. Çok kalabalık, çok gürültülü bir oyunu zamanın içinde kaybolarak izliyorsunuz ve kendinizle mi yoksa üç adım ötenizdeki oyunun içinde mi konuşuyorsunuz bazen karışıyor. Ve oyun aslında kendini anlatıyor, kendini tekrarlıyor ama cümlelerin altı o kadar belirgin çiziliyor ki o zaman anlıyorsunuz bir oyunu izlerken neyi aradığınızı. Herkesin çocukluğundan gelen bir karanlığı vardır, bir yalnızlığı ve bir korkusu, durup düşünmek gerek bazen bir oyunun köşesinde. Yasemin’in (Ceyda Yecesan ) hiç aşık olamaması, Filiz’in (Nihan Aypolat) aşkı damarlarına kadar yaşaması, Hakan’ın (Onur Sarıaltın) arafta kalıp kaçmasısonra durması ve anlaması, Pınar’ın (Cem Büyük) babasına rağmen çok aşık olması kendini adaması ve tüm bu hikayenin arka plandaki kahramanlarını izliyorsunuz oyunda. Oyunculuklardaki derinlemesine geçişleri, müzikleri ve bir dekordan çok bir yaşayan yer haline gelen yangın merdivenini tüm oyun boyunca soluksuz takip ediyorsunuz.
gorme yeri
Oyunu anlatmıyorum, izleyici koltuğundan görebildiklerimi yazıyorum çünkü her oyun boy aynasıdır insanın karanlık sularına. Ancak tüm
bunlardan önce sansüre, baskıya boyun eğmeyen sahnelerin, ekiplerin ve oyunların cesurca yollarında ilerlemesi için oyuna gidin.
Biliyorsunuz çünkü #tiyatroiyidir
Ada Ayşe İmamoğlu
Özgür Radyo Replik programı yapımcısı


Bize Destek Olmak İster Misiniz?

Kültür sanat alanında olan bitenleri sizlere sansürsüz olarak ulaştırmak için 6 yıl önce yola çıktık! 6 yıla 37 dergi ve binlerce haber sığdırdık!

Siz de çorbada tuzum olsun diyenlerdenseniz Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

https://www.patreon.com/GazeteMustehak


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı