Köşe Yazarları

Ada Ayse İmamoğlu / Köprülerde Dolaşan “Paltosuz” Hayaletler Bulacak Kaybettiğimiz Adaleti

Hepimiz büyük hayal kırıklıklarının minik diktatörleriyiz aslında. Çünkü sistem ilk önce büyük bir diktatör yaratır ve sonra onu parçalara ayırır. İş yerinde karşı gelemediğimiz (bunu ülke olarak da düşünebilirsin sevgili takip eden) büyük patron bizi her defasında azarladığında, biz de mutlaka gücümüzü gösterecek bizden daha zayıfı ararız çünkü ‘sistem’ bunu yaşama kuralı olarak öğretir. Ve eğer birilerini ezmeyi ‘öğrenemezsek’ sonunda bütün hayallerimizi yutar büyük patronların acımasız fabrika dişlileri. Büyük patronlar devlet gücü kullanan kişilerdir ve ‘dokunulmazlıkları’ vardır. Hukuk onlar için vardır, adalet onların denetimindedir üstelik tüm bunları yaparken gerçek bir –ustalıkla- ‘halk’ kelimesini kullanırlar yani halkın ‘refahı ve birliği’ için karar verilir her zaman. Bütün politikacılar (yani büyük patronlar) paltolar biriktirirler büyük saraylarında ancak alim unutur, kalem unutmaz dendiği gibi tarihte yazılan büyük bir yazgı vardır; dünyanın her yerindeki köprülerde dolaşan paltosuz hayaletler bir gün mutlaka paltosuz bırakanlardan intikamlarını alacaktır. Akakiy Akakiyeviç Rusya Petersburg’da en düşük maaş alan bir memurun hikayesidir Gogol’un anlattığı. Memur Akakiy Akakiyeviç bürokratik sistemin sersemleştirdiği, hakkını arama ve kendini savunma yeteneğinden ve bilincinden yoksun biri, arkadaş- ları ise zavallı bir insanla alay etme hakkını kendilerinde gören acımasız kişilerdir. Akakiy Akakiyeviç görevini tam yapan, fakat bunun dışında hiç bir amacı veuğraşı olmayan bir kişidir. Kendi kabuğuna çekilmiştir, okumaz, tiyatroya gitmez, toplum içine girmez ve bütün bunların sonucu olarak da pasif ve korkak bir bünyeye sahiptir. Ve birgün eski paltosu artık tamir edilemez olduğu için yeni bir palto sahibi olmak zorunda kalır işte tam bu zorunluluk onun gri yaşamına renk olur. Yeni bir palto hayali yaşam enerjisi olur ve önünde kesin bir amacı olan her insan gibi para biriktirmek için daha kararlı bir yol çizer Akakiy Akakiyeviç. Para biriktirip, uğraş verip sonunda aldığı paltosu artık Akakiy Akakiyeviç için bir sevgili, yalnızlığından kurulup birlikte dans edeceği eşsiz aşka dönüşür.

 Okuduğum çok eski Gogol hikayesidir Palto ve Akakiy Akakiyeviç ile sahnede tanışmak zamanlama olarak  çok manidar geldi kendi kişisel tarihçemde. Hikayeyi oyunlaştıran ve oynayan sevgili Şükrü Veysel Alankaya oyun boyunca bizlere tek kişilik bir orkestra gösterisi sunuyor. Memur Akakiy Akakiyeviç dışında terzi Petroviç’i patronu ve hırsızı canlandırıyor üstelik de bu karakterler çoğu zaman aynı anın içinde bulunuyorlar. Oyunun sahnelenmesi kadar oyunculuk ve dekorda tam içinde bulunduğumuz çıkmazların temsili olarak durmakta. Oyun İşleri ekibinin tüm oyunlarında aslında aynı yaratıcılığı görebiliyorsunuz sade, oyuna ve hikayeye odaklanmış gösterişten çok ‘gösteriyi’ merkez almış, seyirci ile samimi bir ilişki kuran tiyatro sunuyorlar. Ayrıca eklemeden geçmeyeyim sevgili Şükrü Veysel Alankaya konuk olduğu programımda anlattığı tiyatroya başlama hikayesidir beni kendine hayran bıraktıran. Umarım sezon boyunca seyircisi bol ve alkışı daim olur. Gogol’un paltosunu bulmak isterseniz benim çok sevdiğim sahnelerden Seyr-î Mesel‘de gösterimi devam etmekte. Dünyanın tüm paltosuzlarının birleşme vaktidir belki kim bilir…

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı